Piyasalarda Kar Realizasyonu ve Teknik Düzeltme Beklentisi
Yeni yılın başlangıcından bu yana yaşanan %25’lik hızlı artış sonrası finansal piyasalarda "kar realizasyonu" ve "teknik düzeltme" beklentileri artmaya başladı.
Ekonomi alanında önemli isimler, Borsa İstanbul'un (BIST 100) rekorlarla dolu seyrini ve ileriye dönük olası senaryoları değerlendirdi.
İşte piyasada dikkat çeken kritik seviyeler ve stratejik analizler:
Kritik Direnç ve Destek Seviyeleri
Borsa İstanbul'un yılın başından bu yana gösterdiği %25’lik performansla TL bazında tarihi zirvelere ulaşıldığını belirten Korcan, piyasalarda genel bir bahar havasının hakim olduğunu dile getiriyor. Ancak, teknik olarak kritik direnç seviyelerine yaklaşıldığına dikkat çeken Korcan, dolar bazında 340 dolar (yaklaşık 14.850 puan) seviyesinin önemli bir direnç oluşturduğunu ve geri çekilmelerde 13.000 puan bandında desteklerin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Pozitif Görünüm ve Temkinli Yaklaşım
Büyük resimde olumlu görünümün devam ettiğini belirten Turşucu, teknik bir uyarıda bulunuyor: “Dolar bazlı grafikte MACD indikatörünün tepe yapıp kavis oluşturması, endeksin bir nefes alma sürecine ihtiyaç duyabileceğini gösteriyor.” Kar satışlarının gelmesi durumunda bunun sınırlı kalmasını bekleyen Turşucu, “Temel bir sorun olmadığı sürece düşüşlerden endişe etmeyin. İskontolu ve güçlü şirketlerde pozisyonlarınızı koruyun,” tavsiyesinde bulunuyor.
Borsanın yükselişine rağmen büyük şirketlerin hala “ucuz” kaldığını savunan Aktaş, klasik “fiyat artınca hisse pahalanır” yaklaşımının geçerliliğini kaybettiğini ifade ediyor. Aktaş’a göre; THY, Koç Holding ve İş Bankası gibi öncü şirketler, güçlü kârlılıklarına rağmen temel rasyolar açısından hala iskontolu. Özellikle THY'nin 0,57 ve Koç Holding'in 0,84 PD/DD oranlarıyla defter değerinin altında işlem görmesi, piyasanın fiyatı yükseltmekten çok değerlemeleri düzeltmeye çalıştığını gösteriyor.
Finansal Göstergeler ve Ekonomik Durum
BIST 100'ün 14 bin barajını aşıp 14.320 seviyelerine ulaştığını hatırlatan Aktaş, döviz bazında 344 dolar seviyesinin son 11 yılın en önemli eşiği olduğunu belirtiyor. 2026’daki “düşen enflasyon ve faiz” teması sürdüğü sürece, yaşanacak kar realizasyonlarının orta ve uzun vadeli yatırımcılar için yeni fırsatlar oluşturabileceği düşünülüyor.
Piyasalardaki aşırı iyimserliğe karşı temkinli bir yaklaşım sergileyen FÖŞ, tüm olumlu unsurların fiyatlara yansıdığını savunuyor. Yükselişin hızı nedeniyle global fonların yeterince alım yapamadığını belirten FÖŞ’ün analizinde şu noktalar öne çıkıyor:
- Bilanço Etkisi Sınırlı: Açıklanan finans dışı bilançoların %66’sı beklentilerin üzerinde gelse de, sonuçlarını açıklamayan küçük kağıtların endeksi yukarı itme potansiyeli sınırlı.
- Küresel Riskler: İran’daki rejim karşıtı gösteriler ve Trump’ın olası askeri müdahale ihtimali, petrol fiyatlarında artışa neden olabilir. Bu durum, şirket kârlılıklarını olumsuz etkileyebilir ve TCMB’nin Mart ayındaki faiz indirimi beklentilerini bozabilir.
Strateji olarak, “Hiçbir ralli düz çizgi halinde sürmez. Artık bir miktar kârı cebe koyup fiyatların düşmesini bekleme zamanı.” diyen FÖŞ, Mart’a kadar TL getirilerinin cazip bir alternatif sunduğunu ekliyor.
Özetle, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Aralık 2025’te hizmet ve inşaat üretim endeksleri yıllık ve aylık bazda artış gösterdi. Hizmet sektöründe özellikle konaklama, yiyecek ve bilgi-iletişim hizmetleri ön plana çıkarken, inşaat sektörü hem bina hem de bina dışı yapı inşaatında büyüme kaydetti.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Ocak 2026’da merkezi yönetim bütçesi 214,5 milyar TL açık verdi. Bu dönemde bütçe giderleri 1 trilyon 635,8 milyar TL’ye ulaşırken, bütçe gelirleri 1 trilyon 421,2 milyar TL olarak kaydedildi.
Köprü ve otoyolların özelleştirilmesi konusundaki tartışmalar, son günlerde siyasetin gündeminde önemli bir yer tutmaya başladı. BUPAR’ın araştırmasına göre, halkın büyük bir kısmı…
2009 yılında piyasaya sürülen 200 TL’lik banknot, Şubat 2026 itibarıyla alım gücünü büyük ölçüde kaybetti. Türkiye’nin en yüksek değerli banknotu…
HT Tüketici Güven Ön Endeksi, Şubat ayının ilk yarısında 77,94 seviyesine yükseldi. Böylece, bir aylık düşüşün ardından endeks yeniden…
12 milyar dolar piyasa değeri olan unicorn’umuzun trajik hikayesi
Yapay Zeka'nın yıkıcı etkileri artık olumlu yönleriyle ağır basmaya başladı, yeni satış dalgaları yolda.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) döviz kredilerine yönelik aldığı son karar, sanayi çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Yabancı para cinsinden kredilerde aylık büyüme sınırının yüzde 1’den yüzde 0,5’e indirilmesi, özellikle finansmana erişimde zaten zorlanan ihracatçı kesiminde ciddi endişe yarattı. Yüksek TL kredi faizleri karşısında alternatif olarak görülen döviz kredilerindeki daralma, iş dünyası tarafından üretim ve fiyatlar üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
Carry Trade ve Emtia Desteği: Gelişen Ülke Paraları G-7’yi Geride Bıraktı.
Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım ÜFE), ocak ayında güçlü bir artış gösterdi. Endeks, bir önceki aya göre yüzde 8,46 yükselirken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 43,58 arttı. Böylece Tarım ÜFE son yedi ayın en hızlı yükselişini gerçekleştirmiş oldu.
Ticari gayrimenkul piyasasında 2025 yılının son çeyreği, rakamların yükseldiği ancak enflasyon karşısında değerin korunamadığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Türkiye…
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından satışa çıkarılan Bank Pozitif Kredi ve Kalkınma Bankası’nın ihale sürecinde takvim güncellemesine gidildi. Bankanın yüzde…
Risklerini ustaca gizleyen bir paralel bankacılık sistemi var. Kriz kapıda olabilir mi?