İçeriğe geç
19 Ekim 2026 Pazartesi
Behruz FARUKOĞLUKöşe Yazarı

Geosiyasetde Yükselen Güc.

0 okunma7 dk okuma
Paylaş

Sesli Dinle

Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.

Çin ve Radikalizm.

Aziz ve Böyük Türk Milletim.

Bu son günlerde Orta Dogu da ve Cenubi Kaflasyada baş verev  olayların geosiyasetdeki Yeni Dünya Düzeni ne giden ekonomi yolların hem kara ve  hem de Deniz yollarının  üzerinde kimin, hansı güclerin ( AngloSakson ve Evanjilist Sionist)  bu yolları elinde tutması, kontrolunu saxlaması nın soyuk savaşı İstihbarat  teşkilatları terefinden   aparılır.

Bunlar  sahada meydanda görsenmezler. Görsenenler bu istihbarat teşkilatlarının yaratdıkları, kullandıkları  pionları ve teror örgütleridirler.

Bu gün bu güclerden biride hatta ben deyerdim en güclü Derin Çin  deyilen ,, POLİTBYURO ‘’ dur.

Devleti yöneten politikalarını berileyen 25 – 30 kişilik bu derin yapıdır.

Hakkında pek fazla bilgi verilmez.

Bilinen açık  üyeleri vardır bunları her kes bilir, birde görünmeyen üyeleri vardır.

Açık üyeler gerçekleri ve gizli olanları örtmek için bir taktikdir.

Çin 2018  yılında önemli bir addım atmışdır. Tüm bu enerji, teknoloji, ticari  savaşların  içinde irelilemek için, dünyanın en böyük gücü olmasıə için devletin içinde otorite boşlugunu engellemeliydi ve bu  amaçla bir addım attı.

Yasal olarak devlet başkanlıgıyla  ilgili sınırlanmayı kaldırdı.

Böylece isterse Devlet Başkanı Şi Cinping  ömür boyu görevde kalabilecek.

Normalde sadece 10 yıl görev yapa bilirdi.

Çin derin Devleti Şi Cinpingi dünyada pöpüler yaptı ve  onunla beraber her yere  yayıldı.

Bu arada Çin de devlet Başkanları göreve gelmeden önce  10  sene ( on yıl) uygulamalı olarak hazırlanır Derin Çin terefinden.  Yani Politbyuro.

Çin Derin devleti bu gün dünyanın bazi böyük ve zengin aileleri ile  anlaşmış.

Bunlardan kimi Londra oligarhları, bazileride Amerika oligarhlarıdır.

ABD de  Derin ABD  devleti de bu anlaşmadan rahatsız olanları da var.

Çin Derin devleti  POLİTBYURO nun  bir  altında,, DEVLET KONSEYİ  ‘’ bulunur.

Bu konsey  bakanlar;n ve komisyonlar  üstündedir.

Şimdi  yazacaklarıma dikkat degerli okuyucularım :

Dünya bir keçiş süreci yaşayır. Gücler, Dengeler, Sınırlar, teknolojiler bir sözle  her şey.

Bu degişiklikler  sancılı olur.

Otorite boşlugu  olan devletler kaybedecekler. ( devlet kimi yok olacaklar).

Güclü ve Otoriter Liderler çəkarıp onu koruyan  ve dünyaya pöpüler eden , tanıtan devletler ayakta kalır ve ireliler.

Çin bunu Şi Cimpingle yaptı, Rusiya V. Putinle,  Türkiye R.T. Erdoganla ve Azerbaycan da İ. Aliyevle   yaptılar   bunu.  Demek istediyimi anlayanlar  anladılar.

Avropa ve diger ülkeler  hele , dünyaya pöpüler edilecek Liderlerini yapamamışlar. Yapacaklar .

Bu Diktatorluk deyil , Bu Devleti  Yeni Dünya Düzeninde ayakta tutmakdı.

Parçalanmakdan  korumakdır.

Son dönemlerde hem bölgesel hem de küresel anlamda dönüşüm keçiren bölgemiz, hem biz Azerbaycanı hemde konşularımız ı ciddi şekilde etkileyir.

