İçeriğe geç
30 Ekim 2026 Cuma
Ömür ÇELİKDÖNMEZKöşe Yazarı

Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nda İstihbarat İş Birliği ve Servisler Arası Temaslar

Giriş: 48 okunma40 dk okuma
Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nda İstihbarat İş Birliği ve Servisler Arası Temaslar
Paylaş

Sesli Dinle

Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzaladıkları Ortak Savunma Anlaşması ile güvenlik ve savunma ilişkilerini üçlü bir iş birliği çerçevesine taşıdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in imzaladığı anlaşma, ortak caydırıcılığın güçlendirilmesini ve bölgesel istikrara katkı sağlanmasını amaçlıyor.

İstihbarat paylaşımı ve gizli bilgilerin korunmasına ilişkin hükümler, askerî koordinasyonun bilgi alışverişiyle desteklenmesine zemin hazırlıyor. İstanbul ve Riyad’daki toplantılar ile İbrahim Kalın’ın katıldığı Tahran temasları, bu sürecin askerî ve diplomatik boyutlarının birlikte geliştiğini gösteriyor. Açıklanan düzenlemeler ve temaslar, istihbarat iş birliğinin hangi kurumlar, güvenli kanallar ve uygulama mekanizmaları üzerinden ilerleyeceği sorusunu da gündeme getiriyor.

​Savunmada üçlü koordinasyon ve istihbarat ağı

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşmasına göre, istihbarat paylaşımı ortak savunmanın temel unsurları arasında. Kamuoyuna açıklanan metnin 9. maddesi, tarafların karşılıklı mutabakatla belirleyeceği güvenli kanallar üzerinden, bilgi güvenliği ve veri koruma esaslarına uygun istihbarat paylaşımını öngörüyor.

13. madde ise gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin üçüncü devletlere, şirketlere veya kişilere aktarılmasını yasaklıyor; erişimi uygun güvenlik yetkisine sahip kişilerle ve “bilmesi gereken” ilkesiyle sınırlandırıyor.

Bu çerçevenin askerî alandaki ilk somut yansıması, 25 Eylül 2026’da Riyad’da gerçekleştirilen üst düzey komutanlar toplantısında görüldü. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre, toplantıya katılan üç ülkenin askerî yöneticileri stratejik konuları masaya yatırdılar.

​Görüşmelerin odağında istihbarat iş birliğinin geliştirilmesi, askerî koordinasyonun artırılması ve savunma kabiliyetlerinin bütünleştirilmesi yer aldı. Alınan bu kararlarla birlikte istihbarat paylaşımı hem resmî anlaşma metninde güvence altına alındı hem de somut bir uygulama alanı buldu. Böylece üç ülke arasındaki askerî ilişkiler, pratik adımların atıldığı yeni bir döneme girildi.

​Erken uyarı ve hava savunma koordinasyonu potansiyeli

İstihbarat analizi açısından bu gelişmeler, üç ülkenin tehditleri birlikte değerlendirmesine ve elde ettikleri bilgileri savunma kararlarına daha hızlı yansıtmasına zemin hazırlıyor. Özellikle füze ve insansız hava aracı tehditlerinde erken uyarı bilgilerinin paylaşılması, saldırının kaynağının değerlendirilmesi ve hava savunmasının koordinasyonu, bu iş birliğinin muhtemel kullanım alanları arasında düşünülebilir.

Ancak bunlar, açıklanan hükümler ve toplantı gündeminden hareketle yapılan analitik çıkarımlar; kamuoyuna duyurulmuş ayrıntılı uygulama kararları anlamına gelmiyor. Gizli bilgilerin üçüncü taraflara aktarılmasını sınırlayan hüküm de paylaşımın kontrollü tutulacağını gösteriyor.

29 Ekim itibarıyla incelenen kaynaklar, ortak bir istihbarat merkezinin kurulduğunu, bütün verilerin otomatik paylaşıldığını veya üç servisin müşterek operasyon mekanizması oluşturduğunu doğrulamıyor. Görünen tablo, güvenli bilgi alışverişi için kuralların belirlendiği ve askerî koordinasyonun geliştirilmeye çalışıldığı bir sürece işaret ediyor.

İstanbul’da kurumsallaşma adımı

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, 31 Ağustos 2026’da İstanbul’da düzenlenen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısıyla Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın uygulanmasına yönelik kurumsal adımları ele aldı. Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil etti.

