Magazin

Mustafa Erdoğan: Gülben İle Üç Cesur Oğlumuz Var, Buna Uygun Olmalıyız

26 Ocak 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Erdoğan ile bir toplantı gerçekleştirip Anadolu Ateşi'nin çeyrek asırlık serüvenini ve projelerini değerlendirdik; ayrıca oğullarının dans tutkusunu da dile getirdi.

“Troya” Yeniden İstanbul’da Sahne Alıyor

“Troya” adlı eser, uzun bir aradan sonra İstanbul'da tekrar sahnelenmeye başladı. Hem İstanbul'da hem de Amerika’da bulunan iki farklı dans grubunuz var. İstanbul’da yeniden sahne alma düşüncesi nasıl oluştu?

İstanbul, Dansın Merkezi

- İstanbul, bizim merkezimiz. Burada dört adet okulumuz mevcut. Anadolu Ateşi’nin ana stüdyoları da burada. Ayrıca Antalya’daki Aspendos’ta bir üssümüz bulunuyor. Yaz döneminde genellikle Aspendos’ta yer alıyoruz, fakat İstanbul’u da ihmal etmiyoruz. Bunun yanı sıra, bir saygı projesi üzerinde de çalışıyoruz.

- Anadolu Ateşi’nin 25. yılını kutluyoruz. Sahnelenme tarihi olarak Mayıs ayında Ülker Sports Arena’da büyük bir etkinlik gerçekleştireceğiz. Sanatçı arkadaşlarımız da bizimle birlikte sahne alacaklar. Anadolu Ateşi’ne yönelik saygı projemiz de bu kapsamda yer alıyor.

Mayıs ayında Ülker Sports Arena’da büyük bir etkinlik düzenlenecek.

Dans Gruplarının Yönetimi

- Aslında sadece iki grup değil, bazen üç ya da dört kadroya kadar çıkabiliyoruz. Bir tarihte bir kadromuz Antalya’da, bir diğer kadromuz Filistin’de, başka bir grup Karayipler’de Martinik adasında ve bir başka kadromuz da Paris’te sahne aldı. Saat farklarını saymazsak, aynı gün bu farklı kadrolarla gösteri yapma imkânımız oluyor.

- Tüm grupları aynı anda yönetmek zor. Her zaman hepsinin yanında olamıyorsunuz. “Troya” gösterilerinde mutlaka bir grubun başında yer alıyorum. Anadolu Ateşi için bir eğitmen grubu alıp turneye çıkartıyoruz, diğeri de Çin’e götürüyor. Bu şekilde bir organizasyon yapıyoruz. Bu 25 yıl içinde dünyanın etrafını kaç kez dolaştığımızı hesaplamamız gerekiyor. Bir gün arkadaşlarımız Çin’e gitti, oradan Yeni Zelanda’ya geçtiler. Ardından Amerika turnesi vardı. Dünyanın diğer tarafına dönüp gelmek ve İstanbul üzerinden Amerika’ya gitmek gerekiyordu. Bir arkadaşımız, saat farkından dolayı tam 2 gün boyunca 5 Şubat’ı yaşadı. (Gülerek)

Kitap Projeleri ve Yazma Süreci

◊ Kitap yazmayı hiç düşünmediniz mi?

- Aslında üzerinde çalıştığım bir proje var. Diğer bir yazım nedeniyle biraz geciktim, ama nihayetinde başarıyı bekliyorum. Yani Amerika’da okullarımızı açıyoruz. Türkiye’den dansçı götürmeden, oradaki dansçılar bunu sahneye koyacak. Ya da sadece Çinlilerin dans ettiği bir Anadolu Ateşi projesi üzerinde çalışıyoruz. Avrupa genelinde 120 etnik kültür var. Örneğin Hollanda’da bu kültürleri de içeren bir Anadolu Ateşi olacak; Hollanda Ateşi gibi.

◊ “Başka bir şey yazıyorum” dediniz, o proje hakkında bilgi verebilir misiniz?