Bu durumda bazi konşularımızın bize karşı öfkelenmesine  yol açır.

Peki mesele konu ne?.

Konu Çin in yükselişi ve aldıgı kararlar.

Çin bir süper güce  dönüştükce siyasi ve ekonomik avantajlar  yarattıgı gibi dezavantajlarda yaratır.

Çin gibi küresel gücler için sorun çıkaracak  devletler sadece birer baş agrısıdır.

Bu başagrısının yaşanmaması adına Çin kendi dış politikasında  3 yıl önce bazi sinyaller aldı. Azerbaycanda bu sinyaneri  aldı.

C5 + 1 Formatına zamanla katıldı.

Çin bu formatı , ŞÖÖ (Şanhay İşbirligi Örgütü)  formatında Rusiya dan ilk koparmak istediyi seküler ( dindar olmayan) komşuları için  oluşturmuşdur.

Azerbaycanda bu formata katılarak kendisini avantajlı cografiya ya  intekrasiya ( dahilk etmeyi)  etmeyi bavardı.

Bunun yarattıgı dengesizlik ise Türkiye ve İran için arzu edilmeyen bir durumdur.

Çin 2023 yılından önce Orta Koridor a agırlıklı olarak Türkiye ve İran merkezli ve ya onların OrtaAsiyan nın ( Türkistanın ) daha gerisinde

Kalmadıgı bir formata bakırdı.Ancak C5 +1   ile  bu bakış acısını degişti.

Dogu Türkistan Uygur meselesi ve radikalizim konusunda kendisi için riskli gördügü , radikal islam dindarlıgın hakim oldugu ve revizyonist bir mantikle  bölgesel güc olmak isteyen Türkiye ve İran ı dışarıda , Azerbaycanı ise içeride tuttu.

Böylece Avrasiya hakimiyyeti  için kendisine asıl gerekli olan halka şekillenmiş oldu.

Çin bu sürecde ilk başlarda Türkiyede BYD fabrikası açıp Avropa ya vergisiz elektrik araçlar satacaktır, fakat bundan vaz keçdi.

Ayrıca DTO ( Dünya Ticaret Örgütü)  çercivesinde Türkiyeden yüklü   miktarda tazminat almak üzere  ( 100 milyon dollar) .

İran a söz verdiyi o böyük 400 millyardlık yatırımları, Küzey ve Güney Pars sahalarının işletilmesi gibi projelerini tamamını durdurdu.

Bunun yerine Gürcüstan da elinden geldigince : Liman, Demiryolu, Altyapı yatırımlarını toplayıb satın alır.

Hedef belli kendi alternatifini C 5 + 1+ Gürcüstan  olarak kurur, diger ülkelere ise daha az pay verilecekdir.

Bu kiçik pay da hem Türkiye ( ekonomide ciddi bir sorun var) hem de İran ( savaş nedeniyle ekonomi çökme  noktasına yakın) için çok agır bir kayıbtır.

Çin bunu neden yapiyor?.

En Böyük sebebi – radikalizmin artması ve domino etkisiyle bir radikalizmin Sincan a ( Dogu Türkistana )  ulaşmasından korkmasıdır.

Zamanında Talibana uygurlara destek vermemesi karşılıgında Çin ciddi altyapı  yardımı söz vermişdir.

Bu gün Azerbaycanda yürütülen bu radikalizm ve sekülerizim tatrışmaları ortaya atanlar, bu paydan memnun olmadıkları için bunu yapırlar.

İstedikleri Azerbaycanda istikrar pozulsun, Çin finansmanı nasıl dagılacagını bir kez daha düşünsün.

Her şeyin bu kader  tesedüf  olmadıgı ihtimalı bulunmadıkgı için mesele tamamen gün üzüne  çıkır.

Efendiler ben tesedüflere inanmam.

Türkiyem dikkatli ve uyanıklı kalıp, hızla geliçen bu kervana katılmalıdır.

Bu konuda  düşünen Devlet adamlarına selam olsun.

Saygılarımla Bahruz Farukoglu. Reis Difai.

Paylaş
Bu yazı yazarın kişisel görüşüdür.

Behruz FARUKOĞLU — diğer yazılar

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.