Dünya

Trump'ın Küba Stratejisi: Kurtarır Mıyım, Yok Mu Edeceğim...

18 Mart 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
İran Savaşı'nın üçüncü haftasında, ABD Başkanı Donald Trump tekrar Küba'yı gündeme getirdi ve sıkılaştırılan petrol ambargosu nedeniyle zorluklar yaşanıyor.

İran Savaşı ve Küba Üzerindeki Gelişmeler

İran Savaşı üçüncü haftasına ulaşırken, ABD Başkanı Donald Trump bir kez daha Küba’yı gündeme getirdi. Petrol ambargosunun ağırlaşması sonucu zor durumda kalan Küba hakkında açıklamalarda bulunan Trump, tehditlerini artırdı. Beyaz Saray'daki imza töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, “Küba… harika bir ada. Havası mükemmel. Küba’yı elde etmek benim için büyük bir onur olur. Onu özgürleştirir miyim, yoksa ele mi geçiririm… Ama dürüst olmak gerekirse, onunla istediğim her şeyi yapabileceğimi düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Trump'ın açıklamaları, Küba üzerindeki ABD politikasının sertleşeceğini gösteriyor.

Petrol Ambargosu ve İstifa Şartı

Trump, petrol ambargosunun kaldırılması için Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz Canel'in istifasını şart koştu. Bu iddia, New York Times gazetesinde yer aldı. Gazeteye konuşan ismi belirtilmeyen ABD'li yetkililer, Washington ve Havana'nın ancak Canel istifa ederse müzakere masasına oturacağını belirtti. Görüşmede, Küba'daki enerji krizi ve elektrik kesintilerine neden olan, Trump'ın 30 Ocak'ta imzaladığı kararname ile sıkılaştırılan 65 yıllık ambargonun ele alınacağı ifade edildi. Yetkililer, ayrıca Küba'daki sosyalist yönetimin değişmesi yönünde ülkeye baskı yapılmayacağını da vurguladı.

Bir başka iddia ise, Küba'nın kurucusu Fidel Castro'nun ailesine yönelik. Buna göre, ABD, Castro ailesine karşı herhangi bir baskı uygulamayacak. Gazeteye göre, Trump yönetiminin Diaz Canel'i devirmek istemesinin sebebi, yapılacak seçimlerde Raul Castro'nun torunu Raul Guillermo Castro'ya destek vermek.

Küba üzerindeki bu gelişmeler, uluslararası ilişkilerde önemli bir dönüm noktası olabilir.