Behruz FARUKOĞLUKöşe YazarıAslan ve Oküz.
Sesli Dinle
Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.
Aziz ve Böyük Türk Milletim.
Bu gün size son olaylartla baglı ve tarihden biz türklerin birleşib bir güc olmasını istemeyen güclerin, aramıza nifak düşmenşilik, tohumunu seperek , bizi bizden nece ayırdıkları konusunda bir düşündüyüm hekayeni yazmagı karara aldım.
Aslan ve Öküz.
Bir ormanda iki güclü dost biri Aslan digeri Oküz kardeşlik ederek bütün düşmenlere korku salmışlar.
Bu iki güc bütün ormanı idare edirdiler. İki kardeş o kader yakın iydilerki, sabahdan akşama dek bir yerde yiyer, içer ve gezerdiler.
Bir sözle aralarından su keçmezdi. Aslan zorda olarsa Öküz yardımına koşar, Öküz zorda olarsa Aslan onun yardımına koşardı. Belece hiç bir düşmen onlara kalib gele bilmezdi.
Aylar yıller keçir , düşmenler çakkalar her keçen gün bu kardeşliyi nasıl bitirmeyini düşünerlerdi.
Çün ki, bilirdiler ki, bu iki dost kardeş Aslan ve Öküz bir oldukca kimse bunlara kalib, bata bilmezdi ( gele bilmez.)
Bunun için ormanda olan çok hiyleger ve agıllı bir çakkal ireli gelerek bütün ormandakı düşmenlerin önünde bu kardeşliyi pozmak ve sonra bunları tek tek yok etmek için proje düşündüyünü söyledi.
Düşmenler : Nasıl olacak bu iş ?.
Çakkal : Eger ben bu işi edersem siz bene ormanda hizmet etmeye söz verirseniz, ben bu işi yaparam.
Düşmenler: Düşündüler ki, Aslan ve Öküzden canımızı kurtarırsak, çakkala işimiz kolay olacak, ormanda istediyimizi etmek için çakkalı parayla, malla ele alır kendi işimizi görerik.
Evet ne istersen , nasıl istersen sene hizmet edeceyik söyleyib yalandan yamin etdiler.
Çakkal bu işe çok sevindi ve yarından işe başladı.
Bir gün Aslan yukudan uyanırken sabah sabah karşısında çakkalı gördü.
Aslan : sabah sabah senin ne işin var burda Aslan yuvasının karşısında çakkal, ne olmuş?
Çakkal : Aslan sag olsu deyerek söze başladı ve Aslan ı o kader terif etdiki Aslan kafasında eyforiyaya kapandı , ormanda Aslan dan başka güclü, hoşgörülü, sadik, korkulu hiç kimse yokdur.
Bunu gören Çakkal bir anda sesini yavaşadarak :
Aslan sag olsun amma bir iş var, ormanda hayvanlar arasında fısıltılar var ki, beni senin kulunu çok düşündürür. Canım size feda olsun.
Aslan: Söyle ne olmuş, ne fısıltıdı bu?
Çakkal : korkuram söylemeye birden bene öfkelenib beni parçalayarsan.
Söylemese daha iyi olur.
Bunu eşiten Aslan daha da çakkal ın ne söylemek istediyine merak etdi.
Aslan : Sene hiç ne etmem Söz . Danış görüm ne olmuş.
Çakkal : Senin Öküzle dostlugun ve kardeşliyin i her kes bilir, amma senin başından bir tük bile eskik olmasın diye her kes endişeli, böyük tehlüke var sene karşı.
Bu sözleri eşiden Aslan kükredi, öfkelendi çakkalın korkudan rengi soldu.
Aslan : Nasıl yani söyle ne iymiş o tehlüke ve korku?
Çakkal kuyrugunu bükerek : Aslan sag olsun, Öküz seni öldürüb ormanda tek lider olmak isteyir, ben önce buna inanmadım amma kendi için araşdırma apardım ve ormanda söylenenlerin dogru oldugunu gördüm.
Aslan : merak etdi Nas;l yani?
Çakkal: Bu söyletiden sonra size ikinize ( Aslan ve Öküz) kardeşliyinize dikket etdikde gördüyüm tek şey, irmakdan ( bulakdan) su içdikde Öküzün sene nasıl bakdıgını gördüm.
Aslan : ne gördün?
Çakkal : Gördüm ki, sen su içerken Öküz ün gözleri kızarmış, burnundan bug lar çıkır, ayaklarını dırnaklarını yere berk basarak yeri parşalayır , yani bu o demekdir ki, fürseti bekleyir ki, iri buynuzlarını sene dogru yöneldir.
