Ömür ÇELİKDÖNMEZKöşe YazarıAzerbaycan’da Başörtüsü Odaklı Askerî Başkaldırı İddiaları

Sesli Dinle
Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.
Önceki yazımda “Bakü’nün Başörtüsü Politikası ve Kafkasya’da İstikrarsızlık Riski”ne değinmiştim. Başörtüsü kısıtlamalarının Bakü’yü radikal örgütlerin hedefine taşıyabileceğini, dinî mağduriyet söyleminin rejim karşıtı radikalleşmeye zemin hazırlayabileceğini belirtmiştim. Hatta bazı Azerbaycanlı dostlar, bu değerlendirmeleri ülkelerinin bağımsızlığına müdahale gibi algıladılar.

Aradan bir gün geçmeden, farklı medya mecralarında Azerbaycan’daki bazı askerlerin başörtüsü kısıtlamalarına karşı münferit tepkiler gösterdiğini ileri süren haberler yayıldı. Yalanlamalar da gecikmedi. Haberlerin asılsız, dolaşıma sokulan görüntülerin ise yapay zekâ ürünü olduğu söylendi. Ancak söylentilerin yayılması bile başlı başına bir sorun oluşturdu.
Eskilerin dediği gibi, “Şüyuu vukuundan beterdir.” Bir olayın duyulması ve dedikodusunun yayılması, olayın kendisinden daha ağır sonuçlar doğurabilir. “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” düşüncesiyle hareket edenler için bu söylentiler, doğrulanmasalar bile şüpheleri besleyebilir ve siyasi güvensizliği derinleştirebilir.
Azerbaycan’ın bağımsızlık tarihinde tekrarlanan darbe geleneği
Azerbaycan 1991’de bağımsızlığını kazanmasının ardından Karabağ savaşıyla birlikte silahlı ayaklanmalar ve iktidar mücadeleleri yaşadı. Haziran 1993’te Suret Hüseyinov’un Gence’de başlattığı askerî ayaklanma, Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’in iktidarını kaybetmesine ve Haydar Aliyev’in yönetimi devralmasına yol açtı; Hüseyinov ise başbakan oldu.
Ekim 1994’te Aliyev, Hüseyinov’u darbe hazırlamakla suçladı; özel polis birliği OPON’un isyanının da eşlik ettiği kriz sonrasında Hüseyinov görevden uzaklaştırıldı ve Rusya’ya kaçtı.
1997’de yakalanarak Azerbaycan’a iade edildi ve Şubat 1999’da ömür boyu hapse mahkûm edildi. 17 Mart 2004’te Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından affedilerek serbest bırakıldı. Hüseyinov, 31 Temmuz 2023’te, 64 yaşında hayatını kaybetti ve Gence’de defnedildi. Mart 1995’te Ruşen Cevadov’un komutasındaki OPON yeniden ayaklandı; hükümet güçlerinin müdahalesiyle girişim bastırıldı ve Cevadov hayatını kaybetti.
