Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu olan Mustafa Türkay Sonel, ifadesinde sıkça “hatırlamıyorum”, “tanımıyorum” ve “bilmiyorum” gibi belirsiz ifadeler kullanarak, hem teknik verilerle hem de kendi beyanlarıyla çelişkili bir tutum sergiledi.
Çelişkili İfadeler: "Hatırlamıyorum" Savunması
Mustafa Türkay Sonel, Gençlik Merkezi’nde Gülistan Doku’nun cinsel istismara uğradığı iddia edilen günle ilgili olarak ifadesinde, olay yerine gidip gitmediğini tam olarak hatırlamadığını, fakat "büyük ihtimalle gitmemişimdir" diyerek çelişkili bir savunma yaptı. Olay yerinde olup olmadığına dair kesin bir şey söylemekten kaçınan Sonel’in, teknik verilerle çelişen bu savunması, soruşturmayı daha da karmaşıklaştırdı.
Arkadaşlarını Suçladı: Uyuşturucu İddiaları
Sonel, yakın arkadaşları olan Umut Altaş ve Ekincan Kılıç’ı uyuşturucu kullanan kişiler olarak tanımlayarak dikkatleri üzerlerine çekti. Ancak, yıllarca aynı grupta yer almasına rağmen kendisini tamamen dışarda tutmaya çalışması ve bu kişiler hakkında ağır suçlamalarda bulunması, soruşturma açısından önemli bir çelişki olarak değerlendirildi. Sonel’in yakın ilişkisini reddederek aynı kişilerle ilgili suçlamalar yöneltmesi, ifadesinin tutarsız bir yönünü ortaya koydu.
Duygusal Manipülasyon: Mağduriyet ve Empati Dili
Mustafa Türkay Sonel, ifadesinde Gülistan Doku’nun ailesine karşı empati gösterdiğini ifade ederek, "Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var" şeklinde duygusal bir dil kullandı. Ancak bu ifadelerin doğal bir tepkinin ötesinde, stratejik bir empati dili olarak değerlendirildiği belirtildi. Kendi durumunu ise "Sınavlarıma hazırlanırken buradayım, çok zoruma gidiyor" diyerek mağduriyet anlatısı oluşturan Sonel, bu yaklaşımıyla soruşturmanın merkezine kendisini koydu.
Plaka ve Araç Hareketliliği: PTS Kayıtları ile Çelişki
Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün, Sonel’e ait 06 SNL 10 plakalı aracın Tunceli giriş çıkışlarında yapılan PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kaydında hareketlilik tespit edildi. Ancak Sonel, bu durumu "hiçbir fikrim yok" diyerek geçiştirdi ve Elazığ’dan geri dönüş yapan aracın hareketlerine dair net bir açıklama yapmadı. Bu belirsiz savunma, soruşturma dosyasındaki teknik bulgularla örtüşmediği için, şüpheleri daha da derinleştirdi.
Delil Karartma: SIM Kart ve Dijital Verilerin Silinmesi
Başsavcılık, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın usulsüz bir şekilde ele geçirilip Ankara’ya gönderilmesi ve dijital verilerin silinmesi gibi şüpheli işlemleri de soruşturmaya dahil etti. Mustafa Türkay Sonel’in bu olaylarda rol oynadığına dair somut bulgular bulunması, soruşturmayı önemli bir noktaya taşımış durumda. Dijital verilere müdahale edilmesi ve tanıklara yönelik olası müdahaleler, tutuklama gerekçelerinin başında yer aldı.
Tutuklama Gerekçeleri: Şüpheli İfadeler ve Teknik Bulgular
Başsavcılığın hazırladığı sevk yazısında, Sonel’in çelişkili ifadeleri, teknik verilerle örtüşmeyen beyanları ve şüpheli davranışları tutuklama gerekçeleri arasında yer aldı. Sonel’in "hatırlamıyorum" savunması, hukuki açıdan bir geçerlilik taşımadığı için, şüphelinin suçu işlediğine dair güçlü kanaatler oluştu. Ayrıca, teknik raporlar ve tanık ifadeleri de bu şüpheyi pekiştirdi.
Gözaltı ve Soruşturma Süreci Derinleşiyor
Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in gözaltına alınarak Erzurum’a sevk edilmesi ve soruşturmanın daha da derinleşmesi, dosyadaki kritik gelişmelerin sürdüğünü gösteriyor. Sonel’in gözaltı süresi uzatılırken, dosyadaki teknik bulgular ve ifade tutarsızlıkları, soruşturmanın devamında daha fazla bilgi edinilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Bu gelişmeler, Gülistan Doku cinayetinin çözülmesi adına kilit rol oynayacak ve Mustafa Türkay Sonel’in ifadesindeki tutarsızlıklar, soruşturmanın seyrini belirlemeye devam edecek gibi görünüyor.