Bu sözler Asla nın kalbine leke saldı, şübhe saldı.
Bunu gpren çakkal artık Aslan bu tuzaga düşdüyünü görüb :
Bene inanmırsan sa bu gün irmakdan bir yerde su içerken Öküze dikket et.
Aslan : Eger Öküz de bu işareleri görürsem onu parşalaram, dostlugumuza ihanet etmiş sayaram.
Çakkal : Evet tam dogru amma sende fürseti elden vermemek için bir şey yap.
Aslan : Nasıl?
Çakkal : Gördün ki, Öküz de ki bu işaretleri hemen sende penceni yere sık , caynaklarını çıkart, dişlerini göster ki, Öküz anlasın ki, onun bu kirli oynundan haberin vardır. Sene curet etmesin.
Çakkal tam o gün Aslanın kafasında Öküze karşı bir düşmemlik tohumunu ataıb ordan uzaklaşdı.
Ele heme zamanlarda Öküzün yanına koştu.
Öküz çakkalı görüb aynı tecüble Aslan kimi Çakkalı sorgu sual etdi.
Çakkal da aynı Aslanı övdüyü kimi, terifledi aynı eyforiyaya kafasını getirdi.
Çakkal : Öküze aynı Aslan a söylediyi kendi uydurdugu projesini söyledi.
Öküz : Yok ele bir şey, inanmam biz Aslanla kardeşiz, dostuk.
Çakkal : Evet görsenen o. Amma Aslan et yiyen, sen ot yiyen er ya gec seni parşalayıb yiyecek ve hemde senin kimi biri nin ormanda güclü olmasını istemez. Tek ormanın kralı olmak ister.
Şakkal o kader yalan fitne konuşdu ki, öküz ün kafasında Aslana karşı çübhe yarattı.
Çakkal : Sen gel ben dediyimi yap, eger irmakdan su içerken ne zaman gördün ki, Aslan pencesini yere basır, caynaklarını çıkartmış, diılerini sene kıcayırsa bilki hücuma hazırlaşır.
Sende Aslana fürset vermemeük için buynuzu nu ona teref yönelt, ayaklarınla torpakda tozu dumana kat, gözlerinde kan yarat ki, seninde Aslan ın bu planında haberin vardır.
Eger görsen ki, o an geldi ilk hücüm edib Aslanı öldür canını kurtar.
Çakkal her iki teref dostların arasına ele bir düşmen nifak tohumu sepdiki artək hem Aslan hem de Öküz tuzaga düşdüklerini unutdular.
Dostlugu, kardeşliyi unutub çakkala inandılar.
İramag.( Bulag).
Yarın Aslan Öküzle ormanda görüşdüler. Amma bu görüş pncekiler kimi ürekden görüş olmadı, her ikiside bunu hiss etdiler. Bir az gezib irmakdan ( bulakdan) su içmek zamanı geldi.
Öküz bir yanda, Aslan bir yanda irmagdan su içerken bir birine dikket etdiler ve bir birinde gördükleri aynen çakkalın söylediyi kimi oldu.
Bu an aslan sıçrayarak Öküzü yere ylıkıb parçaladı.
Son nefesde Öküz : gözü yaşararak Aslan kardeşim niye ne için bene ihanet etdin? Ben senin her gününde yanında oldum, kardeş oldum, hiç sene ihanet etmedim, NEDEN ?.
Deyerek gözlerini kan içinde yumdu.
Bu sözleri eşiden Aslan o an kendine geldi ve öküzün bu son sözleri kalbinin vicdanının derinliklerine ses saldı.
Anladı kı, çakkal her iki dostu tuzaga çekmiş ve buna her iki dosta inanmış.
Oyuna geldiyini anladı amma ne olsun ki, artık dost kardeş dediyi bildiyi Öküz ölmüşdür.
Göz yaşlarını tuta bilmedi. Aslan ruhen düşdü.
Bunu gören etrafdakı düşmenler ve çakkal sürüsü Aslanın üzereine her terefden hucum ederek Aslanı da öldürdüler.
Aslan da son nefesinde yere kan içinde serilmiş Öküz e bakarak:
Kardeşim beüni ahf et, ikimizde tuza düşdük.
Deyerek gözlerini ebediyen yumdu.
Orman çakkalara ve düşmenlere kaldı.
Bu hekayeni yazmakda dost kardeş dediyimizlerin çakkaların tuzagına, tatlı dillerine uyubda KARDEŞİNDEN üz dpnderenlere benden bir mesele bir hikaye olsun.
Kardeş Dost hata yaparsa onu düzeltmek lazım, düşmenlerin ayagına vermek olmaz.
Satgılarımla Bahruz Farukoglu. Reis Difai.