Dijital teknolojilerin hayatın her alanına hızla entegre olmasıyla birlikte siber tehditler de giderek artıyor. Bu gelişmeler, siber güvenlik alanında yetişmiş uzmanlara olan ihtiyacı artırırken, üniversiteler de geleceğin dijital güvenlik profesyonellerini yetiştirmek için yeni eğitim programlarını hayata geçiriyor.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından desteklenen siber güvenlik programları, gençlere dijital dünyanın görünmeyen sınırlarını koruyacak bilgi ve becerileri kazandırmayı hedefliyor.
Yapay zeka, büyük veri, bulut teknolojileri ve dijital dönüşümün hız kazanmasıyla ülkelerin güvenlik anlayışı da değişiyor. Artık yalnızca kara, hava ve deniz sınırlarının değil, dijital alanların da korunması büyük önem taşıyor.
Kamu kurumları, finans kuruluşları, enerji altyapıları ve savunma sanayisi gibi kritik sektörleri hedef alan siber saldırılar, bu alanda uzmanlaşmış çalışanlara duyulan ihtiyacı her geçen gün artırıyor.
Bu kapsamda yükseköğretimde yapılan dönüşümle birlikte yapay zeka, siber güvenlik, büyük veri, dijital sağlık, finans teknolojileri ve yeşil dönüşüm gibi stratejik alanlarda yeni bölümler açılıyor.
Gebze Teknik Üniversitesi Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Göktürk, güvenlik kavramının dijitalleşmeyle birlikte büyük bir değişim yaşadığını belirtti.
Geçmişte güvenliğin daha çok fiziksel önlemlerle sağlandığını ifade eden Göktürk, günümüzde bilgi ve verilerin korunmasının en önemli güvenlik başlıklarından biri haline geldiğini söyledi.
Siber saldırıların artık internet üzerinden gerçekleştirilebildiğine dikkat çeken Göktürk, dijital varlıkların korunmasının zorunlu hale geldiğini vurguladı.
Siber güvenlik alanının sürekli gelişen bir sektör olduğunu belirten Göktürk, yapay zeka ve gelecekte yaygınlaşması beklenen kuantum teknolojilerinin de güvenlik alanında yeni ihtiyaçlar oluşturacağını ifade etti.
Siber güvenlik alanının yalnızca iş imkanı açısından değil, kariyer olanakları bakımından da dikkat çektiğini belirten uzmanlar, mezunların kısa sürede sektörde yer bulabildiğine işaret ediyor.
Ankara Üniversitesi Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu Müdürü Murat Osmanoğlu, öğrencilerin uygulamalı eğitimlerle sektöre hazırlandığını belirtti.
Öğrencilerin özel laboratuvarlarda eğitim aldığını aktaran Osmanoğlu, çeşitli savunma sanayisi ve teknoloji kuruluşlarında yapılan uzun dönem stajların gençlerin mesleki deneyim kazanmasına katkı sağladığını söyledi.
Osmanoğlu, dijital sistemlerin yaygınlaşmasıyla birlikte siber güvenlik uzmanlarına olan ihtiyacın uzun yıllar devam edeceğini kaydetti.
Gazi Üniversitesi TUSAŞ Kazan Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojileri Bölümü yetkililerinden Dr. Kubilay Ayturan da dijitalleşmenin beraberinde yeni güvenlik riskleri getirdiğini belirtti.
Öğrencilerin hem teorik bilgilerle hem de uygulamalı çalışmalarla yetiştirildiğini ifade eden Ayturan, güvenlik ihtiyacının devam ettiği sürece siber güvenlik uzmanlarına duyulan gereksinimin de süreceğini dile getirdi.
Yapay zekanın yazılım geliştirme süreçlerini değiştirdiğini ancak güvenlik ihtiyacını ortadan kaldırmadığını vurgulayan Ayturan, bilişim ve siber güvenlik alanlarının gelecekte de güçlü istihdam alanları arasında yer alacağını söyledi.
Ankara Üniversitesi Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü Programı mezunu Abdullah Öz, eğitim sürecinin ardından kısa sürede savunma sanayisinde görev almaya başladığını belirtti.
Üniversitede aldığı uygulamalı eğitimin ve sektör bağlantılarının kariyerinde önemli rol oynadığını ifade eden Öz, siber güvenlik programlarının gençler için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.
Uzmanlara göre dijitalleşmenin hız kesmeden devam etmesiyle birlikte siber güvenlik, önümüzdeki yılların en kritik ve istihdam potansiyeli yüksek meslek alanlarından biri olmaya devam edecek.