Suriye'de yıllardır devam eden iç savaş, 2024 yılı itibarıyla yeni bir dönüm noktasına ulaştı. Şam'ın muhalif güçler tarafından ele geçirilmesi, 54 yıllık Esad ailesi ve 61 yıllık Bs rejiminin çöküşü anlamına mı geliyor? Bu gelişmenin detayları ve Suriye’nin geleceği hakkında merak edilenleri sizler için derledik.
Suriye'deki iç savaşın başlangıcından bu yana, başkent Şam rejimin en önemli kalesiydi. Ancak 2024 yılı sonunda muhalif grupların Şam’a ilerlemesiyle rejim güçleri büyük bir gerileme yaşadı.
Şam’ın düşmesi, Esad rejiminin artık ülke genelindeki kontrolünü kaybettiğinin en önemli göstergesi oldu. Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve uluslararası havalimanı gibi stratejik noktalar muhaliflerin eline geçti. Bu durum, rejimin askeri ve lojistik açıdan çöküşünü hızlandırdı.
Muhalif güçler, Şam'da ele geçirdikleri hapishanelerden binlerce siyasi tutukluyu serbest bıraktı. Özellikle Sedneya Hapishanesi, rejimin en ağır zulümlerini gerçekleştirdiği yer olarak biliniyor. Bu operasyon, Suriye halkı için büyük bir özgürlük sembolü oldu.
Batılı kaynaklardan gelen haberlere göre, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın Şam'dan kaçtığı ve bilinmeyen bir yere sığındığı iddia ediliyor. Esad'ın bu hareketi, rejimin içsel çöküşünün de bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Esad rejiminin çöküşü, Lazkiye ve Tartus gibi stratejik bölgelerdeki Rus varlığını da etkiledi. Bu bölgelerde olağanüstü hareketlilik gözlemlenirken, muhaliflerin bu bölgelere yönelik bir operasyon düzenlememesi dikkat çekti.
Şam’a ilk giren muhalif grup, güneyden ilerleyen Dera kökenli güçler oldu. Bu durum, kuzeydeki HTŞ yerine güney cephesinin etkinliğini ortaya koydu.
Dera, Suriye devriminin başladığı yer olarak biliniyor. Bu nedenle Dera kökenli grupların Şam’ın düşüşünde öncü rol oynaması, sembolik bir öneme sahip.
Şam’ın düşüşüyle birlikte İsrail, Golan Tepeleri’nde askeri varlığını artırdı. İsrail tanklarının bölgeye konuşlanması, Suriye’deki gelişmelere karşı bir önlem olarak değerlendiriliyor.
Şam’ın düşüşü, Esad rejiminin sonu olarak kabul edilebilir mi? Bu sorunun yanıtı, uluslararası aktörlerin ve muhalif grupların atacağı adımlara bağlı. Ancak şu bir gerçek ki, Suriye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Suriye halkı için bu gelişme, özgürlük ve demokrasi adına büyük bir umut ışığı. Ancak ülkenin yeniden inşası ve istikrara kavuşması, uzun vadeli bir süreç gerektiriyor.