ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'na ilişkin dikkat çeken bir öneride bulundu. Boğazın ABD kontrolünde olduğunu savunan Trump, bölgenin adının "Trump Boğazı" olarak değiştirilmesi fikrini ortaya attı.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Hürmüz Boğazı'nın ABD tarafından kontrol edildiğini öne sürdü. ABD Başkanı, bu nedenle boğazın "Trump Boğazı" olarak adlandırılmasını önerdi.
Trump'ın paylaşımı Beyaz Saray'ın sosyal medya hesabından da "Kulağa hoş geliyor" ifadesiyle yeniden paylaşıldı. Trump daha önce de Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı olarak gördüğünü dile getirmişti.
Trump, Oval Ofis'te gazetecilerin İran'la ilgili sorularını da yanıtladı. İran'a yönelik açıklamalarını sürdüren ABD Başkanı, gerektiği takdirde yeniden saldırmaya hazır olduklarını söyledi.
Hürmüz Boğazı çevresindeki ABD saldırılarını değerlendiren Trump, operasyonların başarılı olduğunu savundu. Boğazdaki kontrolün ABD'de olduğunu ileri süren Trump, petrol tankerlerinin geçişlerinin büyük ölçüde sürdüğünü belirtti.
Trump, "Trump Boğazı" önerisinin sorulması üzerine ise bunun yalnızca ortaya attığı bir fikir olduğunu söyledi. ABD Başkanı ayrıca İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini ifade etti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İran ile yaşanan çatışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Netanyahu, savaşın henüz sona ermediğini ve İran'daki yönetimi devireceklerini öne sürdü.
İsrail Başbakanı, İran yönetiminin zayıfladığını savunarak kendi hükümeti dönemindeki tüm sistemlerin rejimin yenilmesi amacıyla çalıştığını iddia etti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran'da Devrim Muhafızları Ordusu'na ait hedeflere yönelik saldırıların başladığını duyurdu. İran ise ABD'nin saldırılarına karşı bölgedeki Amerikan üslerini füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldığını açıkladı.
Saldırıların ardından bölgedeki gerilim yeniden yükselirken, Katar, Kuveyt ve Mısır'dan İran'ın bazı bölge ülkelerine yönelik saldırılarına tepki geldi.
Üç ülke, İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarını bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden tehlikeli bir tırmanış olarak değerlendirdi.
Katar, saldırıların hedef alınan ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirtti. Kuveyt ise saldırıların ülkenin egemenliğini ve güvenliğini tehdit ettiğini açıkladı.
Mısır da askeri tırmanışın durdurulması, itidal gösterilmesi ve sorunların diyalog ile diplomasi yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin sivilleri hedef almadığı yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi.
Bekayi, ABD'nin geçmişte Afganistan ve Irak'ta düğün törenlerine yönelik saldırılar düzenlediğini hatırlatarak, İran'daki son saldırıda da sivillerin hayatını kaybettiğini savundu.
İran, ABD'nin Hürmüzgan eyaletindeki Sirik kentinin Kuhestek bölgesinde bir düğün evini hedef aldığını ve saldırıda 4 yaşındaki bir çocuğun da bulunduğu en az 4 kişinin öldüğünü, 68 kişinin yaralandığını bildirdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tim Hawkins ise açıklamasında ABD ordusunun sivilleri hedef almadığını belirtti. İran yönetimi saldırıyı savaş suçu olarak nitelendirdi.
İran, daha önce de Hürmüzgan eyaletindeki Minab kentinde bir ilkokulun ABD tarafından vurulduğunu ve saldırıda 168 kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı.