İçeriğe geç
8 Ekim 2026 Perşembe
Son Dakika
Berna Laçin Hakkında İzmir Paylaşımı Nedeniyle Soruşturma BaşlatıldıAlanya’da Midibüs İle Otomobil Çarpıştı, 2 Kişi YaralandıŞehit Polis Ahmet Türkoğlu’nu Vuran Şüphelilerin Suç Geçmişi Ortaya ÇıktıAbdullah Gül’den İran Uyarısı Elini Çabuk Tutması GerekiyorAlbayrak’ın Uyarıları Neden Duyulmadı? Bugünkü Krizin İzleri 2020’deYusuf Beyazıt kimdir? Yeni AK Parti Grup Başkanvekili Yusuf Beyazıt'ın hayatı ve siyasi kariyeriEsenyurt’ta Akran Zorbalığı Kamerada Çocuğu Grup Halinde Dövdüler7 Ekim Ekonomi Ve Siyaset Gündeminde Öne Çıkan BaşlıklarFarah Zeynep Abdullah'tan Soy Galasında Dikkat Çeken TişörtBilecik'te Alkollü Sürücü Kaza Yaptı, Ehliyetine El KonulduBerna Laçin Hakkında İzmir Paylaşımı Nedeniyle Soruşturma BaşlatıldıAlanya’da Midibüs İle Otomobil Çarpıştı, 2 Kişi YaralandıŞehit Polis Ahmet Türkoğlu’nu Vuran Şüphelilerin Suç Geçmişi Ortaya ÇıktıAbdullah Gül’den İran Uyarısı Elini Çabuk Tutması GerekiyorAlbayrak’ın Uyarıları Neden Duyulmadı? Bugünkü Krizin İzleri 2020’deYusuf Beyazıt kimdir? Yeni AK Parti Grup Başkanvekili Yusuf Beyazıt'ın hayatı ve siyasi kariyeriEsenyurt’ta Akran Zorbalığı Kamerada Çocuğu Grup Halinde Dövdüler7 Ekim Ekonomi Ve Siyaset Gündeminde Öne Çıkan BaşlıklarFarah Zeynep Abdullah'tan Soy Galasında Dikkat Çeken TişörtBilecik'te Alkollü Sürücü Kaza Yaptı, Ehliyetine El Konuldu

Albayrak’ın Uyarıları Neden Duyulmadı? Bugünkü Krizin İzleri 2020’de

2020’de Berat Albayrak döneminde alınan finansal kararlar ve MSCI uyarıları, Türkiye’nin 2026’daki piyasa tartışmalarının temelini nasıl oluşturdu?

Çetin KEYDAL
Giriş:
Kaynak: Yazar Gazetesi8 okunma0 yorum8 dk okuma
Paylaş
Albayrak’ın Uyarıları Neden Duyulmadı? Bugünkü Krizin İzleri 2020’de
Albayrak’ın Uyarıları Neden Duyulmadı? Bugünkü Krizin İzleri 2020’de Fotoğraf: Yazar Gazetesi

Sesli Dinle

Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.

2020’de Berat Albayrak döneminde alınan finansal kararlar ve MSCI uyarıları, Türkiye’nin 2026’daki piyasa tartışmalarının temelini nasıl oluşturdu?

Bazı dönemler vardır; yaşanırken herkes başka bir şeye bakar, yıllar sonra dönüp baktığınızda asıl hikâyenin başka yerde olduğunu fark edersiniz.

Türkiye’nin 2020 yılı da böyle bir dönemdi.

Bugün finans piyasalarında yaşanan tartışmaları, fon krizlerini, şirketlerin halka açıklık oranlarını, yabancı yatırımcı davranışlarını ve MSCI’nin Türkiye’ye yönelik uyarılarını konuşurken ister istemez aynı soruya dönüyoruz:

2020’de ne oldu?

Ve daha önemlisi:

Berat Albayrak neyi değiştirmeye çalışıyordu?

Bu sorunun cevabını yalnızca dolar kuruna, faiz oranlarına veya Merkez Bankası rezervlerine bakarak vermek mümkün değil.

Çünkü o dönemde Türkiye’nin önündeki mesele, aynı zamanda sermayenin hareketi ve finansal piyasaların nasıl yönetileceği meselesiydi.

