Behruz FARUKOĞLUKöşe YazarıGeosiyasetde Yükselen Güc.
Sesli Dinle
Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.
Çin ve Radikalizm.
Aziz ve Böyük Türk Milletim.
Bu son günlerde Orta Dogu da ve Cenubi Kaflasyada baş verev olayların geosiyasetdeki Yeni Dünya Düzeni ne giden ekonomi yolların hem kara ve hem de Deniz yollarının üzerinde kimin, hansı güclerin ( AngloSakson ve Evanjilist Sionist) bu yolları elinde tutması, kontrolunu saxlaması nın soyuk savaşı İstihbarat teşkilatları terefinden aparılır.
Bunlar sahada meydanda görsenmezler. Görsenenler bu istihbarat teşkilatlarının yaratdıkları, kullandıkları pionları ve teror örgütleridirler.
Bu gün bu güclerden biride hatta ben deyerdim en güclü Derin Çin deyilen ,, POLİTBYURO ‘’ dur.
Devleti yöneten politikalarını berileyen 25 – 30 kişilik bu derin yapıdır.
Hakkında pek fazla bilgi verilmez.
Bilinen açık üyeleri vardır bunları her kes bilir, birde görünmeyen üyeleri vardır.
Açık üyeler gerçekleri ve gizli olanları örtmek için bir taktikdir.
Çin 2018 yılında önemli bir addım atmışdır. Tüm bu enerji, teknoloji, ticari savaşların içinde irelilemek için, dünyanın en böyük gücü olmasıə için devletin içinde otorite boşlugunu engellemeliydi ve bu amaçla bir addım attı.
Yasal olarak devlet başkanlıgıyla ilgili sınırlanmayı kaldırdı.
Böylece isterse Devlet Başkanı Şi Cinping ömür boyu görevde kalabilecek.
Normalde sadece 10 yıl görev yapa bilirdi.
Çin derin Devleti Şi Cinpingi dünyada pöpüler yaptı ve onunla beraber her yere yayıldı.
Bu arada Çin de devlet Başkanları göreve gelmeden önce 10 sene ( on yıl) uygulamalı olarak hazırlanır Derin Çin terefinden. Yani Politbyuro.
Çin Derin devleti bu gün dünyanın bazi böyük ve zengin aileleri ile anlaşmış.
Bunlardan kimi Londra oligarhları, bazileride Amerika oligarhlarıdır.
ABD de Derin ABD devleti de bu anlaşmadan rahatsız olanları da var.
Çin Derin devleti POLİTBYURO nun bir altında,, DEVLET KONSEYİ ‘’ bulunur.
Bu konsey bakanlar;n ve komisyonlar üstündedir.
Şimdi yazacaklarıma dikkat degerli okuyucularım :
Dünya bir keçiş süreci yaşayır. Gücler, Dengeler, Sınırlar, teknolojiler bir sözle her şey.
Bu degişiklikler sancılı olur.
Otorite boşlugu olan devletler kaybedecekler. ( devlet kimi yok olacaklar).
Güclü ve Otoriter Liderler çəkarıp onu koruyan ve dünyaya pöpüler eden , tanıtan devletler ayakta kalır ve ireliler.
Çin bunu Şi Cimpingle yaptı, Rusiya V. Putinle, Türkiye R.T. Erdoganla ve Azerbaycan da İ. Aliyevle yaptılar bunu. Demek istediyimi anlayanlar anladılar.
Avropa ve diger ülkeler hele , dünyaya pöpüler edilecek Liderlerini yapamamışlar. Yapacaklar .
Bu Diktatorluk deyil , Bu Devleti Yeni Dünya Düzeninde ayakta tutmakdı.
Parçalanmakdan korumakdır.
Son dönemlerde hem bölgesel hem de küresel anlamda dönüşüm keçiren bölgemiz, hem biz Azerbaycanı hemde konşularımız ı ciddi şekilde etkileyir.
