Bursa'da, doğuştan benzer uzuv gelişim kısıtlılıkları olan paralimpik yüzücüler Zümra Cengiz (11) ve Zeynep İkra Sarıkaya (11), 2 yıldır aynı havuzda ve aynı antrenörle çalışarak birçok madalya kazandılar. Zümra, 6 yaşında yüzmeye başlayarak toplamda 31 madalya kazanırken, Zeynep ise 6 madalyaya sahip. Her ikisi de Türkiye'yi milli takımda temsil etme hayali kuruyor.
Bursa'da yaşayan Cengiz ailesinin ikinci çocuğu olan Zümra, sol kolundaki uzuv gelişim kısıtlılığıyla dünyaya geldi. 6 yaşında doktorlarının önerisiyle yüzmeye başlayan Zümra, kısa sürede antrenörü Çetin Arslan'ın dikkatini çekti. İlk yarış deneyimini 2022 yılında Konya'daki Türkiye Para Yüzme Şampiyonası'nda yaşayan Zümra, sonrasında birçok organizasyona katılarak toplamda 31 madalya kazandı.
Zeynep İkra Sarıkaya, sol el parmakları gelişmeden dünyaya geldi ve 3 yıl önce yüzme sporuna başladı. Akran zorbalığı nedeniyle yüzme kursunu terk etmek zorunda kalan Zeynep, 2 yıldır paralimpik yüzücülerle antrenman yapıyor. İlk katıldığı Giresun'daki şampiyonada madalya kazanarak başarı elde eden Zeynep, Antalya'da düzenlenen yarışta da Türkiye 8'incisi oldu.
Zümra ve Zeynep, paralimpik yüzmede açık yaş kategorisinde farklı yaş ve engel gruplarındaki sporcularla yarışarak milli takıma katılmayı hedefliyorlar. İkili, 13 yaşına girmeyi sabırsızlıkla bekliyor.
Zümra, yarış öncesinde yaşadığı heyecanı ve ailesinin desteğini vurguladı. 25 madalya kazandığını ifade eden Zümra, büyüklerle yarışmanın getirdiği zorlukları aştığını söyledi. Zeynep ise yüzmenin hayatındaki yerini ve yarış öncesi antrenmanların eğlenceli olduğunu belirtti.
Zeynep, en sevdiği branşın 'kurbağalama' olduğunu dile getirerek, ülkesini gururlandıracak sporcular arasında yer almak istediğini ifade etti. Hem Zümra hem de Zeynep, olimpiyatlara katılma hayalini taşıyor.
Yüzme antrenörü Çetin Arslan, Zümra'nın bu branştaki ilk kız öğrencisi olduğunu belirtti. Zümra'nın başlangıçta yüzmek istemediğini ancak zamanla büyük bir başarı gösterdiğini ifade etti. Zeynep'in de hızlı bir gelişim gösterdiğini vurgulayan Arslan, her iki sporcunun da doğuştan benzer engellerle mücadele ettiğini söyledi.
Çetin Arslan, paralimpik sporcuların hayatlarına dokunmak ve engelli bireylerin spor aracılığıyla kendilerini ifade etmelerini sağlamak için çalıştıklarını belirtti. Sporun, engelli bireylerin akran zorbalığını aşmalarına yardımcı olduğunu vurguladı.