İçeriğe geç
13 Ekim 2026 Salı
Ömür ÇELİKDÖNMEZKöşe Yazarı

Fon Krizi Sonrası Bahçeli’nin Önerisinde Erdoğan ve MHP Öne Çıkarken AK Parti Nerede Duruyor?

291 okunma23 dk okuma
Fon Krizi Sonrası Bahçeli’nin Önerisinde Erdoğan ve MHP Öne Çıkarken AK Parti Nerede Duruyor?
Paylaş

Sesli Dinle

Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.

Fon soruşturmasının, AK Parti’siz bir Erdoğan ya da Erdoğan’sız bir AK Parti fantezisinin ürünü olduğu ileri sürülebilir mi? Fonlara dahil olan siyasi aktörler ve yatırımcılar, üstlendikleri risklerin ne ölçüde farkındaydı?

Kazandıkları popülerliğe ve arkalarına aldıkları siyasi rüzgâra güvenerek olası zararlarını devlete karşılatabileceklerini mi düşündüler? Eğer hesapları buysa, söz konusu tutarların muazzam büyüklüğünü nasıl göz ardı ettiler?

Fon skandalı Türkiye’nin gündemine oturdu. İktidar partisinin üst düzey isimleri, genel başkan yardımcıları, sözcüleri, eski bakanları, atadıkları bürokratlar, her geçen gün yolsuzluk iddialarıyla anılıyor. Sözde Siyonizm karşıtlarının söylemleri ile finansal ilişkileri arasındaki çelişkiler de birer birer ortaya çıkıyor.

Serdar Turhan hakkında yayımlanan 14 Ağustos 2026 tarihli virman belgesinde, Pusula Yatırım Menkul Değerler A.Ş. nezdindeki hesabından 8.852.760 adet Türk Hava Yolları hissesinin Edmond de Rothschild (Europe) S.A. nezdindeki portföye aktarılması talimatı yer alıyor. Belgede belirtilen aktarım adresi, Edmond de Rothschild grubunun  Lüksemburg’daki kuruluşu. Rothschild hanedanını bilmeyen var mı?

Süreç çok farklı mecralara sürükleniyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı ile çok sayıda ortaklığı bulunduğu belirtilen Ali Emre Ballı, dün İstanbul Çekmeköy’de yol kenarındaki aracında başından vurulmuş hâlde ölü bulundu. İntihar olarak aktarılan bu ölüm, söz konusu gidişatın en kanlı işareti.

Daha kimler hangi kılıklara girecek, kimlerin başına neler gelecek, kimler hangi mahfilden çıkacak? Hep birlikte göreceğiz. Bugün birbirini tanımadığını söyleyenlerin yarın hangi ortaklıklarda buluştuğu ortaya çıkacak? Kimler susmayı seçecek, kimler konuşarak bu ilişkiler ağının üzerindeki perdeyi aralayacak? Her yeni açıklama, her yeni belge, karşımıza başka sorular çıkaracak. İnanın, tarihe tanıklık edeceğiz.

Fon fon kırmızı don,  köprü ve yollara kon

Fon krizinde Türkiye’den yurt dışına çıkarıldığı ileri sürülen paraların, köprü ve otoyolların özelleştirilmesi sırasında yabancı yatırım görünümü altında yeniden ülkeye getirileceği iddiası, insanın kanını donduruyor.  Foncu soyguncu tayfa, derenin taşı ile derenin3 kuşunu vurmayı planlamışlar. Neredeyse başaracaklarmış. Devlet olaya el koymuş.

Bu konuda, Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, fon manipülasyonlarından elde edilen kazançların büyük ölçüde yurt dışına çıkarıldığını ve köprü ile otoyolların işletme hakkı devrinden alınacak peşinatın, fon krizinin Hazine’de açtığını iddia ettiği açığı kapatmakta kullanılacağını  belirtmiş.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof Dr Ümit Özdağ da paraların İsviçre’ye veya başka ülkelere kimler tarafından, hangi miktarlarda aktarıldığının araştırılmasını istiyor.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ise 5 Eylül 2026 tarihli kararın ihaleye çıkılması anlamına gelmediğini, yapılacak işlemler için kurumu yetkilendirdiğini ve hazırlık çalışmalarının sürdüğünü belirtiyor.