Bu olayın ardından Türkiye’deki bazı unsurların girişime karıştığına ilişkin suçlamalar da gündeme geldi. 1993, 1994 ve 1995’te art arda yaşanan bu gelişmeler, bağımsızlığın ilk yıllarında silahlı güçlerin siyasete müdahalesinin tekrarlandığını ve darbe girişimlerinin iktidar mücadelesinin süreklilik gösteren bir aracına dönüştüğünü ortaya koydu.
Bakü darbelerin kucağında büyüyor
6 Nisan 2023’te Azerbaycan yönetimi, İran istihbaratıyla bağlantılı olduklarını ileri sürdüğü altı kişinin yakalandığını açıkladı.
İçişleri Bakanlığı, Devlet Güvenlik Servisi (DTX) ve Başsavcılığın ortak açıklamasına göre şüpheliler, anayasal düzeni şiddet yoluyla yıkarak şeriatla yönetilen bir devlet kurmayı amaçlayan örgütlenme hazırlığındaydı.
Mayıs 2023’te ise en az dokuz kişinin yakalandığı başka bir operasyon duyuruldu. Bu grubun hükümeti devirmeyi ve üst düzey isimlere suikast düzenlemeyi planladığı ileri sürüldü.
2025: Mehdiyev dosyası ve Moskova iddiaları
Ekim 2025’te eski Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı Ramiz Mehdiyev hakkında iktidarı zorla ele geçirmeye teşebbüs, vatana ihanet ve kara para aklama suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı. Mehdiyev ev hapsine alındı.
Azerbaycan medyasında, Mehdiyev’in Moskova’ya Aliyev yönetiminin yerine geçici bir Devlet Konseyi kurulmasını önerdiği ve Putin’in bu planı Aliyev’e bildirdiği iddia edildi. Ancak önerinin içeriği ve Moskova’nın rolüne ilişkin ayrıntılar bağımsız olarak doğrulanmadı.
Kasım 2025’te soruşturma muhalefete uzandı. Azerbaycan Halk Cephesi Partisi lideri Ali Kerimli’nin evinde arama yapıldı ve Kerimli, iktidarın zorla ele geçirilmesine yönelik faaliyetlere katıldığı iddiasıyla tutuklandı. Sürecin Mehdiyev dosyasıyla bağlantılı olduğu bildirildi.
2026: darbe dosyasında yargılama süreci
21 Eylül 2026’da Ramiz Mehdiyev ve eski yardımcısı Eldar Amirov’un dosyasında ön duruşma yapıldı. Böylece 2023’te İran bağlantılı örgütlenme suçlamalarıyla gündeme gelen darbe tartışmaları, 2025’te devletin eski üst düzey yöneticilerine ve muhalefete uzanan soruşturmayla devam etti; 2026’da ise yargılama aşamasına taşındı.
Son darbe dosyası henüz kapanmadan Bakü’de yeni iddialar