Pakistan heyetinde Muhammed İshak Dar, Havaca Muhammed Asıf ve Mareşal Asım Münir; Suudi Arabistan heyetinde ise Faysal bin Ferhan, Halid bin Selman ve Orgeneral Fayyad bin Hamid er-Ruveyli yer aldı. Böylece dış politika, savunma ve askerî komuta makamları aynı masada buluştu.

İstanbul’daki Mekke İttifakı toplantısının istihbarat katılımcıları

İstanbul toplantısının istihbarat boyutunda dikkat çeken isimlerden biri, Suudi Savunma Bakanının İstihbarat İşleri Danışmanı Hişam bin Abdülaziz bin Seyf oldu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığının yayımladığı listeye göre Halid bin Selman başkanlığındaki resmî heyette Hişam’ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Genelkurmay Başkanı Fayyad bin Hamid er-Ruveyli ve Ankara Büyükelçisi Fehd bin Esad Ebu’n-Nasr yer aldı.

Üçlü komite toplantısına katılan Hişam, Halid bin Selman ile Asım Münir’in gerçekleştirdiği ikili görüşmede de bulundu. Görüşmede askerî ve savunma iş birliği, bölgesel gelişmeler ve bunlara yönelik yürütülen çabalar ele alındı.

Böylece Suudi heyetinde istihbarat işlerinden sorumlu bir yetkilinin bulunduğu, açıklanan isim ve görev listesiyle doğrulandı. İbrahim Kalın ise aynı gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kırgızistan ziyaretindeki heyette yer aldı. Kalın’ın İstanbul toplantısına katıldığına ilişkin bir açıklama bulunmuyor.

İstihbarat açısından önemli ayrım, İstanbul’da açıklanan kararlarla anlaşmanın genel hükümleri arasında ortaya çıkıyor. Anlaşma, güvenli kanallardan istihbarat paylaşımını ve gizli bilgilerin korunmasını düzenlerken İstanbul toplantısında müşterek planlama, eğitim, tatbikat ve birlikte çalışabilirliğin artırılması hedefleri açıklandı.

Bu hedefler, tehdit değerlendirmelerinin ve ilgili bilgilerin paylaşılmasını gerektirebilecek bir iş birliği zemini oluşturuyor. Ancak toplantıda ayrıca bir istihbarat protokolü imzalandığına ilişkin bilgi yayımlanmadı.

Kim bu Hişam Bin Abdülaziz Bin Osman Bin Seyf?

Hişam bin Abdülaziz, Necid bölgesinin köklü ailelerinden biri olan Al-Saif ailesine mensuptur. Suudi Arabistan'da "Seyf" (Saif) soyadını taşıyan ailelerin büyük bir kısmı, ülkenin kurucu unsurları arasında yer alan ve kökeni Banu Tamim (Temimoğulları) veya Anizzah (Anize) gibi büyük Adnani kabilelerine dayanan aristokratik ailelerdir.

Ailesi, Suudi Arabistan Krallığı'nın devlet mekanizmasında geleneksel olarak üst düzey idari kadrolarda yer bulan, kabile bağlarından ziyade liyakat ve krallığa olan sadakatleriyle öne çıkan "kent kökenli seçkin bürokrat aileler" (urban notable families) sınıfına dahildir.

Ailenin tarihî merkezi, Necid bölgesinde yer alan Sudair vilayetine bağlı Al-Attar kasabasıdır. Al-Saif ailesi, Suudi Arabistan Krallığı'nın kurucusu Kral Abdülaziz Al Saud döneminden beri bu bölgenin geleneksel liderleri, yani "Şeyh" ve "Emir" unvanına sahip yöneticileri olarak kabul edilir.

Günümüz kamuoyunda ailenin en bilinen ismi, Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin ile evlenerek Ürdün Kraliyet Ailesi'ne katılan Prenses Rajwa Al-Saif'tir (Rajwa Al Hussein). Prenses Rajwa, merhum ünlü Suudi iş insanı Halid bin Musaid Al-Saif'in kızıdır. Prenses Rajwa'nın büyük-büyükbabası) olan Saif bin Abdulaziz, Hişam'ın dedesi olan Osman bin Seyf ile kardeş veya aynı yakın kuşaktan kuzendir.