MSCI’nin 2020 uyarısı tesadüf değildi

MSCI, Haziran 2020’de Türkiye’nin yatırım yapılabilirliği ve piyasa erişilebilirliği konusunda ciddi bir bozulma tespit etti.

Bunun önemli nedenlerinden biri, Türkiye’de 2019’da başlayan ve Şubat 2020’de bütün hisse piyasasına yayılan açığa satış ve hisse ödünç verme kısıtlamalarıydı. 

23 Haziran 2020’de MSCI, Türkiye’nin “Gelişmekte Olan Piyasalar” statüsünün yeniden değerlendirilmesinin gündeme gelebileceği konusunda uyarıda bulundu. Eğer piyasa erişilebilirliğindeki bozulma devam ederse Türkiye’nin “Sınır Piyasalar” veya “Tek Başına Piyasa” statüsüne alınması için danışma süreci başlatılabileceğini açıkladı. 

Bu ne demekti?

Türkiye’nin uluslararası yatırımcı açısından konumunun aşağı çekilmesi ihtimali.

Burada önemli olan şudur:

MSCI, Türkiye’nin ekonomi politikasını belirleyen bir kurum değildir.

Ama hazırladığı endeksler ve piyasa sınıflandırmaları, uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye bakışında önemli bir referanstır. MSCI kendi metodolojisinde piyasaları ekonomik gelişme, büyüklük-likidite ve piyasa erişilebilirliği kriterleriyle değerlendiriyor. 

Dolayısıyla 2020’de yaşanan tartışma basit bir “borsa düzenlemesi” tartışması değildi.

Asıl kavga neydi?

Bir tarafta Türkiye vardı.

Finansal piyasadaki bazı işlemlere sınırlama getiriyor, spekülatif hareketleri kontrol etmeye ve finansal istikrarı korumaya çalışıyordu.

Diğer tarafta ise uluslararası yatırımcıların alışık olduğu piyasa kuralları vardı.

İki yaklaşımın kesiştiği noktada MSCI’nin uyarısı ortaya çıktı.

İşte Berat Albayrak’ın dönemi tam burada yeniden okunmalı.

Çünkü Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı dönemi 11 Temmuz 2018-10 Kasım 2020 arasındaydı. 

Yani MSCI’nin bu sert değerlendirmeleri yaptığı sırada ekonomi yönetiminin başındaki isim Albayrak’tı.

Bu durum tek başına Albayrak’ın haklı olduğunu kanıtlamaz.

Ama şu soruyu sormamızı gerektirir:

Albayrak’ın yapmak istediği bazı şeyler neden bu kadar sert bir finansal dirençle karşılaştı?

Sonra Albayrak gitti

8 Kasım 2020’de Berat Albayrak istifa etti.

İki gün sonra görev değişikliği gerçekleşti.

Ve Türkiye ekonomi yönetiminde yeni bir dönem başladı.

Burada komplo üretmeye gerek yok.

“MSCI istedi, Albayrak gönderildi” demek için elimizde kanıt yok.

Fakat başka bir soru sormak mümkündür:

Albayrak’ın gitmesiyle birlikte Türkiye’nin ekonomi politikası hangi yönde değişti?

Çünkü bir ekonomi politikası yalnızca onu uygulayan kişinin adıyla değil, yerine gelen dönemde hangi tercihlerin yapıldığıyla da değerlendirilir.

Bugün dönüp baktığımızda 2020 bir kırılma noktası olarak karşımızda duruyor.

Ve şimdi 2026’dayız

MSCI’nin Türkiye dosyası kapanmış değil.

2026’da MSCI, Türkiye piyasasında hissedar şeffaflığı ve koordineli işlem endişelerine dikkat çekti ve yeterli ilerleme görülmemesi halinde gelecekte Türkiye’nin piyasa sınıflandırmasına ilişkin yeni danışma süreçlerinin gündeme gelebileceğini belirtti. 

Daha da dikkat çekici olanı Kiler Holding dosyası.

MSCI, Şubat 2026’da şirketin halka açık kabul edilen payları konusunda inceleme başlattı; Mayıs ayında bazı hissedarları “free float” kapsamından çıkardı ve Kiler Holding’in MSCI Global Small Cap endekslerinden çıkarılmasına karar verdi. 

