Didem Seymen / HABER MERKEZİ - Hızlı kilo kaybı sağlayan zayıflama iğnelerinin, safra kesesi rahatsızlıkları ve sindirim sistemi problemlerini tetikleyebileceği bildirilmektedir. Prof. Dr. Mehmet Karabulut, bu iğnelerin safra kesesi taşı riskinin, genellikle ilacın doğrudan etkisinden ziyade kilo kaybının hızına bağlı olarak geliştiğini aktarıyor. Karabulut, GLP-1 grubu ilaçları kullanan bireylerde safra kesesi sorunlarının yüzde 1 ile 3 arasında görüldüğünü ifade ediyor.
Ancak, kısa bir süre içerisinde vücut ağırlığının yüzde 10-15’inden fazla kaybeden bireylerde bu riskin yüzde 10-20 seviyelerine kadar çıkabileceği vurgulanıyor. Daha önce safra taşı veya safra çamuru geçmişi olan kişilerde bu riskin yüzde 20’nin üzerine çıkabileceği belirtiliyor. Karabulut, hızlı kilo kaybının safra kesesinin yeterince boşalamamasına ve safranın yoğunlaşmasına neden olarak taş oluşumunu kolaylaştırdığını dile getiriyor. Bu nedenle tedavi sürecinin dikkatlice yürütülmesi, uygun hasta seçimi ve düzenli doktor takibi büyük önem taşıyor.
Uzmanlar, zayıflama iğnelerinin doğru hasta grubunda ve hekim gözetiminde kullanıldığında etkili ve güvenli bir tedavi yöntemi olduğunu ifade ediyor.
Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, safra taşı oluşumunun yalnızca zayıflama iğnelerine özgü olmadığını, obezite cerrahisi sonrasında da hastalarda sorunların meydana gelebileceğini açıklıyor. Tirzepatid etken maddeli iğnelerde doz artışı ile taş oluşum riskinin de arttığını, ancak bu oranın yüzde 0.6 civarında olduğunu belirtiyor. Eyüboğlu, hızlı kilo kaybı sırasında safra içindeki kolesterol yoğunluğunun arttığını ve bu durumun safra çamuru ile taş oluşumuna zemin hazırladığını ifade ediyor. Ayrıca aşırı kalori kısıtlamasının safra kesesi kasılmalarını azaltarak safra durgunluğuna yol açabileceğini belirtiyor. Haftada 1.5 kilodan fazla kilo veren bireylerde safra taşı oluşumunun daha sık görüldüğünü vurgulayan Eyüboğlu, bu riskin kilo kaybının en hızlı olduğu ilk 20 haftada belirginleştiğini ve kilo verme hızının yavaşlamasıyla riskin azaldığını aktarıyor.
Doç. Dr. Erkan Yardımcı, hızlı kilo kaybı sırasında yağ dokusundan kana ve buradan safraya yoğun kolesterol geçişinin gerçekleştiğini belirtiyor. Safra kesesinin kasılma hareketlerinin azalmasıyla oluşan safra çamurunun zamanla taşlara dönüşebileceğini ifade eden Yardımcı, bu durumun bazen akut pankreatite yol açabileceğini vurguluyor. Pankreatitin hayatı tehdit eden ciddi bir durum olabileceğine dikkat çekiyor. Bazı araştırmalarda GLP-1 agonistleri kullanan bireylerde pankreatit riskinin her 100 kişide 1 olduğunu bildiriyor. Ancak bu durumun doğrudan ilaç etkisinden mi yoksa kilo kaybının kendisinden mi kaynaklandığı henüz kesinlik kazanmış değil.