İçeriğe geç
25 Ekim 2026 Pazar
Doç.Dr.rer-nat.Gültekin KAVUSANKöşe Yazarı

ARAYIŞLAR ve AYRIŞMALAR

6 okunma4 dk okuma
Paylaş

Sesli Dinle

Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.

Türkiye dışişleri bakanı Hakan Fidan'ın çabalarıyla gerçekleştirilen bir toplantı: Haberlere böyle yansıdı:
"Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın oluşturduğu R4 formatı ile İtalya'nın da katılımıyla düzenlenen R4+E3 (İngiltere, Almanya ve Fransa) Dışişleri Bakanları toplantıları İstanbul'da gerçekleştirildi (Hürriyet gazetesi)".

Dünya siyaseti ve siyasetçileri bir arayış içerisinde. İngiltere, Trump'ın uyguladığı Siyonizm tabanlı dış politikaların yanında bir de gereksi yere iRAN'a savaş açarak hem dünya ekonomik krizini hem de dünya enerji kaynakları krizini ateşledi. Aslında durup dururken gene dünyanın 2. büyük petrol rezervine sahip olmasına karşılık dünyanın fakirlikte en ön sıralarında yer alan Venezuela Başkanı Maduro'yu haksız yere gidip bizzat ülkesindeki başkanlık konutundan esir alarak ABD'ye getirmesi ile zaten, tüm dünyaya ne kadar pervasız ve saygısız ve de ahlaksız bir siyaseti güdeceğini ispatlamıştı. İşte bu olaydan sonra ABD, tüm dünyadaki devletlerden koptu. Nato ve diğer ikili anlaşmaların aslında hükümsüzlüğünü bizzat kendisi tek taraflı GÜVENİRLİLİĞİNİ YİTİRDİĞİNDEN askıya aldı.
Bu nedenle özellikle enerji ve organik kimya endüstrisinin temeli olan petrokimya endüstrisinin temel hammaddesi olan petrol yataklarına sahip olan ülkeler topluluğu olan ORTADOĞU devletlerindeki güvenilirliğini kaybetti. Bu ülkeleri bir şekilde hizaya getirmek için, İran-İsrail-ABD savaşını başlattı. Faturası kendine de kesilen bu savaşın pasif tarafı olan ÇİN bu konuda net bir tavır takınmadı zira henüz ÇİN bu savaştan çok etkilenmedi. Bunun yanında Rusya-Ukrayna savaşı 5 yılına girerken, Kuzey Denizi Boru hattı ve Ukrayna üzerinden Avrupa’ya uzanan DOĞAL GAZ boru hattındaki arzın düşmesi de, Avrupa ve başta Almanya, Fransa olmak üzere ciddi bir enerji dar boğazı yarattı. Stokları sürekli olarak azalan ve stoklamadaki yaşanan arz girişinin kritik noktanın altına düşmesiyle, tüm Avrupa ve AB-Nato üyeleri hala bir çözüm üretememektedirler.
Aslında durum 1943-44 dönemindeki Nazi Almanyasının içine düştüğü petrol hammaddesi tedariki krizi ve Amerika-İngiltere ikilisinin Atlantik petrol tankerleri savaşının bir başka türevidir. Ancak bu kez mağdur olanlara bakacak olursak, yeni bir cephe olarak ORTADOĞU CEPHESİ’nin açılmış olmasıdır.
Gelelim Hakan Fidan'ın bu ortaya çıkan bu duruma karşı TÜRKİYE'Yİ TAŞIDIĞI noktaya bakalım:
Petrol üreticisi ve petrol tüketicisi olan ülkelerin dışişleri bakanlarını bir araya getirerek, dünya enerji piyasasına yeni bir nefes aldırma projesinin ilk adımını atmıştır. Alıcı ile satıcıyı bir araya getirerek doğrudan doğruya aracısız bir yüz yüze siyasi pazarlık ve ÇIKAR YOL YARATMAYA çalışmıştır.
Bu toplantıda ne yazık ki, ABD işgali altındaki ve doğrudan ABD tarafından yönetildiği için VENEZUELA dışişleri bakanının katılamamasıdır. Bir de bizim için özellikle Kafkas petrollerinin ana üreticisi olan Azerbaycan'ın iştirak etmemesi ve Rusya'ya tam bağımlı olan Kazakistan ve Türkmenistan'ın dışişleri bakanlarının veya petrol bakanlarının olmamalarıdır.
Ancak Avrupa açısından bakıldığında, dünyada bu krizden ve savaşlardan dolayı yeni ve 4. BÜYÜK GÜCÜN ortaya çıkışının bir belirtisidir.
Bu hamlesinden dolayı, Sayın Bakanımız Hakan Fidan'ı aynı zamanda Türkiye'nin PETROL ve DOĞAL GAZ TERMİNALİ olmasındaki bu değerli adımı nedeniyle kutlamak isterim.

Paylaş
Bu yazı yazarın kişisel görüşüdür.

Doç.Dr.rer-nat.Gültekin KAVUSAN — diğer yazılar

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.