Mart 2026’da Dövlət Təhlükəsizliyi Xidməti -Devlet Güvenlik Servisi/DTX, İran Devrim Muhafızlarıyla bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü sabotaj planlarını önlediğini açıkladı.
Bakü–Tiflis–Ceyhan petrol boru hattı ve İsrail bağlantılı hedeflere yönelik saldırı hazırlıkları ile ülkeye C-4 patlayıcı sokulması iddiaları kamuoyuna yansıdı.
Mehdiyev dosyasında ise yargılama süreci devam etti. Ramiz Mehdiyev ve eski yardımcısı Eldar Amirov hakkında 21 Eylül 2026’da Bakü Ağır Suçlar Mahkemesinde ön duruşma yapıldı. Böylece başörtüsü tartışmaları gündeme geldiğinde, önceki darbe hazırlığı suçlamalarına ilişkin dava henüz kapanmamıştı.
Ekim 2026 güvenlik önlemleri ve başörtüsü protestoları
Ekim başından itibaren Bakü’de hükümet binaları ve stratejik kamu kuruluşları çevresinde güvenlik önlemlerinin artırıldığına ilişkin haber ve yorumlar dolaşıma girdi.
Azerbaycan güvenlik çevrelerine yakın olduğu belirtilen kaynaklara dayandırılan bu bilgiler, Mehdiyev davası ve başörtüsü protestolarıyla ilişkilendiriliyor.
Başörtülü öğrencilerin okullara alınmaması nedeniyle başlayan protestolar, kısa sürede okul boykotlarına ve eğitim hakkı tartışmalarına dönüştü.
Ardından sosyal medyada “kışlalarda ezan okunuyor” ve “bazı askerler Aliyev yönetimine karşı harekete geçiyor” iddiaları yayıldı. Ancak incelenen Azerbaycan yayınlarında, belirli askerî birliklerin yönetime karşı eyleme geçtiğini doğrulayan bağımsız bir haber bulunamadı.
Rusça yayınlarda protestolar ve askerî tepki iddiaları
Rusya’nın Sankt Petersburg kentinde yayın yapan bir internet gazetesi Fontanka.ru, okul boykotlarını, sosyal medya platformlarına erişimde yaşanan sorunları ve Bakü ile Ankara arasındaki açıklama gerilimini haberleştirdi.
Yayının aktardığı gelişmeler, okul kıyafeti düzenlemesiyle başlayan iç tartışmanın Türkiye’den gelen tepkilerle diplomatik bir anlaşmazlığa dönüşmesini öne çıkarıyor.
Genel yayın yönetmeninin Pyotr Kuzmin oldugu Rus milliyetçisi ve muhafazakâr içeriklere yer veren Rusça internet platformu Civitora.ru’da ise 14 Ekim tarihli, “Azerbaycan’da askerler başörtüsü protestoları sırasında ezan yayımlıyor” başlıklı bir kayıt bulunuyor. Ezan görüntülerinin Karabağ Savaşı sırasında çekilen eski kayıtlar olduğu ve güncel protestolarla ilişkilendirilerek yayıldığı yönünde açıklamalar da bulunuyor.
Ancak belirli görüntünün ilk yayımlandığı tarih ve çekim yeri gösterilmeden, bunun kesin olarak eski bir video manipülasyonu olduğu söylenemez. Aynı şekilde, görüntünün güncel ve yönetim karşıtı bir askerî tepkiyi gösterdiği de doğrulanmış değildir.
Türkiye ve İran istihbaratına yönelik suçlamalar
Yeni Azerbaycan Partisi (YAP), 13 Ekim’de Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın ve bazı AK Parti milletvekillerinin açıklamalarını eleştirerek bunların iki ülke arasında “yapay gerilim” oluşturabileceğini belirtmesi süreci biraz olsun gerginleştirdi.
Açıklamada önce Azerbaycan–İsrail ilişkilerine yönelik suçlamalara cevap verildi, ardından başörtüsü ve okul kıyafeti tartışmaları ele alındı. YAP, Türkiye’deki bazı siyasi ve medya çevrelerinin tutumunu, iki ülke arasındaki kardeşlik ve ortaklık ilişkilerine zarar verebilecek bir yaklaşım olarak değerlendirdi.
İnternet kullanıcıları, Azerbaycan silahlı kuvvetleri içinde Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e karşı ayaklanan bir grup İslamcı olduğuna dair haberler yayıyor.
Askerî başkaldırı ve istihbarat iddiaları

