Orta Doğu’da çatışma ihtimali giderek daha yüksek sesle tartışılmaya başlandı. ABD ile İran arasında devam eden nükleer görüşmeler sırasında, Washington'dan gelen bilgiler, diplomatik çabaların arka planda askeri seçeneklerin gündeme geldiğini gösteriyor.
İngiliz basınında yer alan haberlere göre, ABD'ye ait birçok savaş uçağı ve havadan havaya yakıt ikmal tankerinin Orta Doğu’ya yönlendirildiği belirlendi. Uzmanlar, bu askeri hareketliliğin İran’a yönelik büyük ölçekli bir harekatın hazırlığı olabileceğini ifade ediyor.
Bölgedeki USS Abraham Lincoln uçak gemisi ile USS Gerald R. Ford taarruz grubunun birleşmesinin, Donald Trump yönetiminin İran’a karşı uzun süreli bir askeri operasyon gerçekleştirmeyi planladığına işaret ettiği değerlendiriliyor. ABD yönetiminden bir yetkili, önümüzdeki haftalarda savaş olasılığını yüzde 90 olarak belirtti. Ayrıca, İsrail’in eski bir istihbarat şefi, saldırının günler içinde başlayabileceğini öne sürdü.
CBS'in haberine göre, üst düzey güvenlik yetkilileri, ABD Başkanı Donald Trump’a ordunun İran’a yönelik olası bir saldırıya cumartesi günü itibarıyla hazır olacağını bildirdi. Ancak Trump’ın henüz kesin bir karar vermediği ve saldırı kararının hafta sonunu aşabileceği belirtiliyor.
Pentagon, bu iddialar hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Wall Street Journal, ABD'nin 2003 Irak işgalinden bu yana Orta Doğu'daki en büyük hava gücünü topladığını bildirdi.
CNN'e göre, hükümet kaynakları olası bir askeri harekat için hafta sonuna işaret ediyor. Trump’ın henüz kesin karar vermediği, en uygun adımı belirlemek için danışmanları ve müttefikleriyle görüşmelerini sürdürdüğü ifade ediliyor. Ayrıca, Trump’ın Orta Doğu Temsilcisi ve damadı Jared Kushner, İran ile yürütülen dolaylı müzakereler hakkında düzenli olarak bilgilendiriliyor.
ABD’nin İran ile Cenevre’de gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından, Orta Doğu ve Avrupa’ya askeri sevkiyatını sürdürdüğü bildirildi. Son 48 saat içinde bölgedeki üslerine birçok savaş uçağı ve havadan yakıt ikmal tankerinin konuşlandırıldığı kaydedildi. Virginia'daki Joint Base Langley-Eustis üssünden havalanan 6 F-22 savaş uçağının, İngiltere’deki RAF Lakenheath üssüne ulaştığı belirtildi.
Katar’daki Al Udeid Hava Üssü'nden görevli bir RC-135 Rivet Joint sinyal istihbarat uçağının Akdeniz’deki Girit Adası’na konuşlandırıldığı ifade edildi. Hürmüz Boğazı’nda devriye görevinde bulunan en az bir P-8 Poseidon deniz devriye uçağı da dahil olmak üzere çok sayıda uçağın Orta Doğu'da görevde olduğu bildirildi.
İran ile ABD arasındaki gerginlik sürerken, İran’ın müzakerelerin ardından ABD ile çatışmadan kaçınmak için yazılı bir öneri sunması bekleniyor. Üst düzey ulusal güvenlik danışmanları, Beyaz Saray’daki Durum Odası’nda İran dosyasını değerlendirmek üzere toplandı ve bölgeye konuşlandırılan tüm ABD güçlerinin mart ortasına kadar pozisyonlarını tamamlaması öngörülüyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun şubat ayının son haftasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşeceği bildirildi. ABD’nin İran’a “yakın zamanda” saldırı başlatabileceği yönündeki değerlendirmeler, İsrail’de alarm seviyesinin yükselmesine neden oldu. İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığı’na yüksek alarm talimatı verildi.
Olası bir ABD saldırısı üzerine İsrail’de tüm kademelerde hazırlık toplantıları gerçekleştirildi. Ancak saldırının zamanlaması ve kapsamı belirsizliğini koruyor. Yedioth Ahronot gazetesine göre, İran’a saldırı ihtimali nedeniyle Netanyahu liderliğinde yapılması planlanan güvenlik kabinesi toplantısı ertelendi. İsrailli yetkililer, İran’ın dolaylı müzakerelerde ABD’nin taleplerini karşılamadığını ve zaman kazanmaya çalıştığını savundu.
Kanal 12, ABD’nin İran’a saldırması halinde İsrail’in de bu operasyona katılacağını iddia etti. Cenevre’deki nükleer müzakerelerin “tam bir fiyasko” olduğunu belirten üst düzey bir ABD’li yetkili, İran’a nükleer programına ilişkin tavizler içeren şartları kabul etmesi için ay sonuna kadar süre verildiğini öne sürdü.
ABD’li yetkililer, Trump’ın büyük çaplı bir saldırı talimatı vermeye “çok yakın” olduğunu savunurken, diplomatik takvimin hızla daraldığı ve askeri seçeneklerin masada olduğu ifade ediliyor. Üst düzey bir İsrailli yetkili, “Takvim daralıyor. Bu durum askeri hazırlık açısından da geçerli. Sonunda kararı verecek tek bir kişi var.” şeklinde değerlendirdi.
İran, Umman Körfezi’ne uzanan hat boyunca roket fırlatmalarına ilişkin havacılara NOTAM yayımladı. NOTAM’da, İran’ın güneyindeki belirlenen alanlarda yarın roket fırlatmalarının gerçekleştirileceği belirtildi.
Gerginlikler sürerken, Polonya Başbakanı Tusk, vatandaşlarına İran'ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu.
İran ile ABD arasında, Umman aracılığıyla yapılan 2.5 saatlik nükleer müzakereler gerçekleştirildi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, görüşmelerin bazı açılardan iyi geçtiğini ancak askeri seçeneklerin de dahil olduğu baskının süreceğini belirtti. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise nükleer silah peşinde olmadıklarını ve bunu doğrulamaya hazır olduklarını ifade etti.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump’ın İran konusunda ilk tercihinin diplomasi olduğunu ancak askeri hazırlığın devam ettiğini belirtti. Leavitt, Cenevre’de “bir miktar ilerleme” sağlandığını ancak bazı konularda hala anlaşmanın uzak olduğunu vurguladı.
Trump, İngiltere’ye Diego Garcia Adası’nı iade etmemesi çağrısında bulunarak, İran’ın anlaşmayı reddetmesi durumunda adadaki askeri üssün kullanılabileceğini söyledi. Pezeşkiyan ise ABD’nin çeşitli ülkelerin doğal kaynaklarını ele geçirmek istediğini savunarak, “Biz savaşmak istemiyoruz.” açıklamasında bulundu.
Washington’da karar masası kurulmuş durumda. Diplomasi ile askeri seçenekler arasındaki çizgi her geçen gün daha da incelirken, gözler Trump’ın vereceği karara çevrildi. Orta Doğu’da dengeleri sarsabilecek bir eşikte olunduğu belirtiliyor.