Bu durumda bazi konşularımızın bize karşı öfkelenmesine yol açır.
Peki mesele konu ne?.
Konu Çin in yükselişi ve aldıgı kararlar.
Çin bir süper güce dönüştükce siyasi ve ekonomik avantajlar yarattıgı gibi dezavantajlarda yaratır.
Çin gibi küresel gücler için sorun çıkaracak devletler sadece birer baş agrısıdır.
Bu başagrısının yaşanmaması adına Çin kendi dış politikasında 3 yıl önce bazi sinyaller aldı. Azerbaycanda bu sinyaneri aldı.
C5 + 1 Formatına zamanla katıldı.
Çin bu formatı , ŞÖÖ (Şanhay İşbirligi Örgütü) formatında Rusiya dan ilk koparmak istediyi seküler ( dindar olmayan) komşuları için oluşturmuşdur.
Azerbaycanda bu formata katılarak kendisini avantajlı cografiya ya intekrasiya ( dahilk etmeyi) etmeyi bavardı.
Bunun yarattıgı dengesizlik ise Türkiye ve İran için arzu edilmeyen bir durumdur.
Çin 2023 yılından önce Orta Koridor a agırlıklı olarak Türkiye ve İran merkezli ve ya onların OrtaAsiyan nın ( Türkistanın ) daha gerisinde
Kalmadıgı bir formata bakırdı.Ancak C5 +1 ile bu bakış acısını degişti.
Dogu Türkistan Uygur meselesi ve radikalizim konusunda kendisi için riskli gördügü , radikal islam dindarlıgın hakim oldugu ve revizyonist bir mantikle bölgesel güc olmak isteyen Türkiye ve İran ı dışarıda , Azerbaycanı ise içeride tuttu.
Böylece Avrasiya hakimiyyeti için kendisine asıl gerekli olan halka şekillenmiş oldu.
Çin bu sürecde ilk başlarda Türkiyede BYD fabrikası açıp Avropa ya vergisiz elektrik araçlar satacaktır, fakat bundan vaz keçdi.
Ayrıca DTO ( Dünya Ticaret Örgütü) çercivesinde Türkiyeden yüklü miktarda tazminat almak üzere ( 100 milyon dollar) .
İran a söz verdiyi o böyük 400 millyardlık yatırımları, Küzey ve Güney Pars sahalarının işletilmesi gibi projelerini tamamını durdurdu.
Bunun yerine Gürcüstan da elinden geldigince : Liman, Demiryolu, Altyapı yatırımlarını toplayıb satın alır.
Hedef belli kendi alternatifini C 5 + 1+ Gürcüstan olarak kurur, diger ülkelere ise daha az pay verilecekdir.
Bu kiçik pay da hem Türkiye ( ekonomide ciddi bir sorun var) hem de İran ( savaş nedeniyle ekonomi çökme noktasına yakın) için çok agır bir kayıbtır.
Çin bunu neden yapiyor?.
En Böyük sebebi – radikalizmin artması ve domino etkisiyle bir radikalizmin Sincan a ( Dogu Türkistana ) ulaşmasından korkmasıdır.
Zamanında Talibana uygurlara destek vermemesi karşılıgında Çin ciddi altyapı yardımı söz vermişdir.
Bu gün Azerbaycanda yürütülen bu radikalizm ve sekülerizim tatrışmaları ortaya atanlar, bu paydan memnun olmadıkları için bunu yapırlar.
İstedikleri Azerbaycanda istikrar pozulsun, Çin finansmanı nasıl dagılacagını bir kez daha düşünsün.
Her şeyin bu kader tesedüf olmadıgı ihtimalı bulunmadıkgı için mesele tamamen gün üzüne çıkır.
Efendiler ben tesedüflere inanmam.
Türkiyem dikkatli ve uyanıklı kalıp, hızla geliçen bu kervana katılmalıdır.
Bu konuda düşünen Devlet adamlarına selam olsun.
Saygılarımla Bahruz Farukoglu. Reis Difai.