Köprü ve otoyollarda özelleştirme ve yargı süreci

Eylül 2026’da yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı, 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleriyle bazı otoyol, çevre yolu ve bağlantı yollarını özelleştirme kapsamına aldı. Düzenleme, mülkiyetin devlette kalmasını; işletme hakkının devri, kiralama ve benzeri yöntemlerle özel sektöre açılmasını öngörüyor.

İşletme hakkı devri için 30 yıllık süre belirlenirken, özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için 31 Aralık 2031’e kadar zaman tanındı. Bu süreçte bakım ve işletmeyi Karayolları Genel Müdürlüğü sürdürecek.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, hizmet kalitesini ve işletme verimliliğini artırmayı amaçladığını belirtiyor. Muhalefet ise kamuya gelir sağlayan bu yapıların özel şirketlere devredilmesinin geçiş ücretlerini artırabileceğini ve kamu zararına yol açabileceğini savunuyor.

Karar yargıya da taşındı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın tamamının iptali için Danıştay’da dava açtı. TMMOB ise yürütmenin durdurulmasını ve kararın iptalini istedi.

Birlik, maliyeti kamu kaynaklarıyla karşılanmış köprü ve otoyolların özel sektöre devrinin ulaşım maliyetlerini artıracağını, sosyal devlet ilkesini ve kamu yararını zedeleyeceğini savundu.

Fon krizinin patlak vermesiyle köprü ve otoyollarda özelleştirme furyası şimdilik hızını kaybetti. Boşuna dememişler, bir musibet, bin nasihatten iyidir diye. Böyle devam ederse, her şerde bir hayır vardır sözü günlük yaşantımızda kalıcı bir kurala dönüşecek gibi.

 Er meydanında bir yiğit Serkan Bayram

Fon skandalına itirazlar her geçen gün yükseliyor. Parti içinde de sert eleştiriler  var.  Şimdiye kadar açıkça ortaya çıkıp konuşanlardan biri değil teki,  Erzincan'ın Refahiye ilçesine bağlı Üçören köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olan  Serkan Bayram.

Fon krizine isyan eden AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram’ın öfkesi, “Reis partiyi kapatsa daha çok oy alır” sözüne kadar uzandı.  Serkan  Bayramı'n bu çıkışı vicdanının sesi olduğu gibi  halkın  tepkisinin ifadesiydi.

Bebekken buğday tarlasında çıkan yangında, vücudunun büyük bir bölümünde kalıcı yanıklar oluşan ve ellerini kaybeden Serkan Bayram'ın hayata tutunma mücadelesini ve milyonlara umut olma hikâyesini anlatan, kitapla aynı ismi taşıyan, Buğday Tanesi yakın zamanda vizyona giren  filmi var.

Reis partiyi kapatsın sözü ve Bahçeli'nin partisinin TBMM grup toplantısındaki tarihi konuşması

MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin Türk siyasi hayatında önemli gelişmelere ortam hazırladığı biliniyor. Hatta birçok yorumcu ve analistin güne “Acaba Devlet Bey bugün ne dedi?” sorusuyla başladığı söylense, abartılmış olmaz.  Bunun bir adım ilerisin şu; Türkiye'de siyasetin rotası MHP’nin söylem ve hamleleriyle çizilmektedir. Dolayısıyla MHP liderinin açıklamaları ve MHP'nin çizgisi önemli bir veridir.

Türkiye'nin  siyaset gündemi, MHP’den takip edilir.

Nitekim Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye Süreci” olarak anılan dönemi, 22 Ekim 2024 tarihinde MHP TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı tarihî çağrıyla resmen başlatmıştı. Sonuçta söyledikleri bir bir gerçekleşti.

Bu nedenle MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin, 6 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen 28. Dönem TBMM 5. Yasama Yılı’nın ilk grup toplantısında yaptığı konuşmanın çok önemli mesajlar içerdiği ve tarihî nitelik taşıdığı yönündeki değerlendirmelerin gerçekçi ve akılcı dayanakları mevcut.

Kimse durup dururken, MHP liderine , kuru kuruya övgüler yağdırmaz. Dolayısıyla Bahçeli'nin çok kritik iç ve dış siyaset mesajları verdiği hususunda bir çok haber sitesi ve medya organının mutabık kalmasınin var bir nedeni.

