İçeriğe geç
26 Ekim 2026 Pazartesi
Ayhan BİLGENKöşe Yazarı

Demokrasi Adımları ve Silahlara Dönüş Mesajları

Giriş: 7 okunma5 dk okuma
Demokrasi Adımları ve Silahlara Dönüş Mesajları
Paylaş

Sesli Dinle

Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.

Silahın, siyasetle birlikte, yedek bir araç gibi sürekli gündemde tutulması, alınan tüm mesafeyi geri götürecek riskleri bünyesinde barındırmaktadır. "Demokratikleşme yönünde adımlar atılmazsa, örgüt silah bırakıyor gibi görünse de yeni örgütler çıkar ya da örgütün yeniden silahlı eylemlere başlaması kaçınılmaz hale gelir" anlamına gelen analizler, bir seçenek olarak bile ihtimal dahilinde görülmemelidir.

Elbette her girişimin alternatifleri vardır. Mutlaka bir B planı, C planı yapılır. Ancak silah bırakma sürecini, son derece kırılgan ve zayıf bir bağ gibi tarif etmek, bu süreçlerin doğasına aykırıdır. Yaşadığımız geçiş döneminin sağlıklı yönetilmesi, koşullarının bu eksende değerlendirilmesini gerektirir. Dünyada yarım kalan ya da başarısızlıkla sonuçlanan silahsızlandırma deneyimlerinin, dikkatle incelenmesi gerekir.

Silahlı dönemin muhasebesini daha cesur yapmazsak, negatif barıştan, pozitif barışa geçemeyiz. Silahlı mücadele, seçme seçilme hakkı tümüyle yok sayılan halklar için, bir varlığını gösterme eylemidir. Dünyanın bazı ülkelerinde parti kurulamayan, seçim yapılamayan bölgeler vardır. Buralarda "direnme hakkı", uluslararası hukukun tanıdığı bir özel durumdur.

"Kültürel haklar ve demokrasi" talebi için "silahlı mücadele" hiç bir koşulda kabul edilemez. Demokrasi ve hak talebi, yine demokratik sınırlar içinde, hak temelli çalışmalarla olur. Tek partili yıllarda yaşanan yasaklar ve isyanlar diyalektiği, 12 Eylül döneminde gerçekleşen inkar, işkence, baskı politikaları ile silahlı karşı eylemler, doğru bir bakışla ele alınmalı. Tepkisel olarak gelişen fiili durumu, kalıcı bir "yöntem" olarak kabul, yarınlara ışık tutamaz.

Silah bırakmanın koşulları sağlıklı ve kararlı biçimde geliştirilemediği için, son çeyrek yüzyılda anlamını yitiren silahlar tasfiye edilemedi. Bölgesel ve küresel politikalar da bazı girişimleri akamete uğrattı.

Kürt toplumsal dinamiği artık "kriminal" alandan hızla çıkmalı, çıkarılmalıdır. Kürtlerin bulundukları ülkelerdeki, ekonomik ve kültürel gücü, Ortadoğu'nun öncü ve kolaylaştırıcı değişim dinamiği olabilir.

Kısır döngüden çıkış, önce kendine güven ve kararlılıkla olur. "Demokratik dönüşüm tamamlanmazsa, silahlı sürecin koşulları yeniden oluşur" yaklaşımı, sadece şüpheleri, endişeleri besler. İçinden geçtiğimiz dönemin gereği, bu yöndeki mesajların verilmesi yerine, yapıcı, umut verici yaklaşımların kararlı ve geri dönüşü olmayacak biçimde sergilenmesidir.

Konuyu sadece güvenlik politikaları bağlamında ele alarak, silahlı yöntemle bastırma stratejisi, bu denli geride kalmışken, bunu bir senaryo olarak yeniden tartışmaya açmak, kamuoyunda karamsarlığa hizmet edecektir. Elbette gerçekçi olmak, bütün ihtimalleri dikkate almak ve her durumda atılabilecek alternatif adımları masaya yatırmak gerekir. Ancak, sanki iki seçenek varmış gibi bir tablo çizmek ve henüz iki seçenek de tercih edilebilirmiş gibi bir dil geliştirmek, son derece negatif bir işlev oluşturur.

Devlet insiyatifi, geçiş döneminin kararlılığı içerisinde hareket ettikçe, demokratikleşmenin kaçınılmaz adımları da beraberinde gelecektir. Hem Öcalan, hem örgüt yöneticileri, hem de Kürt siyasetçileri, Kürtler için ortaya çıkmış olan bu tarihi fırsatı, tehdit dili olarak algılanacak ifadelerden kaçınarak yönetmeye çalışmalıdır.

Odaklanılması gereken, silahların bırakılması ve sonrası "infaz erteleme" hakkından güçlü biçimde yararlanılmasıdır. Bu durumda, sadece Kürtleri ilgilendirmeyen, tüm toplumu kapsayan bir demokrasi iradesi çok daha güçlü hale gelecektir. Silah, artık demokratikleşmeme eğiliminin gerekçesi olmaktan kalıcı olarak çıkmalıdır. Silahın, hak ve özgürlük alanının genişlemesine hizmet etme ihtimali söz konusu bile değildir.

Paylaş
Bu yazı yazarın kişisel görüşüdür.

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.