Hişam'ın babası Abdülaziz bin Osman, Halid bin Musaed'in babası Musaed bin Seyf ile aynı nesle (kuşağa) ait amca çocuklarıdır/kuzenlerdir.bu iki önemli isim, birbirlerine baba taraflarındaki ortak büyük dedeler vasıtasıyla bağlanan, aynı köklü kabile aristokrasisine mensup amca çocukları (kuzenleridir). Bu ortak soy bağı nedeniyle her ikisi de Suudi Arabistan'da Al Saif (Seyf) Hanedanı üyesi olarak anılırlar.

Ailenin anneler tarafı, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz'in de anne soyu olan güçlü ve nüfuzlu Al-Sudairi ailesine bağlıdır. Bu durum, Al-Saif ailesini Suudi yönetiminin çekirdek kadrosuna akraba kılmaktadır.

Türk dostu Al Saif (Seyf) ailesi

Al-Saif ailesi Osmanlı İmparatorluğu'na karşı yürütülen "Arap İsyanı"na (1916) katılmamıştır. Al-Saif ailesinin İngiliz kraliyeti veya sömürge yönetimiyle doğrudan, bireysel bir ilişkisi veya diplomatik anlaşması bulunmamaktadır. İngilizler o dönemde Necid'de sadece İbn Suud’u (1915 Darîn Antlaşması ile), Hicaz'da ise Şerif Hüseyin'i muhatap alıyorlardı.

Al-Saif ailesi, Osmanlı'ya karşı bayrak açan siyasi isyancılardan veya İngilizlerle masa başında gizli haritalar çizen hânedanlardan biri değildir. Onlar, Osmanlı sonrası kurulan modern Suudi Arabistan devletinin inşasında İbn Suud'un yanında yer alan, sömürge döneminde sivil kalan ve modern dönemde devasa bir sermayeye dönüşen yerel bir Necid eşrafıdır.

Cumhuriyet döneminin ilerleyen yıllarında ve özellikle 1950 sonrasında Al-Saif ailesi, kurdukları El Seif Grubu) ile Suudi Arabistan'ın en büyük inşaat, mühendislik ve taşımacılık holdinglerinden biri haline geldi. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkilerin gelişmesiyle birlikte aile, ticari projeler ve uluslararası mühendislik ağları üzerinden Türk iş dünyasıyla modern dönemde iş ortaklıkları ve ticari temaslar geliştirmiştir.

 Suudi bürokrasisindeki görevi

Tam adı Hişam bin Abdülaziz bin Osman bin Seyf olan Suudi yetkili, Savunma Bakanı Halid bin Selman’ın İstihbarat İşleri Danışmanı olarak görev yapıyor. Kral Selman’ın 8 Mayıs 2025 tarihli, A/418 sayılı emriyle, Suudi kamu yönetimindeki üst düzey statülerden “mükemmel derece” anlamındaki el-mertebetü’l-mümtâze ile bu göreve atandı.

Daha önce Savunma Bakanı Ofisi Genel Müdürü olarak çalıştı. SPA’nın Şubat 2024 ve Ocak 2025 tarihli resmî haberleri, kendisini bu unvanla toplantı katılımcıları arasında gösteriyor. Yeni görevindeki faaliyetleri arasında, Eylül 2025’te ABD Merkez Kuvvetler Komutanı ile yapılan görüşmeye ve Mart 2026’da İngiltere Savunma Bakanıyla gerçekleştirilen toplantıya katılımı bulunuyor.

Riyad’da İstihbarat Paylaşımı Gündemi

25 Eylül 2026’da Riyad’da, Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyad bin Hamid er-Ruveyli ve Pakistan’ın askerî lideri Mareşal Asım Münir bir araya geldi. Toplantıda istihbarat paylaşımının geliştirilmesi, askerî koordinasyon ve savunma kabiliyetlerinin bütünleştirilmesi görüşüldü.

