Almanya'nın başkenti Berlin, gezilecek en etkileyici şehirler arasında bulunmaktadır. Ünlü müzeleri, geniş caddeleri, meydanları ve tarihi yapılarıyla eşsiz bir turistik deneyim sunmaktadır. Çeşitli cazibe merkezlerini keşfederken tarih içerisinde kaybolabilir ve muhteşem doğal güzelliklerin tadını çıkarabilirsiniz. En popüler yerleri ziyaret ederken Türklerin yoğun olarak bulunduğu bölgelerden de geçmek mümkündür. Ayrıca, gezi öncesinde katılacağınız turlar sayesinde, daha kısa sürede geniş bir alanı keşfetme imkanı bulabilirsiniz. 24 saat açık olan Berlin, tarihi yapısıyla en etkileyici şehirler arasında yer alıyor. İkinci Dünya Savaşı dahil birçok çatışmaya tanıklık eden Berlin, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir şehir olma özelliği taşımaktadır. Keyifli bir seyahat yapabilir ve bu anları fotoğraf ve video ile ölümsüzleştirebilirsiniz. Şimdi, Berlin'de gezilmesi gereken en güzel yerleri inceleyelim.
Brandenburger Kapısı
Türkçe'de Brandenburger Kapısı olarak bilinen bu tarihi alan, Prusya Kralı III. Frederick Wilhelm'in emriyle 1788-1791 yılları arasında inşa edilmiştir. 65,5 metre uzunluğunda ve 11 metre derinliğinde olan bu muazzam yapı, Almanya'da neo-klasik tarzda yapılmış en eski ve önemli yapılar arasında yer almaktadır. Toplamda 12 kolon ile desteklenen bu kapı, etkileyici bir görünüm sunmaktadır.
Reichstag Binası
İkonik tasarımıyla dikkat çeken Reichstag, 1882 yılında düzenlenen bir yarışma sonucu inşa edilmiştir. Bu yarışmayı kazanan Paul Wallot’un tasarımlarına göre 1884-1894 yılları arasında inşa edilmiştir. Klasisizm ve yüksek Rönesans döneminin izlerini taşıyan bu yapı, cam kubbesi ile ön plana çıkmaktadır.
Berlin Katedrali
Yüksek Rönesans döneminde inşa edilen Berlin Katedrali, Almanya'nın en önemli katedralleri arasında yer almaktadır. 18. yüzyılın başlarında inşa edilen bu yapı, müzeler adası üzerinde bulunmaktadır. Kubbeleri, II. Frederick döneminde Carl Von Gontard tarafından yapılan görkemli bir tasarıma sahiptir.
Berlin Duvarı
Dünya genelinde en çok bilinen yapılardan biri olan Berlin Duvarı, 1961'den 1989'a kadar doğu ve batı Almanya'yı ikiye bölen bir yapı olarak öne çıkmaktadır. 46 kilometre uzunluğundaki bu duvar, kentin batı kısmını abluka altına almak amacıyla inşa edilmiştir ancak 1989 yılında Berlin halkı tarafından yıkılmıştır.
Aleksanderplatz
Sosyal açıdan hareketli bir alan olan Aleksanderplatz, Berlin'e gelenlerin mutlaka uğraması gereken yerlerden biridir. Şehrin merkezinde yer alan bu meydan, Orta Çağ döneminde bir sığır pazarı olarak kullanılmıştır.
Potsdamer Platz
1920'li yıllara kadar kentin ana arteri olarak bilinen Potsdamer Platz, günümüzde dönüşüm açısından en çarpıcı alanlardan biri haline gelmiştir. Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından, 1990'larda yapılan çalışmalarla şehrin cazibe merkezlerinden biri olmuştur.
Müzeler Adası
Tarihe ve sanata ilgi duyanların mutlaka ziyaret etmesi gereken yerlerden biri olan Müzeler Adası, Mitte ilçesinde yer almaktadır. Bu ada, 5 farklı müze ile birlikte eşsiz bir tarihi deneyim sunmaktadır.
Charlottenburg Sarayı
Fransız tarzında Barok dönemine ait bahçesiyle dikkat çeken Charlottenburg Sarayı, Hohenzollern hanedanı döneminden kalma bir yapı olarak öne çıkmaktadır. 1695-1699 yılları arasında inşa edilen bu saray, Berlin'in en büyük ve görkemli yazlık sarayları arasında yer almaktadır.
Holocaust Anıtı
İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin katlettiği Yahudiler için inşa edilmiş bir anıt olarak öne çıkmaktadır. 1980 yılında pek çok gazeteci ve yazarın öncülüğünde hayata geçirilen bu anıt, oldukça büyük ve etkileyici bir yapıdır.
Bergama Müzesi
Bergama Müzesi, Berlin'deki Müzeler Adası'nda yer almaktadır. 1910 yılında kurulmuş olan bu özel müze, Anadolu'da keşfedilen birçok tarihi eserin korunması amacıyla tasarlanmıştır. Milet Antik Kenti ve Bergama Krallığı'na ait birçok farklı tarihi eser barındırmaktadır. Kesinlikle görülmesi gereken en zengin ve büyük müzeler arasında yer almaktadır.