Özellikle Otizm Spektrum Bozukluğu üzerine yapılan araştırmalar, bu durumun yalnızca bir “bozukluk” olarak değil, insan beyninin evrimsel sürecinin bir parçası olarak da değerlendirilebileceğini öne sürüyor.
ABD’de yapılan geniş kapsamlı değerlendirmelere göre otizm spektrumunda yer alan bireylerin oranı giderek artarken, bu durumun nedenleri yalnızca çevresel değil, aynı zamanda genetik ve evrimsel faktörlerle de ilişkilendiriliyor. Bilim insanları, insan beynine özgü bazı genetik değişimlerin bu artışta rol oynayabileceğini düşünüyor.
Araştırmalarda, beyin gelişiminde kritik rol oynayan bazı nöron türlerinin, özellikle L2/3 IT nöronları gibi dış katman hücrelerinin, insan evriminde diğer primatlara kıyasla daha hızlı değişim geçirdiği tespit edildi. Bu değişimlerin, bilişsel kapasite ve dil gelişimiyle ilişkili olabileceği değerlendiriliyor.
Bilim insanları, bu hızlı evrimsel dönüşüm ile otizmle ilişkilendirilen genetik varyasyonların aynı dönemlerde ortaya çıkmasının dikkat çekici olduğunu belirtiyor. Ancak bu ilişkinin doğrudan nedensellik anlamına gelip gelmediği henüz kesinlik kazanmış değil.
Araştırmanın yazarlarından Alexander L. Starr, bazı genetik değişimlerin insan beynini daha karmaşık hale getirirken aynı zamanda nöroçeşitliliği de artırmış olabileceğini ifade ediyor.
Uzmanlara göre bu hipotez, otizmi yalnızca bir rahatsızlık olarak değil, insan beyninin evrimsel çeşitliliğinin bir parçası olarak ele alan yeni bir bakış açısı sunuyor. Ancak bilim dünyası, bu konuda kesin sonuçlara ulaşmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.