Seyahat

Vizesiz Avrupa Yolunda Yeni Adım: 6 Kriter İçin Çalışma Başlatıldı

20 Ağustos 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki vize serbestisi sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Türk vatandaşlarının Avrupa’ya vizesiz seyahat edebilmesi için geriye kalan 6 kriterin tamamlanmasına yönelik bakanlıklar arası çalışma başlatıldı. Öte yandan Schengen vizesi randevularındaki yoğunluk ve sahte başvuru kanallarına karşı vatandaşlara önemli uyarılar yapıldı.

Vize Serbestisi İçin Çalışmalar Hızlandı

Türkiye, Avrupa Birliği ile yürütülen Vize Serbestisi Diyaloğu kapsamında kalan kriterlerin tamamlanması için yeni bir çalışma başlattı. Sürecin Dışişleri, İçişleri ve Adalet Bakanlıklarının koordinasyonunda yürütüleceği, AB ile temasların ise Dışişleri Bakanlığı tarafından sürdürüleceği belirtildi.

Türkiye ile AB arasındaki Vize Serbestisi Diyaloğu 16 Aralık 2013’te başlamıştı. Yol haritasında yer alan 72 kriterin büyük bölümü karşılanırken, geriye 6 kriter kaldı.

Vizesiz Seyahat Olursa Ne Değişecek

Kalan kriterlerin tamamlanması halinde uygun biyometrik pasaporta sahip Türk vatandaşlarının kısa süreli seyahatlerde vize başvurusu yapmadan Avrupa’ya gidebilmesinin önü açılabilecek.

Bu kapsamda turistik geziler, aile ziyaretleri ve kısa süreli iş seyahatleri için mevcut vize prosedürünün ortadan kalkması bekleniyor. Ancak sürecin tamamlanması için ilgili kurumların resmi açıklamalarının ve AB ile yürütülen müzakerelerin takip edilmesi gerekiyor.

Schengen Randevularında Dolandırıcılık Uyarısı

Vize serbestisi gündeminin yanı sıra Schengen başvurularında yaşanan randevu sıkıntıları da vatandaşların karşılaştığı önemli sorunlar arasında bulunuyor.

Randevu bulmakta zorlanan bazı başvuru sahiplerinin yüksek ücret talep eden aracılara yöneldiği belirtilirken, “VIP vize” veya hızlı randevu vaadiyle hizmet sunduğunu söyleyen kişi ve kuruluşlara karşı dikkatli olunması istendi.

Sektör temsilcilerinin verdiği bilgilere göre bazı aracılar randevu hizmeti adı altında 500 ila 1000 euro arasında ücret talep edebiliyor.

Vize Kararını Hiçbir Aracı Belirleyemiyor

Uzmanlar, hiçbir aracı kurumun vize sonucunu garanti edemeyeceğinin altını çiziyor. Vizenin verilip verilmeyeceği, süresi ve değerlendirme zamanı yalnızca ilgili ülkenin büyükelçilik veya konsolosluklarının yetkisinde bulunuyor.

Bu nedenle “belirli sürede kesin vize”, “VIP vize” veya konsolosluk kararını etkileyebileceği iddia edilen hizmetlerin güvenilir olmadığı belirtiliyor.

Sahte Siteler Ve WhatsApp Hesaplarına Dikkat

Dolandırıcılık girişimlerinde resmi kurumların ve vize başvuru merkezlerinin isimleri ile logolarının taklit edilebildiği bildirildi.

Vatandaşların sahte internet siteleri, sosyal medya hesapları ve WhatsApp numaraları üzerinden gelen mesajlara karşı dikkatli olması gerekiyor. Başvuru işlemlerinin yalnızca ilgili ülkenin veya resmi olarak yetkilendirilmiş başvuru merkezinin internet kanalları üzerinden yapılması tavsiye ediliyor.

Ayrıca telefon, e-posta veya kişisel hesaplar üzerinden ödeme yapılmaması ve doğrulama kodlarının üçüncü kişilerle paylaşılmaması gerektiği vurgulanıyor.

Randevular İçin Ücret Ödenmesine Karşı Uyarı

Başvuru merkezleri üzerinden alınan randevuların genel olarak ücretsiz olduğu belirtiliyor. Bazı ülkelerde ise kötüye kullanımı önlemek amacıyla hizmet bedelinin önceden ödenmesiyle randevu sistemi uygulanabiliyor.

Fotokopi, kurye, çıktı alma veya form doldurma gibi ek hizmetlerin ise randevuyu öne çekmediği ve başvuru sahibinin isteğine bağlı olduğu ifade ediliyor.

Premium Hizmetler Randevuyu Öne Çekmiyor

Bazı başvuru merkezlerinde sunulan Premium Lounge veya Prime Time gibi hizmetlerin de “VIP vize” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Bu hizmetlerden yararlanmak için öncelikle geçerli bir randevu alınması gerekiyor. Söz konusu ek hizmetlerin vizenin sonucunu, süresini veya değerlendirme zamanını değiştirmediği vurgulanıyor.

Randevu Sisteminde Dijital Önlemler Öneriliyor

Randevu yoğunluğunun azaltılması için yalnızca teknolojik bir sistem kurulmasının yeterli olmayacağı belirtiliyor. Asıl kapasitenin konsoloslukların değerlendirme imkanları ve başvuru merkezlerinin işlem kapasitesiyle bağlantılı olduğu ifade ediliyor.

Uzmanlara göre daha güvenli bir sistem için kimlik doğrulamalı hesaplar, tekil kullanıcı sistemi, güçlü OTP doğrulaması, e-posta ve IP sınırlamaları, şüpheli erişimlerin engellenmesi, hesap başına randevu sınırı ve otomatik bekleme listesi gibi uygulamaların birlikte kullanılması gerekiyor.

Başvuruyu Erken Yapmak Önem Taşıyor

Vatandaşlara, seyahat planlarının kesinleşmesinin ardından vize başvuru sürecini mümkün olduğunca erken başlatmaları tavsiye ediliyor.

Schengen ülkelerinin seyahatten 6 ay öncesine kadar başvuru kabul edebildiği belirtilirken, başvuru sahiplerinin resmi belgeler ve ilgili ülkenin belge kontrol listesini dikkatle incelemesi gerektiği ifade ediliyor.

Schengen Başvurularında Talep Artıyor

Türkiye’den Schengen ülkelerine yapılan başvuruların son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. 2016’da yaklaşık 937 bin olan başvuru sayısının 2025’te yaklaşık 1,3 milyona yükseldiği aktarılıyor.

Türkiye, 2025 yılında Schengen vizesine en fazla başvuru yapan ikinci ülke olurken, aynı dönemde Türkiye’den yapılan başvurulardaki ret oranının da yüzde 4,4’ten yüzde 14,6’ya yükseldiği bildiriliyor.

Artan talebin karşılanabilmesi için başvuru ve değerlendirme süreçlerinde dijital çözümlerin, otomasyonun ve yapay zekâ destekli sistemlerin daha fazla kullanılması gündeme geliyor.