Suriye Hükümeti ve SDG Arasındaki Anlaşma Üzerine Değerlendirme
Suriye hükümeti ile SDG arasında imzalanan 14 maddelik entegrasyon anlaşmasını uluslararası ilişkiler uzmanı ve Girne Amerikan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Ali Poyraz Gürson, açıkladı
Şam Rejiminin Kontrolü ve Diplomasinin Rolü
İlk olarak genel bir analiz gerçekleştiren Gürson, “Halep’teki çatışmalar sırasında sizinle konuştuğumuzda kontrolün tamamen Şam rejimine geçeceğini, daha sonra da ilerleyeceklerini belirtmiştim. Öyle de oldu. Bu süreç Ankara merkezli ilerliyor” ifadelerini kullandı. Suriye ordusunun Halep’e yönelik ilk operasyonunu, 6 Ocak’taki Suriye-İsrail güvenlik anlaşmasından hemen sonra gerçekleştirmesini önemli bulan Gürson, “Zaten bakın, Şara, Halep’in hemen ardından, Kürt açılımı gibi bir kararname yayımladı değil mi? Diplomatik dili düzgün bir açıklamaydı ve hepsi eşgüdümlü olarak, uygun bir zamanlamayla yürüyor. ABD Büyükelçisi de ‘Mekik diplomasisi dokuyoruz’ demişti. Barrack’ın, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile görüşmesinden sonra bunlar gerçekleşiyor” şeklinde konuştu.
ABD'nin SDG ile İlişkisi ve Gelecek Öngörüleri
ABD’nin SDG’yi “sattığı” yönündeki eleştirilere yanıt veren Gürson, “Sattı-satmadı meselesi değil, jeopolitik gereklilikler söz konusu. 5 yıldır bunu ifade ediyorum, 10 yıldır da tüm kitaplarımda belirtiyorum. ABD bu bölgeden Afganistan'dan, Vietnam'dan çıktığı gibi çekilecek. Çünkü bu örgüyü, merkezde küresel etkili, ‘Türkosfer’ adını verdiğim jeopolitik kurama bağlı olarak zorunlu olarak Ankara'ya bırakacak” görüşünü paylaştı.
Gürson, geleceğe dair öngörülerini daha da detaylandırarak, “Fırat'ın doğusu şu anda belirsizlik taşıyor ancak ABD'nin İran'a yönelik yapacağı harekat açısından, PYD'nin bir ‘güvenlik avuntusu’ olacağını, sonrasında ise lağvedileceğini düşünüyorum. Silahların toplanıp, Şam rejimine ve Suriye ordusuna teslim edileceği kanaatindeyim. 14 maddelik anlaşmada yer alan, Ayn-El Arab’ın ağır silahlardan arındırılması, sınır güvenliği konusunda bazı sorunlar çıkabilir. Ancak uzun vadede bunların tamamının Şam'la, Şam'ın da Ankara'yla entegrasyon sürecine gireceği gözüküyor” şeklinde değerlendirdi.
Ortadoğu'daki Gelişmeler ve Beklentiler
Ortadoğu ile ilgili beklentilerini de paylaşan Gürson, “İran'daki gelişmelerde herkes mollaların pazarlıkla kurtulabileceğini düşünüyor. Hem Hamaney’in hem de Cumhuriyet muhafızlarının etkisiz hale getirilmesine yönelik ABD'nin bölgede yoğun tatbikatlar yaptığını biliyoruz. Geçtiğimiz yılki 12 günlük savaş gibi olmasa da hava destekli özel kuvvetler operasyonu bekliyorum. Dolayısıyla bu harekâttan sonra -İran Planı kitabımda bunları yazdım, Suriye Planı’nda da benzer durumları dile getirmiştim- Netanyahu kabinesi de gidecek ve merkezinde Türkiye'nin olduğu, Tel Aviv'in de, İsrail'in de güvenliğinin Ankara tarafından sağlandığı yeni bir döneme geçilecek” ifadelerini kullandı.