İstanbul'da Dolandırıcılık ve Şantaj Olayı
İstanbul'da görevli kâtip M.A., yaklaşık iki yıl önce sosyal medya aracılığıyla kendisini "Kenan" olarak tanıtan Halil Kızmaz ile iletişime geçti. İkili arasındaki dostluk kısa sürede romantik bir ilişkiye dönüştü. Bu dönemde Kızmaz, yurt dışı yatırım platformları üzerinden yüksek kazanç elde etme vaadiyle genç kadının güvenini kazandı. M.A., bu vaatlere inanarak değişik zaman dilimlerinde toplamda 232 bin lira tutarında parayı Halil Kızmaz’a transfer etti.
Adliyede Gizli Buluşma
İlişkileri devam ederken, M.A. ile Halil Kızmaz, M.A.'nın çalıştığı adliyedeki bir odada buluştu. İddialara göre, Kızmaz bu buluşma esnasında yaşananları cep telefonuyla gizlice kaydetti. Genç kadın, bir süre sonra yatırdığı parayı geri alamayınca dolandırıldığını anladı ve Kızmaz hakkında suç duyurusunda bulundu.
Şantaj Tehdidi ve Yargı Süreci
Dolandırıcılık şikâyetinin ardından Halil Kızmaz, elindeki gizli görüntüleri tehdit aracı olarak kullanmaya başladı. M.A.'ya mesajlar atan şüpheli, şikâyetini geri çekmemesi halinde bu görüntüleri ailesine ve çevresine yaymakla tehdit etti. Çaresiz kalan genç kadın, bu sefer de "şantaj" suçlamasıyla yargıya başvurdu.
Olayla ilgili ifade veren Halil Kızmaz, telefon hattının kendisine ait olduğunu kabul etmesine rağmen gönderilen mesajları hatırlamadığını iddia etti. Görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını savunan Kızmaz, suçlamaları reddetti. Ancak savcılığın hazırladığı iddianamede dikkat çeken bir ayrıntı ortaya çıktı: Şüphelinin daha önce başka bir "şantaj" suçundan mahkûm olduğu anlaşıldı.