Katılımcılar, Suudi Arabistan’ın karşı karşıya bulunduğu güvenlik tehditlerini değerlendirdi; Mekke’ye ve ülkenin sivil ve ekonomik altyapısına yönelik saldırıları kınadı. Anlaşmadaki taahhütlerin etkili askerî iş birliğine dönüştürülmesine hemen başlanması yönündeki kararlılıklarını açıkladı

Aynı gün Suudi Savunma Bakanı Halid bin Selman ile Asım Münir arasında ayrıca ikili görüşme gerçekleştirildi. Bu görüşmeye Suudi Millî Güvenlik Danışmanı Musaid el-Ayban, Genelkurmay Başkanı er-Ruveyli ve Savunma Bakanının İstihbarat İşleri Danışmanı Hişam bin Abdülaziz bin Seyf de katıldı. Görüşmede üçlü askerî toplantının sonuçları ele alındı ve saldırılara karşı anlaşma çerçevesinde ortak çabaların sürdürülmesi vurgulandı.

Tahran’da MİT başkanının katıldığı güvenlik görüşmeleri

MİT Başkanı İbrahim Kalın, 26 Ekim 2026’da Tahran’da Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile birlikte İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai ile görüştü.

Temaslarda Filistin, Lübnan, Hürmüz Boğazı ve Yemen’deki güvenlik sorunları ile ABD–İran müzakereleri ele alınırken Mekke Savunma İttifakı çerçevesinde bölgesel iş birliği, dayanışma ve ortak güvenliğin güçlendirilmesi vurgulandı.

İstihbarat alanında temas ve koordinasyon ihtimali

Tahran temasları, Mekke Ortak Savunma Anlaşması çevresinde gelişen güvenlik diyaloğunun İran’la istihbarat alanında da temas ve koordinasyona zemin hazırlayabileceğini düşündürüyor.

Kalın’ın ziyareti sırasında İranlı istihbarat yetkilileriyle ayrıca görüşmüş olması ihtimal dâhilinde olsa da bu yönde kamuoyuna yansımış bir doğrulama bulunmuyor.

Açıklanan görüşmeleri sürdürme iradesi, ilerleyen süreçte bilgi paylaşımı ve ortak tehdit değerlendirmesi gibi alanlara uzanabilecek bir iş birliği arayışı olarak okunabilir; İran’ın anlaşmayla kuracağı ilişkinin kapsamı ise sonraki temaslarla belirginleşir.

Türkiye’nin temsil tercihi ve istihbarat diplomasisi

Türkiye’nin toplantıda MİT Başkanı İbrahim Kalın tarafından temsil edilmesi, Ankara’nın istihbarat diplomasisi ve doğrudan güvenlik temaslarına verdiği önemle açıklanabilir. Kalın’ın Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğü döneminden gelen diplomatik tecrübesi bu tercihi oldukça anlamlı kılmaktadır.

Bu birikim, siyasi mesajların aktarılması ve tarafların beklentilerinin doğru değerlendirilmesinde önemli bir zemin sunmaktadır. Ayrıca hassas konuların görüşülmesi sürecinde de stratejik bir avantaj sağlamaktadır.

Ayrıca heyetler aynı unvan düzeyinde oluşmadı. Mesela Suudi Arabistan savunma bakanıyla, Pakistan ise en üst düzey askerî temsilcisiyle katıldı. Bu nedenle Kalın’ın katılımı, temsil seviyesinin düşüklüğünden çok Ankara’nın görüşmelerde güvenlik, arabuluculuk ve güven oluşturma boyutlarını öne çıkardığı şeklinde yorumlanabilir..

Dünya basınında Mekke İttifakının istihbarat boyutu

İsrail basınında The Times of Israel, 12 Ağustos 2026 tarihli analizinde Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın siyasi etkisine ve taraf ülkelerin farklı tehdit önceliklerine odaklanıyor.

The Jerusalem Post ise 15 Ağustos tarihli değerlendirmesinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki yakınlaşmayı İsrail ve İran karşısındaki bölgesel dengeler üzerinden yorumluyor.

İran basınında Tasnim Haber Ajansı, anlaşmanın istihbarat paylaşımını kapsadığını aktarıyor. Ajansın 26 Ekim tarihli haberinde, MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Pakistan’ın askerî lideri Asım Münir ile birlikte Tahran’daki güvenlik görüşmelerine katıldığı belirtiliyor.

Rusya basınında Krasnaya Vesna, kamuoyuna açıklanan anlaşma metninden hareketle güvenli haberleşme kanalları üzerinden istihbarat alışverişini ve gizli bilgilerin korunmasına ilişkin hükümleri ele alıyor. Haber, anlaşmanın içeriğini aktarmakla sınırlı.

