Dünya'nın Derinliklerine Yolculuk
Dünyanın derinliklerinde neler olabileceğine dair sayısız film, kitap ve televizyon programı üretildi ve halen devam etmektedir.
Tarih öncesi varlıkların yaşadığı yer altı dünyalarından çeşitli medeniyetlere kadar uzanan bu hikayeler, hem büyüleyici hem de korkutucu bir nitelik taşımaktadır.
Ayaklarımızın altındaki dünyayı, tam anlamıyla derinliklerine kadar keşfedememiş olsak da, ne kadar iyi tanıyoruz?
Peki, ne kadar derinlere inebildik? Aşağıda neler olduğunu nasıl öğreniyoruz?
Yer Kabukları ve Altındaki Katmanlar
Londra'daki University College'dan deprem bilimci Profesör Ana Ferreira, bu katmanların her birinin kendine özgü niteliklere sahip olduğunu ifade ediyor.
Bu katmanın altında yaklaşık 3,000 km kalınlığında bir manto mevcut ve bu manto, magma adı verilen bir tür kayadan oluşmaktadır. Magma, insan zaman diliminde katı bir yapı gibi görünmektedir.
Ferreira, "Ancak milyonlarca yıl süresince aslında akışkan bir formda" ifadesini kullanıyor.
Dış ve İç Çekirdek
Bunların yanı sıra, çoğunlukla sıvı halde bulunan demir ve nikelden oluşan dış çekirdek yer almakta. Bu bölge, Dünya'nın manyetik alanını meydana getiriyor.
İç çekirdek ise katı demir ve nikelden oluşmakta olup, 5,500°C'ye ulaşan sıcaklıklarla Dünya'nın en sıcak alanıdır.
Tarih boyunca yer kabuğunun en derin katmanlarına ulaşan kişi, Güney Afrika'daki Johannesburg'un 75 km güneybatısında bulunan Mponeng altın madeninde yer almıştır.
Fiziksel olarak bir insan daha derinlere inememiş olsa da, sondaj makineleri aracılığıyla bu keşifler yapılabilmiştir.
Rusya'nın kuzeyinde Sovyetler tarafından 20 yıl süresince açılan bu kuyu, 1992 yılında tamamlanmış ve yerin 12.2 km derinine inmiştir.
Bu derinlik, 37 adet Eiffel Kulesi'nin üst üste konulmasına eşdeğer bir mesafeye işaret etmektedir. Ancak, buna rağmen Dünya'nın kabuğunun yalnızca üçte birine ulaşılmıştır.