Hattuşa’nın 8 bin yıllık sırları için uluslararası kazı başladı: 5 ülkeden 55 bilim insanı görev alıyor
E
Yazar Medya
5 dk okuma
83 okunma
Yayınlanma: 9 Ağustos 2026 00:32
Hattuşa’nın 8 bin yıllık sırları için uluslararası kazı başladı: 5 ülkeden 55 bilim insanı görev alıyorFoto: Yazar Medya
Paylaş
Çorum’un Boğazkale ilçesinde bulunan ve Anadolu’nun en önemli tarihi miraslarından biri kabul edilen Hattuşa Antik Kenti’nde arkeolojik kazı çalışmaları 120’nci yılında da devam ediyor. Yaklaşık 8 bin yıllık geçmişe sahip antik kentte yürütülen çalışmalara Türkiye’nin yanı sıra 4 farklı ülkeden 55 bilim insanı katılıyor.
UNESCO Dünya Kültür Mirası ve Dünya Belleği listesinde yer alan Hattuşa’da yapılan kazılarla, Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel geçmişine ışık tutulması amaçlanıyor.
Hattuşa’da 120 yıllık arkeoloji çalışması
Çorum’un Boğazkale ilçesinde yer alan Hattuşa, milattan önce 6 binli yıllara kadar uzanan geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yaptı.
Yaklaşık 7 kilometrelik surlarla çevrili olan antik kent, 2 kilometrekarelik yerleşim alanıyla özellikle Hitit uygarlığının başkenti olarak büyük önem taşıyor.
Hattuşa’daki bilimsel kazılar 1906 yılında başladı. Osmanlı döneminde başlayan çalışmaların ardından kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle uzun yıllardır Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından sürdürülüyor.
Farklı dönemlere ait izler gün yüzüne çıkarılıyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen kazılarda, Hattuşa’nın farklı dönemlerine ait kalıntılar araştırılıyor.
Çalışmalar kapsamında Kalkolitik Çağ’dan Hitit dönemine, Demir Çağı’ndan Galat, Roma ve Bizans dönemlerine kadar uzanan çok katmanlı tarihi yapı ortaya çıkarılıyor.
Uzmanlar, kazılar sayesinde yalnızca Hititlerin değil, Anadolu’da yaşamış birçok toplumun kültürel gelişiminin daha iyi anlaşılmasını hedefliyor.
5 ülkeden uzmanlar aynı projede buluştu
Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarına bu yıl Türkiye’nin yanı sıra Almanya, İtalya, Macaristan ve ABD’den uzmanlar katılıyor.
Arkeoloji ekibinde arkeologların yanı sıra jeoloji, jeomorfoloji, mimari, filoloji, antropoloji ve arkeozooloji alanlarında çalışan bilim insanları görev yapıyor.
Schachner, bu yıl farklı disiplinlerden 55 bilim insanı ve öğrencinin yanı sıra bölgeden 105 işçinin de kazı çalışmalarına destek verdiğini belirtti.
“Burada büyük bir tarihi yapbozun parçalarını birleştiriyoruz”
Hattuşa’daki çalışmaların çok disiplinli şekilde yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Andreas Schachner, farklı bilim dallarından alınan verilerin kentin geçmişini anlamada büyük önem taşıdığını ifade etti.
Schachner, kazıların yalnızca yapıların ortaya çıkarılmasıyla sınırlı olmadığını, bulunan eserlerin kimyasal, fiziksel ve bilimsel analizlerle değerlendirildiğini söyledi.
“Burası büyük bir yapboz gibi. Biz burada parçaları bir araya getirerek geçmişi anlamaya çalışıyoruz” değerlendirmesinde bulunan Schachner, her yeni buluntunun Anadolu tarihine ilişkin önemli bilgiler sunduğunu aktardı.
Hititlerin 400 yıldan fazla süre başkentiydi
Hattuşa’nın uzun yıllar Hitit İmparatorluğu’nun merkezi olduğunu vurgulayan Schachner, kentin Anadolu tarihinin anlaşılması açısından özel bir yere sahip olduğunu belirtti.
Antik kentte milattan önce yaklaşık 5500’lü yıllardan itibaren yerleşim izlerinin bulunduğunu ifade eden Schachner, Hattuşa’nın farklı dönemlere ait yaşam biçimlerini karşılaştırmalı olarak inceleme fırsatı sunduğunu söyledi.
Kazılar sayesinde dönemin insanlarının kullandığı araç gereçlerden üretim biçimlerine, beslenme alışkanlıklarından çevreyle ilişkilerine kadar pek çok detayın ortaya çıkarılması hedefleniyor.
Kazılar 5 farklı noktada devam ediyor
Bu yıl Hattuşa’da beş ayrı bölgede bilimsel çalışmalar yürütülüyor.
Uzmanlar, antik kentin henüz araştırılmamış bölümlerinde yeni buluntulara ulaşmayı bekliyor. Yapılan jeofizik ve yüzey araştırmalarıyla alanın büyük bölümünün geçmişteki kullanımına ilişkin tahminler oluşturulurken, bazı bölgelerde çalışmaların devam edeceği belirtiliyor.
Binlerce yıllık geçmişiyle Anadolu uygarlıklarının önemli merkezlerinden biri olan Hattuşa’da sürdürülen kazıların, bölgenin tarihi mirasının daha kapsamlı şekilde ortaya çıkarılmasına katkı sağlaması bekleniyor.