Hindistan basınında The Indian Express, 21 Ekim tarihli analizinde anlaşmanın 9. maddesini istihbarat paylaşımının dayanağı olarak değerlendiriyor. Gazete, iş birliğini uzun vadeli askerî kapasite geliştirme ve bölgesel güvenlik ilişkileri çerçevesinde yorumluyor.

Çin’in resmî haber ajansı Xinhua, 26 Ekim tarihli haberinde Türk istihbarat başkanının Tahran görüşmelerine katılacağını bildiriyor. Reuters’a dayandırılan haberde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan temsilcilerinin İranlı yetkililerle bölgesel koordinasyonu görüşeceği belirtiliyor.

ABD merkezli Associated Press, anlaşmanın istihbarat paylaşımına imkân sağladığını ve Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin toplandığını aktarıyor.

Almanya merkezli Deutsche Welle, Türkiye’nin anlaşma kapsamındaki beklenen katkıları arasında istihbarat paylaşımını sayıyor. Kuruluşun 28 Ekim tarihli analizinde ise İbrahim Kalın’ın Tahran temasları ele alınıyor.

Fransa basınında Le Monde, 8 Ağustos tarihli haberinde istihbarat paylaşımını anlaşmanın temel iş birliği alanlarından biri olarak sıralıyor. Gazete, yakınlaşmayı bölgesel savunma ilişkilerinin geliştirilmesi çerçevesinde değerlendiriyor.

İngiltere merkezli Reuters, Riyad’daki askerî toplantıda istihbarat paylaşımının geliştirilmesi, askerî koordinasyon ve savunma kabiliyetlerinin bütünleştirilmesinin görüşüldüğünü bildiriyor.

Financial Times ise 26 Ekim tarihli haberinde anlaşmaya taraf ülkelerin İran’la gerilimi azaltmaya yönelik temaslarını ele alıyor. Bu yayınlar, askerî koordinasyonun ve güvenlik diplomasisinin ilerlediğini gösteriyor.

Mekke ittifakının stratejik istihbarat potansiyeli

Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın istihbarat boyutu, üç ülkenin bilgi paylaşımını ortak tehdit değerlendirmesine ve savunma koordinasyonuna dönüştürme arayışında öne çıkıyor.

Bu arayış; askerî istihbaratın yanı sıra enerji jeopolitiğine ilişkin stratejik istihbaratı, dinî söylem ve mezhepsel hareketliliklerin güvenliğe etkilerini inceleyen analizleri ve yabancı istihbarat faaliyetlerine karşı koymayı kapsayabilecek bir potansiyel taşıyor.

İstanbul ve Riyad’daki toplantılar iş birliğinin kurumsal ve askerî zeminini geliştirirken Kalın’ın Tahran temasları, istihbarat diplomasisinin bölgesel diyaloğa sağlayabileceği katkıyı gösteriyor.

Sürecin başarısı; bilgilerin güvenilirliğine, karşı istihbarat tedbirlerine, gizliliğin korunmasına ve karşılıklı güvenin güçlenmesine bağlı görünüyor. Anlaşmanın servisler arası temaslarda ne ölçüde kalıcı ve etkili bir iş birliği üreteceğini ise uygulamada atılacak adımlar gösterecek.

Mekke ittifakı ile UMSK aynı stratejik hazırlığın iki halkası mı?

Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın 7 Ağustos 2026’da imzalanması ile Uluslararası Müşterek Stratejik Komutanlığın (UMSK) aynı ay Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde kurulması, Türkiye’nin bölgesel savunma ortaklıklarını geliştirmesiyle yurt dışındaki askerî unsurlarının sevk ve idaresini güçlendirmesinin aynı döneme denk geldiğini gösteriyor.

İki girişim arasındaki işlevsel paralellik, ortak tehditlere karşı daha hızlı karar alma, askerî planlama ve koordinasyonu geliştirme hedeflerinde görülebilir. Bu açıdan UMSK’nın, Türkiye’nin Mekke İttifakı kapsamında üstlenebileceği görevlerde kuvvet hazırlığı, lojistik destek ve askerî istihbaratın planlamaya aktarılması bakımından eş güdümü kolaylaştırabilecek bir kapasite sunduğu değerlendirilebilir.

