30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümünde, Büyük Taarruz’a giden süreçte yürütülen hazırlıklar yeniden gündeme geliyor. 26 Ağustos 1922’de başlayan harekâtın başarıya ulaşmasında askerî hazırlıkların yanı sıra planın gizli tutulması da kritik rol oynadı.
Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından yaklaşık 10 ay boyunca hazırlanan Büyük Taarruz’da saldırının tarihi, yönü ve birliklerin hareketleri mümkün olduğunca dar bir çevrede tutuldu. Haberleşmeden askerî toplantılara, birliklerin intikalinden düşmanı yanıltmaya yönelik faaliyetlere kadar çok sayıda tedbir uygulandı.
Taarruz Planına “Sad Harekâtı” Adı Verildi
Büyük Taarruz için hazırlıklar Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından başladı. Batı Cephesi Komutanlığı tarafından 10 Ekim 1921’de hazırlanan plana “Sad Harekâtı” adı verildi.
Gizliliğin korunması amacıyla yazışmalarda planın tamamının açık şekilde belirtilmesi yerine “sad” harfinin kullanılması kararlaştırıldı. Ordunun hazırlıkları henüz yeterli seviyeye ulaşmadığı için taarruz hemen uygulanmadı ve çalışmalar aylar boyunca sürdürüldü.
Taarruz Kararını Çok Az Sayıda Kişi Biliyordu
1922 yazına gelindiğinde hazırlıkların büyük bölümü tamamlanmıştı. Buna rağmen saldırının zamanı ve ayrıntıları geniş bir kesime açıklanmadı.
Haziran 1922’de alınan taarruz kararından Mustafa Kemal Paşa’nın yanı sıra İsmet Paşa, Fevzi Paşa ve Kâzım Paşa’nın haberdar olduğu belirtiliyor.
Mustafa Kemal Paşa da cepheye yaptığı ziyaret sırasında asıl amacın anlaşılmaması için farklı bir gerekçe kullandı. Böylece harekâtın zamanı mümkün olduğunca sınırlı sayıda kişinin bilgisi dahilinde tutuldu.
Kritik Askerî Toplantı Futbol Maçı Görünümünde Yapıldı
Gizlilik tedbirlerinden biri de 28 Temmuz 1922’de Akşehir’de gerçekleştirilen futbol maçı oldu.
Ordu ve kolordu komutanları futbol karşılaşması vesilesiyle Akşehir’e çağrıldı. Ancak 28-29 Temmuz gecesinde düzenlenen görüşmelerde Büyük Taarruz’un ayrıntıları ele alındı.
Bu yöntemle önemli bir askerî toplantının dışarıdan sıradan bir sosyal etkinlik gibi görünmesi sağlandı.
Telsiz Haberleşmesine Kısıtlama Getirildi
Taarruz tarihi yaklaştıkça haberleşme konusunda da sıkı önlemler devreye sokuldu.
18 Ağustos 1922’den itibaren harekât başlayana kadar yeni açılan telsiz istasyonlarının sessiz kalması yönünde emir verildi. Böylece düşman tarafının telsiz dinlemeleri aracılığıyla Türk ordusunun hazırlıkları hakkında bilgi edinmesinin önüne geçilmek istendi.
Birlikler Gece Saatlerinde İlerledi
Taarruzun 26 Ağustos sabahı başlayacağı 21 Ağustos’ta alt birliklere gönderilen şifreli emirlerle bildirildi. Hazırlıkların 25 Ağustos akşamına kadar tamamlanması istendi.
Birliklerin hareketlerinin düşman tarafından fark edilmemesi için yürüyüşlerin gece yapılması planlandı. Gündüz saatlerinde ise askerlerin köylerde ve ağaçlık alanlarda dinlenmesi öngörüldü.
Bu uygulamalarla özellikle düşman uçaklarının keşif faaliyetleri sırasında Türk birliklerinin hareketlerinin tespit edilmesi zorlaştırılmaya çalışıldı.
Askerî Yığınak Havadan Da Gizlendi
Gizlilik tedbirleri birliklerin hareketleriyle sınırlı kalmadı. Askerlerin ve nakliye hayvanlarının ağaçlık alanlarda gizlenmesine yönelik önlemler alındı.
Gündüz yemeklerinin duman çıkarmayacak şekilde hazırlanması ve keşif amacıyla bölgeye gelen düşman uçaklarına ateş açılmaması da uygulanan tedbirler arasında yer aldı.
Böylece Türk ordusunun bölgede gerçekleştirdiği askerî yığınağın havadan fark edilmesinin önüne geçilmesi hedeflendi.
Düşmanı Yanıltmak İçin Sahte Hareketlilik Oluşturuldu
Türk ordusu, gerçek hazırlık bölgesinin anlaşılmaması için yanıltıcı faaliyetlere de başvurdu.
Bazı bölgelerde gereksiz yol çalışmaları yapılırken, Eskişehir çevresinde Türk kuvvetlerinin olduğundan daha fazla olduğu izlenimi oluşturulmaya çalışıldı.
Geceleri ateşler yakılması ve gündüzleri yollarda toz kaldırılması gibi uygulamalarla Yunan ordusunun Türk birliklerinin gerçek konumunu doğru tespit etmesi güçleştirildi.
Ana Kuvvetler Afyonkarahisar’ın Güneybatısında Toplandı
Büyük Taarruz planının en önemli aşamalarından biri, ana kuvvetlerin saldırı bölgesinde gizlice yoğunlaştırılmasıydı.
Türk ordusunun ana kuvvetleri Afyonkarahisar’ın güneybatısındaki sarp ve dağlık bölgede toplandı. Bu bölgedeki askerî yoğunluğun Yunan ordusu tarafından beklenmemesi, planın temel unsurlarından biri olarak değerlendirildi.
Türk ordusu, saldırının gerçek yönünü son ana kadar gizleyerek stratejik üstünlük sağlamaya çalıştı.
Havada Da Keşif Mücadelesi Verildi
Büyük Taarruz öncesinde gizlilik mücadelesi hava sahasında da devam etti.
Türk uçakları bir yandan Yunan uçaklarının keşif faaliyetlerini engellemeye çalışırken diğer yandan Yunan mevzileri hakkında bilgi topladı.
Böylece taarruz öncesinde Türk ordusu hem kendi hazırlıklarını gizlemeye hem de karşı tarafın savunma düzeni hakkında bilgi edinmeye çalıştı.
26 Ağustos’ta Harekât Başladı
Aylar süren hazırlıkların ardından Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922 sabahı başladı.
Gece yapılan birlik hareketleri, sessiz kalan telsiz istasyonları, gizlenen askerî yığınaklar ve düşmanı yanıltmaya yönelik faaliyetler artık yerini açık askerî harekâta bıraktı.
26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin zafere ulaştı.
Büyük Taarruz’un başarıya ulaşmasında askerî güç kadar hazırlıkların gizli yürütülmesi, birliklerin doğru zamanda doğru bölgelerde toplanması ve karşı tarafın yanıltılması da belirleyici unsurlar arasında yer aldı.