Akif GASIMOVKöşe Yazarı6 Ekim 1923 Türk Azerbaycan Askerî Kardeşliğinin İstanbul Cephesi

Sesli Dinle
Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.
KISA ASKERÎ ANALİZ
6 Ekim 1923’te Türk ordusunun İstanbul’a girişi, Millî Mücadele’nin askerî açıdan ulaştığı son aşamalardan biri oldu. İstanbul’a giren Türk birlikleri, Mirliva Şükrü Naili Paşa’nın komutasındaki 3. Kolordu bünyesinde hareket etti.
Ancak İstanbul’un kurtuluşunu yalnızca 6 Ekim’de gerçekleşen bir askerî intikal olarak değerlendirmek doğru olmaz. Sakarya, Büyük Taarruz ve Dumlupınar zaferleri, Anadolu’daki askerî dengeleri kesin biçimde değiştirmiş ve işgal kuvvetlerinin İstanbul’daki varlığını sürdürülemez hâle getirmişti.

Mirliva Şükrü Naili Paşa
Bu süreçte Azerbaycan’dan Anadolu’ya gelen subaylar da Türk ordusu saflarında görev alarak Millî Mücadele’nin farklı cephelerinde önemli sorumluluklar üstlendiler. Dolayısıyla onların İstanbul’la tarihî bağlantısı, 6 Ekim günü İstanbul’da görev yapan birliklerin komuta zincirinde bulunmalarından ziyade, İstanbul’un kurtuluşunu mümkün kılan askerî zaferlere yaptıkları katkılar üzerinden değerlendirilmelidir.
6 EKİM 1923’TE TÜRK ORDUSUNUN İSTANBUL’A GİRİŞİNE GİDEN SÜREÇTE AZERBAYCANLI SUBAYLARIN ASKERÎ HİZMETİ
1 🇦🇿 General Cihangir BERKER (NOVRUZOV) İstiklâl Madalyası sahibi.
Azerbaycan Cumhuriyeti ordusunda yetişen Cihangir Berker (Novruzov), Anadolu’ya geçerek Millî Mücadele’ye katılan Azerbaycanlı subaylardan biri oldu. Türk ordusunda görevini sürdürerek general rütbesine kadar yükseldi.
Berker’in askerî kariyeri, Azerbaycan’dan Anadolu’ya gelen subayların yalnızca Millî Mücadele döneminde değil, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra da Türk ordusunun komuta kademelerinde hizmet verdiğini göstermektedir.

General Cihangir BERKER
2. 🇦🇿 Süvari Albay Firudin DARYAL
İstiklâl Madalyası sahibi.
Firudin Bey Daryal, Karabağ ve Zengezur muharebelerinin ardından Anadolu’ya gelerek Millî Mücadele’ye katıldı. Süvari sınıfında görev yapan Daryal, Türk ordusundaki hizmetini sürdürerek Süvari Albay rütbesine kadar yükseldi.
Daryal, Azerbaycanlı subayların yalnızca gönüllü destek unsuru olarak değil, sahip oldukları mesleki askerî tecrübeleriyle Türk ordusunun kadroları içerisinde de görev aldıklarının önemli örneklerinden biridir.

Süvari Albay Firudin DARYAL
3. 🇦🇿 Topçu Albay Aslan BERKAN
İstiklâl Madalyası sahibi.
Aslan Berkan, Millî Mücadele sırasında özellikle Batı Cephesi ve Dumlupınar Meydan Muharebesi başta olmak üzere önemli askerî harekâtlarda görev yaptı. Savaş sonrasında da Türk Silahlı Kuvvetleri’nde hizmetini sürdürerek Topçu Albay rütbesine yükseldi.
Dumlupınar’da kazanılan kesin zafer ile İstanbul’un kurtuluşu arasında doğrudan bir askerî bağ vardır. İstanbul’a giden yol, Anadolu’da kazanılan bu kesin askerî zaferlerden geçmiştir.

Topçu Albay Aslan BERKAN
4. 🇦🇿 Albay Baba BEHBUD
İstiklâl Madalyası sahibi.
Baba Bey Behbud, Azerbaycan Cumhuriyeti ordusunda görev yaptıktan sonra Anadolu’ya geçerek Türk İstiklâl Harbi’ne katıldı ve özellikle süvari birliklerinde görev aldı.
1923’te İstiklâl Madalyası ile ödüllendirilen Behbud, Türk ordusundaki askerî kariyerini Cumhuriyet döneminde de sürdürdü. 1933’te yüzbaşı, 1940’ta binbaşı, 1944’te yarbay ve 1948’de albay rütbesine yükseldi. Ankara’da bir süvari alayının komutanlığını da üstlendi.
Behbud’un askerî kariyeri, Azerbaycanlı subayların Millî Mücadele sonrasında da Türkiye Cumhuriyeti’nin askerî teşkilatı içerisinde önemli görevler üstlendiklerini göstermektedir.

Albay Baba BEHBUD
BAKI’DAN ANADOLU’YA, ANADOLU’DAN İSTANBUL’A
Türk-Azerbaycan askerî kardeşliğinin tarihindeki en dikkat çekici çizgilerden biri Bakı –Anadolu–İstanbul hattıdır.
1918’de Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu, Azerbaycanlı kuvvetlerle birlikte Bakü’nün kurtuluşu için mücadele etti.
1920 sonrasında ise Azerbaycan’ın işgaliyle birlikte Anadolu’ya geçen Azerbaycanlı subaylar, bu kez Türk Millî Mücadelesi’nin saflarında görev aldılar.
AZERBAYCAN–TÜRKİYE KARDEŞLİĞİNİ KISACA ŞÖYLE ÖZETLEYEBİLİRİZ:
A) Bakı’da Türk ve Azerbaycanlı askerler omuz omuza savaştı.
B) Anadolu’da Azerbaycanlı subaylar Türk ordusuyla birlikte mücadele etti.
C) 6 Ekim 1923’te Türk ordusu İstanbul’a girerek Millî Mücadele’nin askerî zaferini İstanbul’da taçlandırdı.
Bu nedenle 6 Ekim 1923, yalnızca Türk ordusunun İstanbul’a girdiği tarih değil; Türk ve Azerbaycan askerî dayanışmasının farklı cephelerde birbirini tamamlayan tarihî sürecinin de önemli bir sembolüdür.
SONUÇ
- Nuri Paşa’nın Bakı’da temsil ettiği askerî kardeşlik çizgisi, Azerbaycanlı subayların Anadolu’da Türk ordusuyla birlikte verdiği mücadeleyle devam etmiştir.
- Bakı’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan İstanbul’a uzanan bu tarihî çizgi, Türk-Azerbaycan askerî kardeşliğinin ortak hafızasındaki önemli yerini korumaktadır.
- Bu bakımdan 6 Ekim 1923, iki kardeş milletin askerî tarihindeki ortak mücadelenin ve dayanışmanın önemli dönüm noktalarından biridir.
🖊️ E.kur.Alb Akif GASIMOV
⚓️ Türk DEGS Kafkasya Güvenlik Uzmanı