Bununla birlikte kamuoyuna açıklanan bilgiler, komutanlığın doğrudan Mekke İttifakı için kurulduğunu veya ittifakın ortak komuta merkezi olarak görevlendirildiğini doğrulamıyor; mevcut tablo, Türkiye’nin millî komuta kapasitesi ile çok taraflı savunma iş birliğinin birbirini tamamlayabileceği bir gelişim sürecine işaret ediyor.

İlgili Kaynakça

 https://spa.gov.sa/N2314297⁠

https://www.spa.gov.sa/N2236937

genealogy.arbdar.com/alsayf

https://www.mofa.gov.sa/ar/ministry/news

https://www.al-madina.com/article/1003499

https://rossaprimavera.ru/rossa/news/d51e5488

https://www.jpost.com/middle-east/article-905481

manhom.com/شخصيات/هشام-بن-عبدالعزيز-بن-سيف

https://www.fananews.com/سياسي-سمو-وزير-الدفاع-يلتقي-قائد-قوات-2/

msb.gov.tr/SlaytHaber/d633beae23664a418896d78…

https://www.news.cn/20261026/03eeb6ca6e0649ae8914b542b6674ade/c.html

https://www.ft.com/content/7f6943d3-b089-49a7-a0bc-a6f677c09802?syn-25a6b1a6=1

https://www.yenidonem.com.tr/siyaset/cumhurbaskani-erdogan-kirgizistan-a-gitti-427079

https://amp.dw.com/tr/mekke-ittifakı-tütrk-askeri-saldıtılarda-yer-almayacak/a-79724370

https://www.trthaber.com/haber/gundem/mekke-anlasmasi-komisyona-geliyor-960917.html

https://x.com/sagcigazete/status/2114827023348904272?a=vcqO5x58PRpGSrZwIeY&s=19

https://x.com/Unaizah2030/status/1591068925277908993?a=GYrF8Deaax14NwOXG2g&s=19

https://amp.dw.com/en/is-iran-headed-to-war-or-peace-after-mecca-alliance-meeting/a-79788256

x.com/aziz1986sa/status/1920576742474797181/p…

https://www.al-monitor.com/originals/2026/09/pakistani-saudi-turkish-chiefs-discuss-closer-military-ties

https://www.globalsecurity.org-www.globalsecurity.org/military/library/news/2026/09/mil-260925-spa01.htm

https://f.aa.com.tr/en/world/turkish-intelligence-chief-holds-talks-in-iran-with-saudi-pakistani-officials/4101915

https://www.timesofisrael.com/mecca-defense-pact-isnt-meant-to-challenge-israel-at-least-not-on-the-battlefield/

https://indianexpress.com/article/explained/explained-global/mecca-defence-pact-full-text-pakistan-role-10930926/

yazargazetesi.com/yazi/turkiye-nin-centcom-u-…

intellinews.com/turkey-unveils-full-text-of-m…

https://theprint.in/world/officials-from-mecca-pact-countries-to-meet-iranian-officials-on-monday-two-sources-say/3081488/

https://apnews.com/article/turkey-saudi-pakistan-mecca-defense-agreement-explainer-b96277475d9332672104d223a91eb3db

https://apnews.com/article/turkey-parliamentary-committee-approves-pact-saudi-pakistan-b75b3e02240f55d364b3072c2300ad36

https://mofa.gov.pk/press-releases/strategic-political-and-defence-committee-of-the-makkah-agreement-for-joint-defence-joint-statement

newsmedia.tasnimnews.ir/en/news/2026/10/26/37…

https://www.yazargazetesi.com/yazi/mekke-ortak-savunma-anlasmasi-sonrasi-turkiye-nin-ortadogu-daki-stratejik-konumunun-incelenmesi

https://www.arabnews.pk/saudi-arabia/saudi-arabia-pakistan-and-turkiye-to-deepen-military-cooperation-amid-escalating-houthi-attacks-3002370

https://www.mfa.gov.tr/strategic-political-and-defence-committee-of-the-makkah-agreement-for-joint-defence--joint-statement--31-august-2026.en.mfa

news-ajel.com/en/saudi/political-his-highness…

https://www.lemonde.fr/international/article/2026/08/08/l-arabie-saoudite-la-turquie-et-le-pakistan-scellent-a-la-mecque-une-alliance-de-defense-inedite_6740783_3210.html

Paylaş
Bu yazı yazarın kişisel görüşüdür.

Ömür ÇELİKDÖNMEZ — diğer yazılar

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.