Uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmenin anahtarı, bazen en beklenmedik yerlerde, hatta basit bir tenis topunda bile gizli olabilir. Bilim insanları, son zamanlarda kavrama gücü ile yaşam süresi arasındaki doğrudan bağı incelemeye başladı.
Yeni yapılan araştırmalar, bir tenis topunu ne kadar süre ve ne kadar kuvvetle sıkabildiğinizin, genel sağlık durumunuz ve yaşam süreniz hakkında önemli ipuçları sunduğunu ortaya koyuyor.
Derby Üniversitesi'nden araştırmacı Joshua Davidson’a göre, bir nesneyi kavrama yeteneği yalnızca el kaslarınızın gücünü değil, aynı zamanda vücudunuzun genel kas-iskelet sistemi sağlığını da yansıtmakta. Davidson, "Vücudunuzun gövde veya bacaklarında ciddi bir güç kaybı varsa, bu genellikle ellerinize de yansır," diyerek kavrama gücünün vücut için bir "erken uyarı mekanizması" olduğunu vurguluyor.
Bilimsel verilere göre, zayıf kavrama gücüne sahip bireylerin erken ölüm riski ve kalp-damar hastalıkları riski daha fazladır. Yaklaşık 140 bin yetişkin üzerinde yürütülen kapsamlı bir çalışma, el sıkma gücünün, kan basıncı ölçümünden bile daha güvenilir bir ölüm riski göstergesi olduğunu ortaya koydu.
Kendi başınıza uygulayabileceğiniz bu basit testi gerçekleştirmek için yalnızca bir tenis topu veya benzer sertlikte bir stres topuna ihtiyacınız var.
Eğer bu süre dolmadan eliniz yoruluyor veya tutuşunuz gevşiyorsa, bu durum kas kütlenizin azaldığını veya hareketsiz bir yaşam tarzı benimsediğinizi gösterebilir. Araştırmalar, 100 yaşına kadar ulaşan bireylerin kendi yaş gruplarındaki en güçlü %30'luk dilimde yer alma olasılığının 2,5 kat daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.
Haberde dikkat çeken bir diğer test ise uzman Ed Jones'un önerdiği ağırlık testi. Jones’a göre, kendi vücut ağırlığınızın dörtte üçü kadar bir dambılı bir dakika boyunca taşıyamıyorsanız, bu durum kolesterol veya kan testlerinden daha ciddi bir sağlık uyarısı olabilir.
Ayrıca, ekipman gerektirmeyen bir başka yöntem de "otur-kalk" testidir. Herhangi bir yerden destek almadan yere oturup tekrar ayağa kalkmakta zorluk çekmek, alt vücut gücünün ve dengenin zayıfladığını, dolayısıyla yaşlılıkta düşme ve sakatlanma riskinin arttığını göstermektedir.