Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

7 Mart 2026 Cumartesi İstanbul 4°C

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

TÜİK Verilerine Göre: Kadın Üniversite Mezunlarının İş Gücüne Katılımı Yüzde 68,7

E
Yazar Medya
5 dk okuma 48 okunma Yayınlanma: 7 Mart 2026 22:37 Güncelleme: 8 Mart 2026 01:40
TÜİK Verilerine Göre: Kadın Üniversite Mezunlarının İş Gücüne Katılımı Yüzde 68,7
TÜİK Verilerine Göre: Kadın Üniversite Mezunlarının İş Gücüne Katılımı Yüzde 68,7 Foto: Yazar Medya

TÜİK'ten Kadın İstatistikleri Raporu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), "İstatistiklerle Kadın, 2025" araştırmasının bulgularını paylaştı.

Raporun verilerine göre, Türkiye'nin toplam nüfusunun yüzde 49,98'ini kadınlar, yüzde 50,02'sini ise erkekler oluşturdu. Ülkemizdeki kadın sayısı 43 milyon 32 bin 734, erkek sayısı ise 43 milyon 59 bin 434 olarak kaydedildi.

Kadın ve Erkek Nüfus Oranları

Kadınlar ile erkekler arasındaki bu denge, kadınların daha uzun yaşamaları sebebiyle 60 yaş ve üzeri grupta kadınlar lehine değişim göstermektedir. 60-74 yaş aralığında kadın nüfus oranı yüzde 51,9, 90 yaş ve üzeri grupta ise bu oran yüzde 69,7 olarak saptandı.

2008-2024 yılları arasında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan bireylerin oranı artış göstermiştir.

Ulusal Eğitim İstatistikleri'ne göre, 25 yaş ve üzerindeki bireylerin en az bir eğitim seviyesini tamamlaması, toplam nüfus içindeki oranı 2008 yılında yüzde 75,1 iken 2024 yılı itibarıyla yüzde 92,6'ya ulaştı. Cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında kadınların oranı yüzde 67,5, erkeklerin oranı ise yüzde 82,8 iken, 2024 yılında kadınlarda bu oran yüzde 88,3, erkeklerde ise yüzde 97 olarak kaydedildi.

Eğitim Süresi ve Katılım Oranları

25 yaş ve üzerindeki bireylerin ortalama eğitim süresinin yıllar içinde arttığı gözlemlendi. 2011 yılında Türkiye'de 25 yaş ve üzeri bireylerin ortalama eğitim süresi 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde ise 8,3 yıl olarak belirlenmişken, 2024 yılında bu değerler sırasıyla 9,5 yıl, 8,8 yıl ve 10,2 yıl olarak tespit edildi.

Kadınların iş gücüne katılım oranları, eğitim seviyesine göre değişiklik göstermektedir.

Yüksekokul, fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 yaş ve üzerindeki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 9,1 iken 2024'te bu oran yüzde 25,2'ye yükseldi. Cinsiyet açısından bakıldığında, 2008'de kadınların yükseköğretim mezunları oranı yüzde 7,1, erkeklerin oranı ise yüzde 11,2 iken, 2024'te bu oran kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde ise yüzde 26,8 seviyesine ulaştı.

Kişilerin eğitim düzeyinin, ebeveynlerinin eğitim durumu ile ilişkisi incelendiğinde, ebeveynlerinin eğitim seviyesi yükseldikçe bireylerin eğitim düzeyinin de arttığı gözlemlendi. 2024 yılında annesi yükseköğretim mezunu olan bireylerin yüzde 84,4'ü de yükseköğretim mezunu olarak tespit edildi.

Kadınların İş Gücünde Yeri

Yükseköğretim mezunu kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 68,7 olarak belirlendi. 2024 yılı itibarıyla 15 yaş ve üzeri bireylerin iş gücüne katılım oranı yüzde 54,2 olarak kaydedildi. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72 olarak saptandı.

