Her bireyin bu konuyla ilgili bir düşüncesi veya yorumu olduğu aşikar. Ancak, bazı aşklar ne olursa olsun kolayca unutulmaz. Bu durum, Hugh Jackman'ın Deborra Lee Furness ile olan 27 yıllık evliliğini sonlandıran Sutton Foster ile olan ilişkisi için de geçerlidir.
Bu arada, yalnızca bu ünlü çiftin ilişkisi sona ermedi; Foster da ikinci eşi Ted Hughes ile boşanma davası açtı.
Hugh Jackman ve Sutton Foster'ın ilişkisi, ardında kalbi kırık iki eş bırakmışken birçok yorum aldı. Ancak bu yorumlar arasında bir tanesi diğerlerinden daha fazla ilgi çekti.
Jackman'ın annesi Grace McNeil, yıllar önce kendisini terk eden ancak daha sonra oğlunu affeden bir anne olarak, oğlunun yeni aşkına onay verdi.
Grace McNeill, elbette ki oğlunun Deborra Lee Furness ile olan evliliğinin sona ermesinden dolayı üzüntü duydu. Ancak, yeni duruma hızla uyum sağladı.
Çünkü oğlu Hugh'un yeniden mutlu ve gülümseyen bir yüzle görünmesi, onu da sevindirdi. Yakın çevresinin aktardığına göre, Grace, oğlunun Sutton Foster ile çok uygun bir eş bulduğunu düşünüyor.
Grace, Hugh'un Deborra Lee Furness ile olan evliliğinin sona ermesinden duyduğu üzüntüye rağmen, Sutton Foster sayesinde oğlunun ne kadar mutlu olduğunu görünce ilişkiyi kabul etti.
Anne olarak, bu yeni aşkın Hugh'a ne kadar fayda sağladığını ve olumlu bir değişim getirdiğini de gözlemliyor.
Hugh Jackman'ın annesi Grace McNeill ile olan ilişkisi, sıradan bir anne-çocuk ilişkisi olmaktan çok daha fazlasını içeriyor. Grace, Hugh daha küçükken onu ve diğer dört kardeşini terk etti. Jackman'ın annesi, Christopher Jackman ile evliliğinden beş çocuk sahibi oldu ve aile Avustralya'da yaşıyordu. Ancak Grace, hayatından memnun kalmadığı için bir gün ailesini bırakarak kendi anavatanı İngiltere'ye döndü. O dönem 8 yaşında olan Jackman, annesinin okula giderken düşündüklerinden habersizdi ve eve döndüğünde annesinin gitmiş olduğunu öğrendi.
Okuldan döndüğünde evde kimsenin olmadığını hatırlayan Jackman, her gün annesinin geri dönmesini beklediğini ve babasının da bunun için dua ettiğini ifade ediyor. Bu beklenmedik olaydan sonra, Jackman'ın iki kız kardeşi Zoe ve Sonya anneleriyle birlikte İngiltere'ye taşınırken, Hugh ve ağabeyleri Ian ile Ralph babaları Christopher ile Avustralya'da kaldı.
Hugh Jackman, annesinin bir gün geri döneceği umudunu taşımıştı. Fakat 13 yaşına geldiğinde, annesinin asla geri dönmeyeceğini kabul etti. Zor geçen çocukluk ve gençlik döneminin ardından, kendisi de bir aile sahibi olunca annesine olan bakışı değişti. Jackman, yıllar önce verdiği bir röportajda annesini affettiğini ve ilişkilerini düzelttiğini belirtmişti. Annesiyle arası iyi olan Jackman, belirli dönemlerde onu görmek için İngiltere'ye gittiğini dile getirmiştir.