Güncel Haberler İçin Uygulamamızı İndirin
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AKP Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Tekin, okullara iletilen 'Ramazan genelgesi'ni savunarak, "Çocuklarımızın değerlerini benimseyeceği bir eğitim ortamı oluşturmak bizim sorumluluğumuz. Yaptığımız şey yasalarımıza ve anayasamıza uygundur. Türkiye’de hiç kimsenin anayasayı yorumlama hakkı yoktur. Davamızı açtık, kimin gerici olduğunu göreceğiz" şeklinde konuştu.
MHP Liderine Teşekkür
Bahçeli'nin önceki gün yaptığı destekleyici açıklamalar için de "Kendisine teşekkürlerimi iletiyorum. Devlet adamına yakışan bir ciddiyetle sürece sahip çıkan bir ifade kullandı" diyen Tekin, "Yaptıklarımızın yasalarla ve anayasayla uyumlu olduğunu bir kez daha belirtmek isterim" iddiasında bulundu.
"Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bildiriyi imzalayan aydınlara da dava açtıklarını dile getiren Tekin, "Davayı açtım arkadaşlar. Türkiye’de hiç kimsenin Anayasa’yı yorumlama tekelinin olmadığını belirtmek isterim. 'Anayasa’yı bizim istediğimiz şekilde yorumlayacaksınız, bizim istemediğimiz gibi yorumlayanlar gerici ve azınlıktır' demek hakaret niteliğindedir. Bu etkinliklere katılan çocuklarımızın ve velilerimizin haklarını korumak amacıyla böyle bir adım attım. Kimin gerici olduğunu göreceğiz. 168 kişi, yüzde 99'u Müslüman olan bir toplumu azınlık olarak tanımlıyor. Bu bağlamda, hakaret gören herkesin kişisel olarak yargıya başvurması gerektiğini düşünüyorum."
17 Şubat tarihinde yayımlanan “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” metni, Korkut Boratav, Taner Timur, Cem Eroğul, Alaeddin Şenel, Oğuzhan Müftüoğlu, Hayri Kozanoğlu, İlhan Cihaner, Merdan Yanardağ, Müjde Ar, Ayşe Kulin, Ahmet Telli, Melike Demirağ, Rutkay Aziz, İlkay Akkaya, Şükrü Erbaş, Onur Akın, Şenal Sarıhan, Emin Koramaz, Canan Güllü, Ahmet Karagöz ve Timur Soykan gibi 168 yazar, sanatçı, akademisyen, gazeteci, eğitimci, hukukçu, siyasi parti ve meslek odası temsilcisi tarafından imzalandı.
Metinde Ramazan İfadesi Yok
İktidar çevrelerinin hedef gösterdiği metin, Ramazan ayıyla ilgili herhangi bir ifade içermediği gibi, toplumun inanç değerlerine dair de cümleler barındırmamaktadır.
Son dönemde laikliğe yönelik artan saldırılara dikkat çeken metin, ülkenin ABD ve İsrail’in planları doğrultusunda gerici bir duruma sürüklendiğini vurguladı. "Laikliği savunmak bir suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!" mesajı veriliyordu.
Ülkemiz, ABD ve İsrail'in planları doğrultusunda bölgede “Talibanlaştırma” baskısı altındadır. ABD'nin yönlendirdiği bu gerici saldırılar, ülkemizin karşılaştığı en büyük tehdit haline gelmiştir.
Siyasal İslamcı yönetim, ABD'nin etkisiyle Türkiye’yi adım adım Orta Doğu’nun gerici bataklığına çekmektedir.
Laik eğitimi, laik hukuk sistemini ve laik kamusal yaşamı yok etmeye yönelik girişimler hız kazanmıştır.
Bu girişimler, toplumdan gelen laiklik taleplerine karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa’yı hiçe sayarak- "suçlu" olarak cezalandırılmasına kadar uzanmaktadır.
LAİKLİĞİ birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!