Askerî başkaldırı iddiasını haberleştiren yayınlardan biri, Al Bawaba oldu. 14 Ekim tarihli haberinde Babak Taghvaee ve “People’s Eye” adlı X hesaplarının, Azerbaycan ordusundaki bazı askerlerin Aliyev yönetimine karşı harekete geçmeye çalıştığı yönündeki paylaşımlarını aktardı. Ancak haberde birlik adı, komutan kimliği, askerî tesis veya doğrulanmış bir operasyon bilgisi sunulmadı.
Darbe iddiasını aktaran Al Bawaba’nın künyesi veya cemaziyelevveli

Al Bawaba, merkezi Ürdün’ün başkenti Amman’da bulunan, Arapça ve İngilizce yayın yapan özel bir dijital haber kuruluşu. 2000 yılında faaliyete geçiyor. Kuruluşun kendi açıklamasına göre ana şirketi Al Bawaba.com, Inc., Britanya Virjin Adaları’nda kayıtlı. Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere’de de ofisleri var.

Hani Jabsheh, Al Bawaba’nın kuruluşunda yer alan iş insanı ve medya yöneticisi. Bir grup Arap yatırımcıyı bir araya getiren ve Alman TFG ile Amerikan THCG Inc. şirketleriyle birlikte projenin ilk finansmanını sağlayan Middle East Internet Holdings Corp. adına yatırımcısı.
Al Bawaba’nın 2019 tarihli haberinde CEO olarak yer alan Jabsheh, Media Bias/Fact Check tarafından da kurucu ve CEO olarak belirtilmiş. Bununla birlikte, Al Bawaba’nın güncel hissedarlık ve nihai sahiplik yapısı kamuya açık kaynaklarda ayrıntılı biçimde açıklanmıyor. Niyeki?
Sigortacılık sektöründe de boy gösteren Hani Jabsheh, International General Insurance’ın (IGI) şirket raporlarında, kuruluşun kurucusu Wasef Jabsheh’in oğlu ve IGI Dubai’nin eski icracı olmayan yönetim kurulu üyesi olarak kaydedilir.
Wasef Jabsheh’in, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonuna (SEC) sunulan 2023 tarihli resmî bildirimde Ürdün ve Kanada vatandaşı olduğu belirtilmektedir. Etnik kökenine ilişkin doğrulanmış bilgi yok. Yahudi mi Hıristiyan mı Müslüman mı belli değil. Adını taşıyan “Ürdün–Filistin bursu” ise Ürdünlü ve Filistinli öğrencilere yönelik. Kimin tarlasını sürüyorlar acaba?
Taghvaee paylaşımının çağrışımları
Al Bawaba’nın sosyal medya açıklamasını habere dönüştürdüğü Babak Taghvaee, paylaşımında bazı İslamcı askerlerin başörtüsü kısıtlamaları nedeniyle laik yönetime karşı darbe başlatmaya çalıştığının ileri sürüldüğünü belirtmişti.
Bununla da kalmamış, hangi akla hizmet ediyorsa Türk istihbaratı ile İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü’nün istihbarat biriminin ordu içindeki bazı unsurları teşvik ettiği iddiasına da yer vermişti. Şark kurnazlığı ile her iki iddiayı açıkça “doğrulanmamış” olarak nitelendirdi ve bunların bütün silahlı kuvvetleri kapsamadığını vurguladı. Aklı sıra topu taca attı.
İddianın kaynağı Babak Taghvaee kimdir?

Babak Taghvaee, askerî havacılık ve savunma alanında çalışan gazeteci, araştırmacı, tarihçi ve kitap yazarı. Pen & Sword ve Casemate yayınevlerinin biyografilerine göre AirForces Monthly ve Combat Aircraft gibi dergilerde yazmış, İran ve Ukrayna hava kuvvetleri üzerine kitapları var.

Washington Institute, Taghvaee’yi Avrupa’da yaşayan, İran havacılığı ve savunması üzerine çalışan gazeteci olarak tanıtıyor. Dışarıdan katkı sağlayan yazarlar arasında listelemekte. Middle East Forum’a göre o bir savunma ve güvenlik gazetecisi, araştırmacı ve açık kaynak istihbaratı uzmanı.
İran doğumlu olduğuna ilişkin biyografik yayınlar mevcut. Yunanistan’da yaşayan serbest yazar ve tarihçi olduğunu, Al Arabiya’nın yazar sayfası söylüyor. “Avrupa merkezli” gazeteci. Bununla birlikte, güncel vatandaşlığına veya ikinci vatandaşlığına ilişkin doğrulanmış bilgi bulunmamaktadır. Mesleki geçmişinin belgelenmiş olması da Azerbaycan hakkındaki bu özel paylaşımın doğrulandığı anlamına gelmemektedir.
Darbe iddiasına Kayahan Uygur ne dedi?

Hukuk eğitimini Belçika’da yapan, Belçika Temsilciler Meclisinin resmî arşiv kaydında “30 Eylül 1955, Gaziantep doğumlu.” oldugu belirtilen gazeteci ve köşe yazarı Kayahan Uygur’ın, Babak Taghvaee ‘i takip ettiği anlaşılıyor.
Uygur’un paylaşımı “Türkiye ve İran’ın ortaklaşa darbe yaparak İslamcı rejim kurma teşebbüsü” şeklinde aktarması ise kaynak metindeki suçlamayı genişletiyor. Taghvaee’nin paylaşımı, iki devletin ortak bir operasyon yürüttüğünü veya kurulması hedeflenen rejim konusunda anlaşmaya vardığını ortaya koymuyor.
Bölgesel rekabetten darbe anlatısına