Yani bugün konuştuğumuz halka açıklık, fonların hisse sahipliği, endeks ağırlıkları ve yatırımcı davranışları meselesinin geçmişi var.

Ve o geçmişin önemli duraklarından biri 2020.

Belki de Albayrak meselesini yanlış yerden tartıştık

Berat Albayrak’ın ekonomi politikalarının tamamını doğru kabul etmek zorunda değiliz.

Aynı şekilde bütün sorunların sorumluluğunu ona yüklemek de ekonomik tarihi açıklamaya yetmez.

Fakat bir siyasetçiyi değerlendirirken yalnızca sonucu değil, ne yapmaya çalıştığını da incelemek gerekir.

Albayrak döneminin tartışmalarından biri şuydu:

Türkiye, finans piyasalarını tamamen küresel sermayenin beklentilerine göre mi şekillendirecekti, yoksa kendi ekonomik öncelikleri doğrultusunda bazı sınırlar mı koyacaktı?

Bu sorunun kolay bir cevabı yok.

Ama 2020’de MSCI’nin verdiği mesaj bize şunu açıkça gösteriyor:

Türkiye’nin finans piyasasına ilişkin aldığı bazı kararlar uluslararası yatırım çevrelerinde ciddi karşılık bulmuştu. 

Ve bugün aynı kurumun 2026’da yeniden Türkiye’deki piyasa yapısı, hissedar şeffaflığı ve yatırım yapılabilirlik konusunda uyarılar yayımlaması, 2020’deki tartışmaların tamamen geçmişte kalmadığını gösteriyor. 

O halde asıl soru şu

Berat Albayrak gerçekten yanlış politikaların sorumlusu muydu?

Yoksa uygulamaya çalıştığı politikaların bazı sonuçları o gün yeterince tartışılmadan, bütün ekonomik sorunların faturası onun dönemine mi kesildi?

Bunu söylemek için daha fazla belgeye ihtiyaç var.

Ama bugün yapılması gereken, Albayrak’ı peşinen aklamak ya da suçlamak değil.

2020’den 2026’ya uzanan zinciri bütün kararlarıyla birlikte incelemek.

Çünkü bugün yaşanan bir finansal sorun, bazen bugün alınmış bir kararın değil, yıllar önce açılmış bir yolun sonucu olabilir.

Ve belki de Berat Albayrak’ın istifa mesajındaki en çok tartışılan cümle bu yüzden yeniden karşımıza çıkıyor:

“At izinin it izine karıştığı, Hak ve bâtılı ayırt etmenin zorlaştığı böyle çetin bir zamanda…”

O cümle neyi anlatıyordu?

Bunu kesin olarak bilmiyoruz.

Fakat bugün yapılması gereken soruşturma şudur:

Albayrak’ın döneminde hangi kararlar alındı?
Sonrasında hangileri değiştirildi?
Kim kazandı, kim kaybetti?
Ve bugün yaşanan finansal sorunların temeli gerçekten ne zaman atıldı?

Belki de Türkiye’nin ekonomi tarihindeki en önemli dosyalardan biri hâlâ kapanmış değil.

Çünkü bazen bir bakanın istifası bir dönemin sonu değildir.

Asıl mesele, o istifadan sonra hangi dönemin başladığıdır.
Çetin KEYDAL

Abdullah Gül’den İran Uyarısı Elini Çabuk Tutması Gerekiyorİlgili HaberAbdullah Gül’den İran Uyarısı Elini Çabuk Tutması Gerekiyor
Paylaş

Düzeltme ve cevap hakkı — bu haberde şeref ve haysiyetinizi ihlal eden ya da gerçeğe aykırı bir husus olduğunu düşünüyorsanız, yayım tarihinden itibaren iki ay içinde başvurabilirsiniz.

Çetin KEYDAL · Yönetim Kurulu Başkanı

Yazar Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olarak medya, haber, dijital yayıncılık ve teknoloji alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. Yazar Medya Grubu’nun büyüme, kurumsallaşma ve uluslararasılaşma vizyonuna liderlik etmektedir.

Profili ve tüm haberleri →

İlgili Haberler

Yorumlar (0)

Kalan: 500 karakter

Bu habere henüz onaylanmış bir yorum yok. İlk yorumu siz yazın; yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.

Bunlar da İlginizi Çekebilir