İçeriğe geç
27 Ekim 2026 Salı
İsmail CENGİZKöşe Yazarı

ÖZBEK (TÜRKMEN) DİL GÜNÜ KUTLU OLSUN

Giriş: 9 okunma5 dk okuma
Paylaş

Sesli Dinle

Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.

Türk dil grubuna ait Özbek dil gününün sadece Özbekistan veya Afganistan’da değil, Özbeklerin yaşadığı her yerde her yıl kutlanıyor olması dilimize, kültürümüze, değerlerimize sahip çıkmak açısından önemlidir. Çünkü “dil” sadece bir iletişim aracı değil aynı zamanda milletleri bir arada tutan, milli duyguları dillendiren, birliğimizin en önemli yapı taşıdır.

Bu sebeple her yıl olduğu gibi bu yılda Özbek diline sahip çıkan cemiyetlerimizin yöneticilerine huzurunuzda teşekkür ediyor ve bu gecenin düzenlenmesinde emeği geçenleri alkışlamak istiyorum.

Değinmek istediğim bir diğer husus, bir hizmetin, bir hakkın unutulmadan takdir edilmesini hatırlamak, hatırlatmaktır.

Bugün Afganistan’da özgür şekilde Türkmence, Hazaraca veya Özbekçe konuşuluyorsa, okullarda veya yerel yönetimlerde Özbek dili ile derdimizi anlatabiliyorsak, buna neden olanları da anmamız ve şükranlarımızı ifade etmemiz gerekir.

Afganistan’da Türkmence ve Özbek Türkçesinin resmi diller arasına alınması Gen. AbdureşitDostum’un girişimiyle gerçekleşmiştir. 2004 Afganistan Anayasası’nda kabul edilen 16. Maddeye göre Türkmence ve Özbekçe bölgesel resmi diller arasında yerini alarak resmiyet kazanmıştır. Bu kolay olmamış, bunun için ağır bedeller ödenmiştir. İşte bu ağır bedeli ödeyerek bugün Afganistan’da Türkmen ve Özbek dillerinin özgürce konuşulmasına imkan sağlayan Mareşal AbdurreşitDostum’a minnet ve şükranlarımızı sunmalıyız.

Türkmen milletvekiliAbdulkerimMahdum’un, Mareşal Dostum Paşanın Türkmen ve Özbek dilinin varlığı için ağır bedeller ödeyerek verdikleri mücadeleye sahip çıkmak hepimizin görevidir ancak en önemli görev de Türkiye’ye düşmektedir. Afganistan anayasasında tanınan hakların uygulanması konusunda Taliban yönetimi nezdinde girişimde bulunulması gerekir.

  • 2003 yılında açılan Kabil Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü sadece başkent Kabil’le sınırlı kalmamalı ve Kuzey Afganistan (Güney Türkistan) üniversitelerinde de bu bölüm acilen açılmalıdır.
  • Kabil Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Türkiye’den gönderilecek Türkoloji alanında uzman hocalar vasıtası ile güçlendirilmelidir.
  • Kabil Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğrenim gören öğrenciler çeşitli kurumlar aracılığı ile Türkiye’de eğitimlerine devam ettirilmeli ve kendi ülkelerine Türk dili alanında uzman olarak dönmeleri sağlanmalıdır.
  • Eğitim ve öğretimden son derece mahrum olan bölgelerde yaşayan Türk kökenli meskûn halkın, kendi dillerinde etkili bir eğitimden geçmeleri için gerekli destek Türkiye tarafından sağlanmalıdır.
  • Afganistan’da yaşayan Türkler, kendi dil ve edebiyatları alanında yapılan akademik çalışmalar hakkında bilgilendirilmeli ve özellikle YTB (Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı) üniversite okumak isteyen Afgan Türk’ü gençlere daha fazla kontenjan ayırmalıdır.
  • Afganistan’da aktif olarak görev yapan kurumlar (TİKA, YTB, Maarif Vakfı ve Yunus Emre Enstitüsü vb.) belirli bir uyum içerisinde çalışmalıdır.
  • Türkoloji çalışmalarında özellikle “Afganistan’da Türkoloji” araştırmalarına ayrı bir önem verilmelidir.
  • Afganistan’da yaşamış ve Türk diline hizmet etmiş yazar ve şairlerin eserleri günümüz Türkçesine aktarılmalıdır.

Ankara’nın TİKA ve YTB’nin, Maarif Okulları’nın bu konularda girişimlerde bulunduğuna ve

bulunacağına inanıyorum.

Tilimiz, dilimizdir, dilimiz ise medeniyetimiz, dilimiz kimliğimizdir…

Paylaş
Bu yazı yazarın kişisel görüşüdür.

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.