Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 2026 yılının ilk yurt dışı seyahati için Ortadoğu'ya yöneldi. "Türkiye Yüzyılı" hedefleri doğrultusunda çok yönlü dış politika adımlarını devam ettiren Erdoğan, 3-4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve Mısır’ı kapsayan önemli bir diplomasi etkinliği gerçekleştirecek.
Erdoğan'ın yoğun diplomasi programı 3 Şubat'ta Suudi Arabistan ziyareti ile başlayacak. Riyad'daki görüşmelerin ardından 4 Şubat'ta Kahire'ye geçerek Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile bir araya gelmesi bekleniyor. Bu temaslar, bölgedeki normalleşme sürecini yeni bir aşamaya taşıyacak.
Ziyaretin ana teması barış ve istikrar olarak belirlendi. Erdoğan'ın gündeminde ise şu önemli konular yer alıyor:
Başkan Erdoğan’a bu önemli ziyaretinde bakanlar ve iş dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan geniş bir heyet eşlik edecek. Riyad ve Kahire'de gerçekleştirilecek iş forumları ile ticaret hacminin artırılması hedeflenirken, savunma sanayii ve enerji alanlarında stratejik iş birliği anlaşmalarının imzalanması bekleniyor.
Son dönemde savunma sanayisindeki işbirlikleri dikkat çekici bir şekilde öne çıkmış durumda. Türk müteahhitlerin bu ülkelerde üstlendikleri projeler de önemli bir vurgu oluşturuyor.
Son yıllarda gerçekleştirilen ziyaretler ve liderler arası diplomasi ile hızla gelişen ilişkilerin, Şubat ayındaki görüşmelerle daha da ilerlemesi bekleniyor. Türkiye'nin 2025 yılı itibarıyla Suudi Arabistan ve BAE'ye ihracatında önemli bir artış gözlemlenirken, Mısır'a olan dış satımda ise bir düşüş yaşandığı görülüyor.
Bu çerçevede, Suudi Arabistan'a yapılan ihracat, geçen yıl 2024'e göre yüzde 11,2 artarak 2 milyar 833,6 milyon dolardan 3 milyar 149,6 milyon dolara yükseldi. Bu ülkeye yapılan ihracatta 371,7 milyon dolarla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ilk sırada yer aldı. Bunu 299,3 milyon dolarla halı ve 283,1 milyon dolarla kimyasal maddeler ve mamulleri izledi.
Mısır'a ihracat ise 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 5 azalarak 3 milyar 340,2 milyon dolar olarak kaydedildi. Bu ülkeye yapılan ihracatta kimyasal maddeler ve mamulleri 637 milyon dolarla ilk sırada bulunurken, bunu 552 milyon dolarla tekstil ve ham maddeleri, 443,1 milyon dolarla çelik sektörü takip etti.