İş gücüne katılım oranı eğitim durumu dikkate alındığında, kadınların eğitim seviyesi arttıkça iş gücüne katılım oranlarının da yükseldiği görüldü. Okuryazar olmayan kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 14,6, lise altı eğitimli kadınların oranı yüzde 27,5, lise mezunu kadınların oranı yüzde 38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 43,8, yükseköğretim mezunu kadınların oranı ise yüzde 68,7 olarak kaydedildi.

Kadınların istihdam oranının, erkeklerin yarısından daha az olduğu görüldü. 2024'te 15 yaş ve üzerindeki nüfusun istihdam oranı yüzde 49,5, kadınlarda ise bu oran yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 olarak kayıtlara geçti.

İstihdam Oranları ve Bölgesel Farklılıklar

En yüksek istihdam oranı yüzde 54,7 ile Antalya, Isparta, Burdur bölgesinde gerçekleşirken, en düşük oran ise yüzde 39,5 ile Mardin, Batman, Şırnak, Siirt, Van, Muş, Bitlis ve Hakkari bölgelerinde tespit edildi.

En yüksek kadın istihdam oranı yüzde 39,3 ile Antalya, Isparta, Burdur bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 20,9 ile Van, Muş, Bitlis ve Hakkari bölgesinde görüldü. En yüksek erkek istihdam oranı ise yüzde 72,3 ile Tekirdağ, Edirne, Kırklareli bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise yüzde 59 ile Şanlıurfa ve Diyarbakır bölgesinde kaydedildi.

Yarı zamanlı çalışan kadınların oranı yüzde 18,3 olarak belirlendi. 2024'te yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranı yüzde 12,1 iken, bu oran kadınlarda yüzde 18,3, erkeklerde ise yüzde 9 olarak kaydedildi.

Hanesinde üç yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı 2014'te yüzde 59,8 iken, 2024'te bu oran yüzde 60'a yükseldi. 2024 yılı itibarıyla hanesinde üç yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranı yüzde 26,9, erkeklerin istihdam oranı ise yüzde 90,9 olarak belirlendi.

Siyasi Temsilde Kadınların Oranı

2025 yılı itibarıyla kadın büyükelçi oranı yüzde 28,4, kadın milletvekili oranı ise yüzde 19,9 olarak kaydedildi. Kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2025'te yüzde 28,4'e yükseldi. Erkek büyükelçi oranı ise 2011'de yüzde 88,1 iken 2025'te yüzde 71,6 oldu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) verilerine göre, 2025 sonu itibarıyla 592 milletvekili arasında kadın milletvekili sayısı 118, erkek milletvekili sayısı ise 474 olarak tespit edildi. Meclisteki kadın milletvekili oranı, 2007 yılında yüzde 9,1 iken 2025'te yüzde 19,9'a yükseldi.

Akademide Kadınların Temsili

Yükseköğretim İstatistikleri'ne göre, yükseköğretimde görevli profesörler arasında kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken, 2024-2025 öğretim yılında bu oran yüzde 34,9 olarak belirlendi. Yükseköğretim doçentleri arasında ise kadın doçent oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken, 2024-2025 öğretim yılında yüzde 43,3 seviyesine ulaştı.

Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken, 2024'te bu oran yüzde 21,5'e yükseldi. Borsa İstanbul'da işlem gören en büyük 50 şirketin yönetim kurulu üyeleri arasında kadın üye oranı, 2016 yılında yüzde 12,2 iken 2025'te yüzde 18,3 oldu.

Tam Zaman Eşdeğeri (TZE) cinsinden kadın AR-GE personel sayısı, 2024'te 106 bin 74 kişi ile toplam AR-GE personel sayısının yüzde 34,2'sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın AR-GE personel oranı, yükseköğretimde yüzde 47,9, genel devlette yüzde 30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 olarak kaydedildi.

Evlenme ve Boşanma İstatistikleri

Evlenme İstatistikleri'ne göre, 2025 yılında ilk evliliğini yapan kadınların ortalama evlenme yaşı 26, erkeklerin ortalama evlenme yaşı ise 28,5 olarak belirlendi. En yüksek ortalama evlenme yaşı kadınlarda 29,6, erkeklerde ise 32,4 yaş ile Tunceli'de tespit edildi. En düşük ortalama evlenme yaşı ise kadınlarda 23,7, erkeklerde 26,4 yaş ile Kilis ve Şanlıurfa olarak kaydedildi.

Resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların yüzde 38,3'ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli kadınların oranı yüzde 17, eğitim düzeyleri aynı olan eşlerin oranı ise yüzde 43,3 olarak belirlendi.

Boşanma İstatistikleri'ne göre, 2025'te kesinleşen boşanma davalarında çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği kaydedildi. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6, babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 25,4 olarak tespit edildi.

Yapay Zeka Kullanım Oranları

Yapay Zeka İstatistikleri'ne göre, internet kullanıcıları arasında üretken yapay zeka kullandığını belirtenlerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 18,8, erkeklerde ise yüzde 19,4 olarak kaydedildi.

Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin yüzde 39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu belirlendi. Bu yaş grubundaki kadınların yüzde 40,5'i, erkeklerin ise yüzde 38,3'ü yapay zeka kullanmaktadır.

Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistikleri'ne göre, yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 2 olarak kaydedildi. Bu oran kadınlarda yüzde 1,6, erkeklerde ise yüzde 2,4 olarak belirlendi.

Sosyal Dışlanma ve Yoksulluk Oranları

Yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunanların oranı incelendiğinde, 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9'unun bu risk altında olduğu, kadınlarda bu oran yüzde 30,1, erkeklerde ise yüzde 25,6 olarak belirlendi. 18-64 yaş grubu için bu oran kadınlarda yüzde 28,4, erkeklerde yüzde 21,8 olarak kaydedildi.

Kadınların en fazla maruz kaldığı şiddet türü psikolojik oldu. Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre, yaşamlarının herhangi bir döneminde şiddete uğramış kadınların yüzde 28,2'si psikolojik, yüzde 18,3'ü ekonomik, yüzde 12,8'i fiziksel, yüzde 10,9'u ısrarlı takip, yüzde 8,3'ü dijital ve yüzde 5,4'ü cinsel şiddete maruz kaldığını belirtmiştir.

Şiddet Türleri ve Kadınlar Üzerindeki Etkisi

Tamamlanan eğitim seviyesi ve maruz kalınan şiddet türü arasındaki ilişkiye bakıldığında, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddetin azaldığı, ancak ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı gözlemlendi. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 31,8 iken, yükseköğretim mezunlarında bu oran yüzde 8,9 olarak kaydedildi. Israrlı takip, yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 16,1, bir okul bitirmeyen kadınlar için ise yüzde 5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 13,4, bir okul bitirmeyen kadınlar için ise yüzde 2,2 olarak belirlendi.

Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalan kadınların en fazla eş, eski eş veya birlikte oldukları kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalan kadınların sırasıyla yüzde 56, yüzde 42 ve yüzde 38,3 oranlarıyla en fazla eşleri veya eski eşleri tarafından şiddete maruz kaldığı tespit edildi.

Ekonomik şiddete maruz kalan kadınların yüzde 66,5'i ailelerinden biri tarafından, ısrarlı takip ve dijital şiddete maruz kalan kadınların ise sırasıyla yüzde 39,6 ve yüzde 62,3 ile en fazla yabancı kişiler tarafından şiddete uğradığı belirlendi.

Kadınların Beklenen Yaşam Süresi

Doğuşta beklenen yaşam süresi, 2022-2024 döneminde ülke genelinde 78,1 yıl iken, kadınlar için bu süre 80,7 yıl, erkekler için ise 75,5 yıl olarak hesaplandı. Genel olarak, kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu ortaya çıktı.

Sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşındaki bir birey için Türkiye genelinde 57,6 yıl, kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde ise 58,9 yıl olarak belirlendi. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu kaydedildi.

Etiketler

#TÜİK #kadın istatistikleri #kadın nüfus oranı #eğitim düzeyi #kadın iş gücü #Türkiye nüfusu #cinsiyet oranları #eğitim süresi

Videolar