İçeriğe geç
20 Ekim 2026 Salı
Hasan Oğuzhan AKOVAKöşe Yazarı

KADİM TOPRAKLARDAN BIR TUTAM SELAM

2 okunma5 dk okuma
KADİM TOPRAKLARDAN BIR TUTAM SELAM
Paylaş

Sesli Dinle

Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.

Siz değerli okuyucularimizla buluştuğum bu ilk yazımda sizlere Mısır'ın başkenti Kahire'den selam ve sevgilerimi sunuyorum. 

Kosemde sizlerle paylaşacağım yazılarım hazır cevaplardan çok doğru sorular üzerinden ve vizyon içeren düşündüren içerikte olacak. Elbette her türlü eleştiri fikir düşünce ve öneriye açık olduğumun da bilinmesini isterim. 

Kisaca ilk yazılarımda kisaca kendimden de bahsetmeyi bir prensip olarak kabul ediyorum. 

Adım Oğuzhan Akova. 
Asker kökenli emekli hali hazırda serbest  akademisyen, eğitimci yazar ve resim müzik ile ilgili yarı profesyonel çalışmalar yürüten  Ankara'da yaşayan biriyim. Sevgi ve Bilgi Mimarlığı konseptini düşünsel ve sanatsal zeminlerde geliştirmeye ve uygulamaya devam etmekteyim. Yazmanın tarihe not düşmek adına önemli bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum. Özellikle mirasçisi olduğumuz  Türk Kültür Cografyasinda ve de böylesine önemli bir dönemde. Simdiden hayırlara vesile olmasını dilerim.

Dünyamızın büyük krizlere sürüklendiği ve insanlığın geleceğini şekillendirecek bir döneme tanıklık etmekteyiz. Kadim kulturlerin ortak kültür mirası ve ortak değerlerin oluşturulmasında önemli bir rolü olduğunu düşünmekteyim. 

Üzerinde yaşadığımız Anadolu'nun tüm uygarlıkların merkezi olduğuna bir kez daha şahit oldum. 10.000 yillik tarihi geçmişiyle övünen Mısır Uygarlığının Anadolu'daki son arkeolojik bulgular ve 14.000 yıl öncesine dayanan  Gobeklitepe kazilarindan sonra insanlık tarihinin bilinenden çok farklı bir tarihi  olabileceğini dikkate almami gerekmektedir. 

Insanlik olarak geleceği birlikte inşaa edeceksek tarihi bilmek ve evrensel değerler çerçevesinde tarihi yargılamadan doğru kavramak ve gerekli dersleri çıkarmak zorundayız. 

Mısırda bulunduğum süre içinde insanlığın ortak mirası olan tarihi kültürel ve arkeolojik alanların korunmasının insanlık açısından ne kadar önemli olduğunu görme imkanım oldu.  Bu tür özel kültür coğrafyalarda yaşayan insanların tarihi kültürel arkeolojik eserlerin korunmasında büyük sorumlulukları olduğunu sadece fiziki korumanın yeterli olmayup entelektüel zeminlerde de sahiplenilmesi gerektiğini düşünüyorum. 

Ülkemiz açısından bu daha da önemli bir konu olup birçok uygarlığın sentezi durumunda olan  kültürel mirasımızi korumanın günümüze kadar yasattigimuz kültürel değerlerimizle birlikte bilimsel olarak ele alarak bir insanlık ideali yaratmamizin gereğine inanmaktayim. 

Eğitim sistemimize tarih dersi yanında zenginleştirilmiş ve zengin bir bakış açısı kazandıracak başka disiplinleri de dahil edilmesi ve kültürel mirasın korunması okur yazarlık becerisinin genç kuşaklara kazandırılması gerektiğini, böylece geleceği insanlık olarak geçmişi daha iyi analiz edebilecek bir farkındalık düzeyine ulaşarak inşaa edebileceğimizi dusunmekteyim. 

Arkeoloji, sanat tarihi, antropoloji ve sosyal antropoloji gibi disiplinlerin genel ilke kural ve yaklaşımları tarih derslerine dahil edilerek kültürel miras okuryazarligi baglaminda  geliştirilebilir. 

Disiplinlerarasi yaklaşımlarla konunun uzmanlarca ele alınmasının dünyanın barut faciasına dönüştüğü bu süreçte önemli bir hizmeti yerine getireceğini degeelendirmekteyim. Buna ilave olarak egitim surecinde dünya kütür mirasını farklı kültür coğrafyalarina yapılacak grup gezileriyle yerinde daha iyi anlaşılabileceğini, vakit geçirmeden bu tür bir başlangıcın ülkemizde uygulanarak  tüm dunya milletlerine ilham verici bir katkısı olabileceğini dusunmekteyim. 

En az klasik ordular kadar  eğitimli entelektüel kültür ordularına da ihtiyacımız olduğunu unutmayalım. 

Çünkü 29 Ekim 2026 günü kutlatayagimiz Cumhuriyet Bayramımız öncesi onu korumanın yolunun kültür ordularını yetiştirmekten geçtiğini unutmayalım. 

Çünkü Ataturkun de veciz ifadesiyle; 

" Cumhuriyetin temeli külrürdür"

Misir gezimde çektiğim bazı görselleri takdirinize sunuyorum. 

Gelecek yazımda tekrar  buluşmak üzere.
 

 

Paylaş
Bu yazı yazarın kişisel görüşüdür.

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.