Türkiye için sihirli formül  “Yürütmede Erdoğan, Yasamada MHP”

Bahçeli,  yine çok tartışılacak ve gündem değiştirecek konuşmasında; "Terörsüz Türkiye" ve bölgedeki istikrar hedefleri doğrultusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tecrübesine ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Meclis'in anayasal iradeyi göstermesi durumunda Erdoğan'ın 2028 seçimlerinde Cumhur İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı yeniden olması gerektiğini açıkça ifade etti.

Bahçeli’nin ittifak vurgusu AK Parti’ye değil, Erdoğan’ın şahsına mı?

AK Parti İstanbul Milletvekili  Serkan Bayramı'a sonradan geri adım attıran, fon çıkışındaki haklı söyleminde  ısrarla vurguladığı “Reis partiyi kapatsa daha çok oy alır” ifadesinin farklı bir şeklini, dün MHP Genel Başkanı Dr Devlet Bahçeli  kamuoyunun gündemine taşımış olabilir mi?

AK Parti’siz Erdoğan,  Erdoğan’sız AK Parti.

Acaba amaçlanan bu mu? Satır araları iyi incelendiğinde sanki böyle bir anlam çıkıyor gibi. Devlet Bahçeli’nin “yürütmede Erdoğan, yasamada birinci parti MHP” formülü; AK Parti seçmeninin MHP’ye yönlendirileceği veya Erdoğan’ın kendi partisinden aşamalı olarak koparılacağı  görüntüsü veriyor.

Cumhur İttifakı’nı koruma ve Erdoğan’ın adaylığını güvenceye alma söyleminin arkasında, AK Parti’siz bir Erdoğan veya Erdoğan’sız bir AK Parti denklemi oluşturma gayreti olduğunu iddia edenler,  iktidar partisinde yuvalanmış, asalak foncu tayfa  mı diye insan sormadan edemiyor?

Bahçeli’nin konuşmasında parti olarak yalnızca MHP’yi anması, AK Parti’den söz etmeden Cumhur İttifakı’nın geleceğini Erdoğan’ın şahsı üzerinden değerlendirmesi dikkat çekiyor.  Bu tercih, ittifakın devamını partiler arasındaki ilişkiden çok Erdoğan’ın liderliği ve tecrübesi üzerinden gerekçelendirdiği şeklinde okunabilir.

Bahçeli dünkü konuşmasında Jeopolitik açıdan “Terörsüz Türkiye” süreci ile bölgesel istikrar hedeflerini liderlikte sürekliliğe bağlarken, iç siyasette MHP’nin desteğinin yönünü de doğrudan Erdoğan’a çeviriyor.  Ekonomik kriz açısından ise bu yaklaşım, mevcut yönetime yönelik toplumsal hoşnutsuzluk karşısında Erdoğan’ın şahsını istikrarın dayanağı olarak öne çıkarıyor.

Bahçeli’nin seçim yenileme ve adaylık formülü

Bahçeli'nin Erdoğan'ın  yeniden, bir dönem daha Cumhurbaşkanı seçilebilmesi için ileri sürdüğü gerekçeler  Cumhur İttifakı bileşenleri tarafından tam anlaşılabilir mi? Belki Erdoğan'ın yeniden seçilebilmesi hususunda teknik yol göstermeleri, kabul edilebilir.

Anayasa’nın 116. maddesinde yer alan “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir” hükmü, Meclisin nitelikli çoğunlukla alacağı “seçimlerin yenilenmesi” kararıyla üçüncü dönem cumhurbaşkanlığı adaylığını mümkün kılmaktadır.

TBMM'de toplam 600 milletvekili bulunduğu için bu karar, en az 360 milletvekilinin "Evet" oyu vermesiyle alınabilir.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha aday olabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisinde uygun zamanda ve azami mutabakatla “seçimlerin yenilenmesi” kararı alınmalıdır.

​Devlet Bahçeli konuşmasında açıkça "erken seçim" ifadesini kullanmasa da, Erdoğan'ın adaylığını doğrudan bağladığı bu "seçimlerin yenilenmesi kararı" hukuki olarak tam anlamıyla bir erken seçim prosedürüdür.

Erdoğan’a destek, Mecliste MHP’ye daha fazla güç

Bahçeli’nin 6 Ekim konuşması, Cumhur İttifakı’nın geleceğini Erdoğan’ın liderliği ve MHP’nin Mecliste artan ağırlığı üzerinden kuran bir siyasi yönelim ortaya koyuyor.

