Akif GASIMOVKöşe YazarıAZERBAYCAN’A KARŞI BLACK PR SABOTAJININ ANA HEDEFİ GAZZE VEYA BAŞÖRTÜSÜ DEĞİLDİR

Sesli Dinle
Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.
I. GİRİŞ
✔️Son dönemde Azerbaycan’a yönelik BLACK PR ve dezenformasyon faaliyetlerinde özellikle başörtüsü ve Gazze başlıklarının öne çıkarıldığı görülmektedir.
✔️Ancak bu iki konu, yürütülen propaganda faaliyetlerinin tamamını açıklamak için yeterli değildir. Azerbaycan’ın Filistin politikası ve iç hukuk düzeni üzerinden oluşturulan bazı anlatılar incelendiğinde, bunların daha geniş bir jeopolitik rekabetin parçası olarak kullanıldığı değerlendirilebilir.
✔️Asıl dikkat edilmesi gereken husus; Azerbaycan-Türkiye stratejik ortaklığı, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) içerisindeki askerî iş birliğinin gelişmesi, Avrupa-Anadolu- Kafkasya-Hazar Denizi-Türkistan bağlantısı ve Orta Koridor’un jeostratejik önemidir.
✔️Dolayısıyla mesele yalnızca Gazze veya başörtüsü değildir. Esas mesele, bölgede değişen güvenlik mimarisi ve güç dengeleridir.
II. TDT ÜLKELERİ ARASINDA GELİŞEN ASKERÎ İŞ BİRLİĞİ
A. BİRLİĞİN GÜCÜ-2026
✔️21 Eylül–1 Ekim 2026 tarihleri arasında Azerbaycan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Birliğin Gücü-2026” tatbikatına Azerbaycan, Türkiye ve Özbekistan silahlı kuvvetleri katılmaktadır.
✔️Tatbikat; kara, hava, deniz ve insansız sistemlerin yanı sıra müşterek operasyonların planlanması ve icrasına yönelik unsurları kapsamaktadır. Türkiye Millî Savunma Bakanlığı da tatbikatın amaçları arasında hibrit tehditlerle mücadele ve müşterek operasyon kabiliyetlerinin geliştirilmesini belirtmiştir.
✔️Bu tatbikatın Azerbaycan gibi Kafkasya, Hazar ve Türkistan bağlantısının merkezindeki bir ülkede gerçekleştirilmesi, bölgesel güvenlik mimarisi açısından dikkat çekicidir.
B. KAFKAS KARTALI-2026
✔️Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan özel kuvvetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen “Kafkas Kartalı-2026” tatbikatı, üç ülke arasındaki askerî koordinasyon ve ortak harekât kabiliyetlerinin geliştirilmesine yönelik önemli bir faaliyettir. Tatbikat Haziran 2026'da Gürcistan'da gerçekleştirilmiştir.
✔️Bu yapı, Bakü-Tiflis-Ankara eksenindeki güvenlik iş birliğinin yalnızca siyasi söylem düzeyinde kalmadığını, askerî sahada da karşılık bulduğunu göstermektedir.
C. DİĞER ASKERÎ FAALİYETLER
✔️Azerbaycan ile Türk dünyası ülkeleri arasında gerçekleştirilen çeşitli müşterek tatbikatlar, karargâh çalışmaları ve askerî temaslar da bu eğilimin devam ettiğini göstermektedir.
Özellikle;
- Azerbaycan- Kazakistan askerî iş birliği,
- özel kuvvetler tatbikatları,
- hava kuvvetleri ve İHA alanındaki faaliyetler,
- Hazar Denizi güvenliğine yönelik müşterek çalışmalar,
✔️Kafkasya ile Türkistan arasındaki askerî bağlantının giderek güçlendiğine işaret etmektedir.
Bu gelişmeler yalnızca askerî eğitim açısından değil, Hazar-Kafkasya -Türkistan eksenindeki güvenlik mimarisi açısından da değerlendirilmelidir.
III. STRATEJİK MERKEZ: AZERBAYCAN
✔️Azerbaycan'ın jeopolitik konumu, ülkeyi söz konusu güvenlik mimarisinin önemli merkezlerinden biri hâline getirmektedir.
Azerbaycan -
Avrupa, Anadolu, Kafkasya, Hazar Denizi, Türkistan bağlantısının kesişim noktalarından birinde bulunmaktadır.
✔️Bu nedenle Orta Koridor’un gelişmesi, enerji ve ulaştırma hatlarının çeşitlenmesi, TDT ülkeleri arasındaki askerî koordinasyon ve Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin derinleşmesi, bölgesel güç dengelerini doğrudan etkileyen unsurlar olarak ele alınmalıdır.
✅️Clausewitz'in “Ağırlık Merkezi” (Center of Gravity) yaklaşımı açısından bakıldığında ise Azerbaycan'ın jeopolitik konumu, bölgesel sistem içerisindeki stratejik önemini daha da artırmaktadır.
✔️Bu çerçevede Azerbaycan-Türkiye ilişkilerini hedef alan dezenformasyon anlatılarının yalnızca toplumsal veya kültürel konular üzerinden değerlendirilmesi eksik kalacaktır.
IV. TROL VE DEZENFORMASYON FAALİYETLERİ: OLASI AKTÖRLER
✔️Belirli bir dezenformasyon kampanyasının doğrudan belirli bir devlet kurumu tarafından yönetildiğini söylemek için teknik, finansal ve istihbarî deliller gereklidir.
✔️Bununla birlikte bölgesel jeopolitik çıkarlar açısından bazı aktörlerin bilgi savaşı kapasitesi ve geçmiş faaliyetleri ayrıca incelenmelidir.
