Genel

Telsizden Mikrofon Sistemine... Güvenlik Radyosu

9 Ocak 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
73 yıl önce telsiz aracılığıyla dinleyicilere sunulan şarkılarla faaliyete geçen Polis Radyosu'nun geçmişi artık bir kitap haline getirildi.

Türkiye Polis Radyosu Üzerine Yeni Bir Çalışma

Emniyet Genel Müdürlüğü Radyo Şube Müdürlüğü'nde görevli olan Polis Memuru Umut Sarıarslan, 15 yıl boyunca görev yaptığı Türkiye Polis Radyosu'nun tarihini ele alan bir eser kaleme aldı. “Türkiye Polis Radyosu: Kamu Yayıncılığında Alternatif Ses - Arabeskten Halkla İlişkilere” başlıklı bu çalışma, yüksek lisans tezi olarak başlayan bir projenin 615 sayfalık bir kitaba dönüşmesiyle sonuçlandı. Sarıarslan, bu köklü radyoyu ilk kez akademik bir bakış açısıyla incelemiş oldu.

Kitapta, 1952 yılında kurulan radyonun Soğuk Savaş döneminden dijital çağın çoklu platform yapısına kadar olan yolculuğu detaylı bir şekilde incelenmektedir.

Bu eser, arşiv belgeleri, resmi kayıtlar ve radyo bünyesinde görev yapmış ya da emekli olmuş 29 kişiyle gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerle desteklenmiştir. Ayrıca, eski emniyet genel müdürlerinin de görüşlerine yer verilmiştir.

Radyonun Tarihçesi ve İlginç Detaylar

  • 1950’li yıllarda Telsiz Müdürlüğü’nde görevli personel, muhabere birimlerinde çalışanlara SSB cihazları üzerinden şarkılar armağan etmeye başlamış ve bu durum zamanla bir alışkanlık haline gelmiştir. Bu yayınlara olan ilgi arttıkça, Telsiz Müdürlüğü'nde şarkı arşivi oluşmuştur. Üst makamların durumu öğrenmesiyle birlikte, bu yayınlar resmi bir nitelik kazanmıştır.
  • Diyarbakır Polis Radyosu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Türk devletinin bütünlüğüne yönelik başarılı yayınlar gerçekleştirerek halkla ilişkiler faaliyetlerini sürdürmüştür.
  • TRT, programlarımızı dikkatle takip ediyordu. Eğer polisi ilgilendirmeyen bir şey yaparsak hemen arayıp yayınların durdurulmasını talep ederlerdi. 1971 yılında TRT, suç duyurusunda bulunmuştur.
  • Radyomuzun başında Müdire Hanım bulunuyordu. Şarkı sözlerinden Türkçenin kullanımına kadar her şeyi titizlikle inceliyordu. Onay almak için sıraya girerdik ve Müdire Hanım, metinleri dikkatle okuyarak yanlışları düzeltir, ardından onay verirdi.
  • Burhan Çaçan’ın bir türkü sözlerinde geçen ifadeler nedeniyle şarkı kuruldan geçmemiştir. ‘Yârin üstü açılmış’ ifadesi müstehcen olarak değerlendirilmiştir.

Kitapta, ‘Müzik Şöleni’ programının yayın taslakları da yer almakta ve birçok popüler şarkının üzerinin çizildiği belirtilmektedir. Bu durum, dönemin radyo yayın politikalarının nasıl şekillendiğini gözler önüne sermektedir.

Sıkıyönetim Dönemi ve Yayın Politikasının Etkileri

  • Sıkıyönetim yıllarında, dönemin Ankara sıkıyönetim komutanı bir gün arayarak ‘Çırpınırdı Karadeniz’ şarkısını neden yayınladığımızı sormuştur. Sabahattin Ali'nin söz yazdığı bu şarkı o dönemde yasaklıydı.
  • TPR’nin arabesk müziği yayma kararı, dış propagandaların etkisini kırma stratejisi olarak belirlenmiştir. Bu durum, halkın ilgisini çekerek daha geniş bir kitleye ulaşmayı hedeflemiştir.

Orhan Gencebay’ın eserlerinin TPR yayınlarında yer alması, arabesk müziğin halk üzerindeki etkisini kullanarak dış propagandaların etkisini azaltmayı amaçlayan bir tercih olarak öne çıkmaktadır. Arabesk müzikle birlikte, trafik kuralları gibi mesajların dinleyicilere ulaştırılması sağlanmıştır. 1980’lerde, Müslüm Gürses’in eserleriyle birlikte yaşanan olaylar sonucunda, kışkırtıcı sözler içeren şarkılar yasaklanmıştır.