AK Parti’ye değil, Erdoğan’ın şahsına yönelen destek vurgusu, MHP’nin ittifak içindeki belirleyici konumunu güçlendirme hedefiyle birlikte okunmalıdır.

Bu yaklaşım tek başına AK Parti’siz bir Erdoğan tasarımının kanıtı sayılamaz; ancak yürütmede süreklilik sağlanırken yasamadaki güç dengesinin MHP lehine değişmesi arzusunu açıkça yansıtıyor.

Bölgesel tehditler ve “Terörsüz Türkiye” hedefi bu tercihin güvenlik gerekçesini oluştururken, ekonomik sıkıntılar ve fon krizinin doğurduğu güven kaybı, siyasetin denetim ve hesap verme sorumluluğunu öne çıkarıyor.

Dolayısıyla “Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP” hedefinin toplumsal karşılığı, adaylık meselesinin çözülmesi kadar, Meclisin yolsuzluk iddialarını denetleyebilmesine ve vatandaşın adalet ile refah beklentisine cevap verebilmesine bağlı olacaktır.

İlgili Kaynakça

https://www.oib.gov.tr/haberler/basin-aciklamasi-2

https://x.com/odatv/status/2107387890397266342

https://x.com/pusholder/status/2107390403674612129

https://x.com/MHP_Bilgi/status/2107410702516322312

x.com/drhsvarinli/status/2107486307278528820

https://x.com/SeyitYucel06/status/2107450433262276687

x.com/kayhanozturk/status/2107433976558145622

https://x.com/_perezagusto/status/2107514731976118717

https://x.com/hatipoglufatihx/status/2107478466027217053

https://x.com/ProfDrErsanSen/status/1568618133694316546

https://orgtr.org/turkiye-cumhuriyeti-anayasasi-ikinci-bolum/

https://www.birgun.net/haber/akp-li-yazici-nin-oglunun-ortagi-olu-bulundu-738986

tbmm.gov.tr/Haber/Detay?Id=6852e6f2-c7e2-4680…

https://tr.euronews.com/2026/09/25/fon-krizinde-gizemli-12-kisi-konusuluyor-iste-bilinenler

https://www.kamudanhaber.net/bahceli-erdogan-bir-kez-daha-cumhurbaskani-adayi-olmali

https://bianet.org/haber/bogaz-kopruleri-ve-otoyollar-icin-30-yillik-ozellestirme-karari-323192

gazeteoksijen.com/turkiye/kopru-ve-otoyollari…

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/mhp-grup-toplantisi-devlet-bahceliden-onemli-aciklamalar-43330974

https://www.sondakika.com/guncel/haber-ozdag-fon-skandalinda-zararin-sorumlularin-mal-var-20279977/

https://www.24saatgazetesi.com/birlesik-kamu-is-kopru-ve-otoyol-ozellestirmesine-karsi-danistaya-dava-acti

https://yol-is.org.tr/yol-is-sendikasi-otoyol-ve-koprulerin-ozellestirilmesine-karsi-danistayda-iptal-davasi-acti/

patronlardunyasi.com/kopru-ve-otoyol-kararina…

izgazete.net/yavuzyilmazdan-cesme-otoyolu-orn…

finansingundemi.com/haber/bahceli-2028de-seci…

https://halktv.com.tr/turkiye/son-dakika-fon-skandalina-adi-karisan-akpli-hayati-yazicinin-oglunun-ortagi-intihar-etti-1059881h

yazargazetesi.com/yazi/fon-krizinde-islamci-y…

https://www.ekonomim.com/amp/gundem/ak-parti-milletvekili-serkan-bayram-artik-icim-aciyor-partimiz-gercek-manada-aklansin-haberi-922252

https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/kopru-ve-otoyol-ozellestirmeleri-netlesti-iste-5-maddede-2012-den-gunumuze-bogaz-in-satilisi-2535916

evrensel.net/haber/6003637/mhp-lideri-bahceli…

https://www.mhp.org.tr/htmldocs/mhp/5603/mhp/Milliyetci_Hareket_Partisi_Genel_Baskani_Sayin_Devlet_BAHCELI__nin_TBMM_Grup_Toplantisinda_yapmis_olduklari_konusma_6_Ekim_20.html

Paylaş
Bu yazı yazarın kişisel görüşüdür.

Ömür ÇELİKDÖNMEZ — diğer yazılar

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.