Moskova'da yaşayan, küresel sistemik çok kutupluluğa geçiş konusunda uzmanlaşmış Amerikalı bir siyasi analist Andrew Korybko'nun "The Azeri-Turkish Brotherhood Is Going Through Some Trouble" (Azeri-Türk Kardeşliği Bazı Sıkıntılardan Geçiyor) başlığını taşıyor. Gerilimin arka planı Azerbaycan–İsrail askerî iş birliği üzerinden açıklanıyor.
Andrew Korybko’ya göre, “tek millet, iki devlet” söylemine rağmen Türk ve Azerbaycanlı sosyal medya kullanıcıları arasındaki gerilim, bölgedeki jeopolitik değişimin bir yansımasıdır. İki ülkenin karşılıklı bağımlılığı çatışma riskini sınırlarken, değişen ittifak dengeleri Bakü’yü Moskova’ya yaklaştırıp Batı’dan uzaklaştırmaktadır. Bu mücadelenin önemli düğümlerinden biri, Azerbaycan’ı Nahçıvan üzerinden Türkiye’ye bağlaması ve Orta Asya’dan Avrupa’ya uzanan doğu-batı eksenli Orta Koridor’u güçlendirmesi beklenen Zengezur güzergâhıdır.
Bakü’nün İsrail’le savunma sanayisi ilişkilerinin Türkiye’de rahatsızlık oluşturduğu ileri sürülüyor. Ancak bu yorumlar, Ankara’nın Azerbaycan yönetimini devirmeye çalıştığını gösteren kanıtlar olarak değerlendirilemez.
Mevcut tablo, geçmiş darbe dosyalarının henüz kapanmadığı bir dönemde başörtüsü protestolarının yeni bir güvenlik tartışmasına dönüştüğünü gösteriyor. Sivil protestolarla ilgili haberler, doğrulanmamış askerî tepki iddiaları ve dış istihbarat suçlamaları aynı anlatıda birleşiyor. Bu birleşme, darbe söylentilerinin etkisini artırıyor; fakat iddiaların yaygınlaşması, onların doğrulandığı anlamına gelmiyor.
Başörtüsü tartışmasının ardında Ankara–Erivan ve Bakü–Tel Aviv ilişkileri

Andrew Korybko’nun değerlendirmesinde, Ankara ile Bakü arasındaki gerilimin arka planında Türkiye–Ermenistan normalleşmesi ve Azerbaycan–İsrail askerî iş birliği öne çıkıyor. Bu çerçevede başörtüsü tartışması, iki ülkenin bölgesel tercihlerindeki farklılıkları görünür kılan bir meseleye dönüşüyor. Bakü’nün İsrail’le savunma sanayisi iş birliğinin Türkiye’de yarattığı tepkiler de bu anlaşmazlığın bir parçası olarak yorumlanıyor.
Azerbaycan’ın iktidar partisi Yeni Azerbaycan Partisi (YAP), 13 Ekim’de Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın başörtüsü kısıtlamalarına yönelik eleştirilerine sert karşılık vererek,Türkiye’deki siyasi çevreleri Azerbaycan’ın iç işlerine saygı göstermeye çağırması ilginç.
Bununla birlikte tartışma, başörtüsüyle sınırlı kalmadı. X platformundaki birçok Türk kullanıcı, Azerbaycan’ın İsrail’le yakın ilişkilerini de eleştirdi. Bakü’nün, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletlerdeki konuşması sırasında salonu terk etmemesi, bu tepkilerin gerekçelerinden biri oldu.
İsrail açısından Aliyev yönetiminin önemi

Tel Aviv Üniversitesiyle bağlantılı Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (Institute for National Security Studies–INSS), 14 Ekim tarihli değerlendirmesinde gelişmeleri İsrail açısından stratejik bir risk olarak ele aldı. İsrail’in güvenlik politikaları üzerine çalışan ve kadrosunda akademisyenlerle eski asker, diplomat ve güvenlik uzmanlarını bulunduran kuruluş, Azerbaycan makamlarının İranlı unsurları protestoları körüklemekle suçladığını aktardı.
Değerlendirmede, İsrail–Azerbaycan ilişkilerinin önemli ölçüde Aliyev ailesinin yönetiminin devamına bağlı olduğu belirtildi. İran kaynaklı olası istikrarsızlaştırma girişimlerinin, Bakü’nün iç dengeleriyle birlikte İsrail’le ilişkilerini de hedef alabileceği üzerinde duruldu.
Ancak bu güvenlik değerlendirmesi, Türkiye ile İran’ın ortak darbe hazırladığı iddiasını doğrulamıyor. 14 Ekim 2026 itibarıyla yapılan açık kaynak taramasında, iki ülkenin Azerbaycan’da darbe düzenleyerek İslamcı bir rejim kurmaya çalıştığını ortaya koyan bağımsız bir haber, düşünce kuruluşu raporu veya kamuya açık istihbarat açıklamasına rastlanmadı. İddianın izlenebilen kaynaklarından biri olan Babak Taghvaee’nin sosyal medya açıklaması da suçlamaları açıkça “doğrulanmamış” olarak nitelendiriyor.
‘Türkiye Azerbaycan'da darbe yapacak’ algısına farkında olmadan katkı sunan Türkiyeli aktörler