A. RUSYA
Rusya açısından Güney Kafkasya'daki nüfuz alanının korunması ve Türk dünyası ülkeleri arasındaki stratejik bağlantıların güçlenmesi önemli jeopolitik konulardır.
Rusya bağlantılı bilgi operasyonlarında;
- istihbarat ve güvenlik yapıları,
- koordineli sosyal medya ağları,
- sahte haber siteleri,
- taklit medya platformları,
- yapay veya manipülatif içerikler
gibi farklı yöntemlerin birlikte kullanılabildiği bilinmektedir.
❗️Doppelgänger gibi sahte medya ağları ve Storm-1516 olarak tanımlanan operasyonel yapıların Batılı kurumlar tarafından Rusya bağlantılı bilgi operasyonlarıyla ilişkilendirildiği görülmektedir.
✔️Ancak bu yapıların Azerbaycan'a yönelik belirli bir kampanyanın doğrudan sorumlusu olduğunu ileri sürmek için ayrıca somut delil gerekir.
B. İRAN
İran açısından da Azerbaycan-Türkiye ilişkileri, Kafkasya'daki güç dengeleri, Hazar jeopolitiği ve Orta Koridor'un gelişimi stratejik önem taşımaktadır.
❗️İran'ın siber ve bilgi operasyonları bağlamında;
- İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC),
- Besic yapılanmasının çevrim içi kapasitesi,
- İstihbarat ve Millî Güvenlik Bakanlığı (MOIS),
- sahte hesap ve kimlik ağları gibi unsurlar çeşitli uluslararası araştırmalarda incelenmiştir.
V. BLACK PR OPERASYONLARINDA KULLANILAN YÖNTEMLER
Modern bilgi savaşı artık yalnızca sahte sosyal medya hesaplarından ibaret değildir.
Günümüzde;
- bot ve koordineli hesap ağları,
- yapay zekâ ile üretilen içerikler,
- manipülatif video ve görseller,
- sahte haber siteleri,
- VPN ve kimlik gizleme yöntemleri,
- gerçek kullanıcı hesaplarının yönlendirilmesi,
- aynı anlatının farklı platformlarda eş zamanlı yayılması birlikte kullanılabilmektedir.
❗️Amaç çoğu zaman doğrudan bir ülkeyi hedef almaktan ziyade toplumsal güveni zayıflatmak, kutuplaşmayı artırmak ve hedef ülkenin dış ilişkilerine yönelik şüphe oluşturmak olabilir.
✔️Bu nedenle BLACK PR faaliyetleri, hibrit savaşın bilgi ve algı boyutunun önemli araçlarından biri olarak değerlendirilmelidir.
VI. FİNANSAL VE DIŞ DESTEK İHTİMALİ
Dezenformasyon operasyonlarının finansal veya teknik olarak üçüncü ülkelerden desteklenip desteklenmediği de ayrıca araştırılmalıdır.
Hindistan, Fransa veya başka aktörlerin belirli operasyonları finanse ettiği ihtimal edilebilir. Burada ana maksat IMEC (Hindistan–Orta Doğu–Avrupa Ekonomik Koridoru) projesine karşı olan Orta Koridor projesine engel yaratmak niyetin olmasıdır. Yani burada aynı zamanda Çin Hindistan rekabetini görmekdeğiz.
VII. ASKERÎ-STRATEJİK DEĞERLENDİRME
Mevcut tablo birlikte değerlendirildiğinde üç temel gelişme öne çıkmaktadır:
1. Azerbaycan-Türkiye askerî iş birliği derinleşmektedir.
2. Azerbaycan ile Orta Asya Türk devletleri arasındaki güvenlik ve askerî bağlantılar güçlenmektedir.
3. Hazar-Kafkasya-Orta Asya hattının Orta Koridor üzerinden Avrupa'ya bağlanması, Azerbaycan'ın jeostratejik önemini artırmaktadır.
✔️Bu gelişmeler, Güney Kafkasya'daki mevcut güç dengelerinin yeniden şekillenmesine neden olmaktadır.
🟣Dolayısıyla Azerbaycan'a yönelik BLACK PR faaliyetlerinin yalnızca Gazze, Başörtüsü veya başka bir gündem başlığı üzerinden açıklanması yeterli değildir.
VIII. SONUÇ
🔵Azerbaycan'a karşı yürütülen BLACK PR ve dezenformasyon faaliyetlerinin arka planını analiz ederken, görünen gündem ile stratejik hedefi birbirinden ayırmak gerekir.
Meselenin daha geniş çerçevesinde;
- Azerbaycan-Türkiye stratejik ortaklığı,
- TDT içerisindeki askerî iş birliği,
- Hazar-Kafkasya- Türkistan bağlantısı,
- Orta Koridor , IMEC ve
bölgesel güç dengelerinin yeniden şekillenmesi bulunmaktadır.
❗️Bu nedenle Azerbaycan'a yönelik propaganda faaliyetlerini yalnızca Gazze veya başörtüsü üzerinden değerlendirmek, meselenin jeopolitik ve stratejik boyutunun gözden kaçırılmasına neden olabilir.
❗️Asıl dikkat edilmesi gereken husus, Kafkasya'dan Türkistan'a, Hazar'dan Avrupa'ya uzanan yeni güvenlik ve ulaştırma mimarisinin oluşturduğu stratejik dengelerdir.
✔️Azerbaycan'ın bu jeopolitik yapının merkezindeki konumu, ülkeye yönelik bilgi operasyonlarının neden özellikle Azerbaycan- Türkiye ilişkileri, TDT ve Orta Koridor ekseninde yoğunlaşabileceğinin anlaşılması açısından önemli bir parametredir.