Azerbaycan hükümetinin başörtüsü yasağına Türkiye'den ıki dernek veya grup tepki gösterdi Azerbaycan’daki başörtüsü düzenlemelerine karşı Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğu önündeki eylemleri doğrudan yasaklı Hizb ut-Tahrir çizgisindeki Köklü Değişim organize etmiş ve ilk dijital yayılımını sağlama almıştır.
Yasal sivil toplum kuruluşu olan Özgür-Der de bu süreçte tepki gösteren ve destek veren aktörler arasında yer almıştır. Azerbaycan medyası ise eylemleri ağırlıklı olarak Köklü Değişim ve Hizb ut-Tahrir bağlantısı üzerinden haberleştirmiştir.
Anlayan anlamıştır.
İlgili Kaynakça
https://news.am/en/news/1067709
https://www.iginsure.com/about-us/
https://168.am/2026/10/13/2497490.html
sia.az/az/news/event/1077905.html
albawaba.com/abstatic/about-us
https://www.fontanka.ru/2026/10/14/76699642/
https://x.com/umradil/status/2110391717581000731
x.com/m_akifkoc/status/2110374269272158316
https://x.com/Dilek_ss1/status/2109651734897602965
https://english.alarabiya.net/authors/Babak-Taghvaee
https://www.inss.org.il/he/social_media/hijab-azerbaijan
https://x.com/eye_peoples/status/2110275263485603947
https://www.pen-and-sword.co.uk/Babak-Taghvaee/a/5280
x.com/KayahanUygur2/status/2110289328995815752
x.com/Cabanelkurdi21/status/2110312232781267277
https://www.casematepublishers.com/author/babak-taghvaee
https://www.washingtoninstitute.org/experts/babak-taghvaee
https://www.iginsure.com/media/2458/annual-report-2023.pdf
https://aia.az/76967-suret-huseynov-gencede-defn-edilib.html
https://www.hrw.org/reports/1999/azerbaijan/Azer0799-02.htm
x.com/BabakTaghvaee1/status/2110257974937604540
https://korybko.substack.com/p/the-azeri-turkish-brotherhood-is
https://www.refworld.org/reference/annualreport/hrw/1994/15441
https://www.refworld.org/reference/annualreport/hrw/1995/en/43611
https://oc-media.org/explainer-whats-behind-the-turkey-azerbaijan-spat/
https://www.mideastjournal.org/post/voices-from-iran-after-war-with-israel
saferworld-global.org/downloads/pubdocs/Armed…
https://www.albawaba.com/news/there-coup-azerbaijan-over-school-hijab-1639059
https://civitora.ru/news/voennye-v-azerbaydzhane-transliruyut-azan-na-2026-10-14
https://english.aawsat.com/world/4332306-baku-accuses-tehran-plotting-coup-attempt
https://oc-media.org/azerbaijani-ruling-party-condemns-turkey-for-criticising-hijab-ban/
albawaba.com/news/al-bawaba-largest-middle-ea…
https://tr.euronews.com/2026/10/04/azerbaycan-turkiye-ve-ozbekistandan-ortak-askeri-tatbikat
https://www.iginsure.com/news/igi-announces-waleed-jabsheh-to-succeed-wasef-jabsheh-as-ceo/
https://www.yazargazetesi.com/yazi/baku-nun-basortu-politikasi-ve-kafkasya-da-istikrarsizlik-riski
https://www.middleeasteye.net/news/azerbaijan-accuses-turkey-stoking-tensions-over-headscarf-ban
https://www.sozcu.com.tr/azerbaycan-daki-basortusu-yasagi-sosyal-medya-erisimini-vurdu-p368444
https://arsivdosya.rtuk.gov.tr/assets/Icerik/BilgiMerkezi/TeleffuzSozlugu/telaffuz-sozlugu-2202.pdf