- Öncelikle bir film senaryosu yazmıştım, ismi “Ninova”. Fakat evde film yapan çok insan olduğu için onu romana dönüştürdüm. Şu an bu şekilde ilerliyor. Roman yayımlandığında Yılmaz’a vereceğim ve “Sen bunun filmini yap” diyeceğim. Ninova, eski Asur’un başkenti, bu kültürden yola çıkarak yazıyorum.

Yılmaz Erdoğan, roman projesini beğendi ve destekledi.

Kişisel Hayat ve Aile İlişkileri

◊ Kariyerinizde “Keşke şunu da yapsaydım” dediğiniz bir şey var mı?

- Hayır, “keşke” demeyi sevmiyorum. Daha yapılacak çok iş var. Amerika’da 200’den fazla temsil gerçekleştireceğiz. 25 yıl geçti ama yolculuğumuzun daha başındayız.

◊ Gülben Hanım’ı siz mi çalıştırıyorsunuz?

- Evet, ona da ders veriyoruz.

◊ Gülben Hanım’ın dans yeteneğini nasıl buluyorsunuz?

- Onu eleştirmek için fırsat kolluyorum. (Gülerek)

◊ Dostluğa dönüşmüş bir ilişkiniz var. Her boşanan çift bunu başaramıyor. Sizin sırrınız ne?

- Üç tane aslan gibi çocuğumuz var. Bu duruma layık olmak gerekir. Çocuk yetiştirmek büyük bir sorumluluktur. Eşinden boşanabilirsin ama anne-babalıktan asla ayrılamazsın. Bu kaliteli mesafeyi korumak, çocukların da hoşuna gidiyor. Özellikle Gülben’le birbirimize takıldığımızda gülüyorlar. Bunu korumak önemli.

Aile İlişkileri ve Sanat

◊ Anadolu Ateşi’nde artık oğlunuz da yer alıyor.

◊ Sadece Ares var diye biliyordum.

- En son temsilde Ares vardı. Atlas yurtdışında eğitim gördüğü için katılamadı. Güney de provalara başladı, henüz zeybek aşamasında. Ama anneleri (Gülben Ergen) bizden ders alıyor. “Bir gün herkes dans edecek” demiştim onlara. Şu anda dördü birden dans ediyor, anneleri de dahil!

◊ Ares’in sahnede dans ederken ilk izlediğinizde ne hissettiniz?

- Umarım bir hata yapar da herkesin içinde güzel bir eleştiri alır! (Gülerek) Sahnedeki diğer dansçılar da çocuklarım. Tek sorun, çok fazla kız öğrenci var, erkek öğrenci sayısı az. Popüler kültür ve televizyon dizileri, çocuklara bazı şeyler aşılıyor. Maalesef bunun etkilerini yaşıyoruz. Erkek çocuklar genellikle daha şiddet eğilimli şeyleri seviyor. Bu nedenle savaş danslarının oranını artırdım ki erkekler de katılsın!

Kardeşler Arasındaki Sanat İlişkisi

◊ Yılmaz Erdoğan ve Deniz Erdoğan oyunculuk yapıyor, üç kardeş sanatın içindesiniz.

- Deniz aynı zamanda müzisyen, tiyatrocu, yazar, şair ve dansçı. Evde estetiğin her alanının bulunması harika bir şey.

◊ Birbirinize tavsiye verme, eleştirme gibi durumlar oluyor mu?

- Kesinlikle. Kardeşlerim çok başarılı işler yapıyor. Bu durumun meyvelerini annem ve babam yiyor. Özellikle annem, “Vay be çocuklarıma bak” diyor. Babam ise, “Benden geçmiş sanatçılık” diyor. Annem de, “Yok canım benden geçmiş.” (Gülerek)

- Mizah ve edebiyat babamdan geliyor. Ancak artistlik yeteneği annemden.

◊ Üç kardeş olarak birbirinizden ayrılan özellikleriniz neler?

- İkisi de oldukça konuşkan ve komik. Ben ise daha ciddi ve sessiz olanım.

Oyunculuk Deneyimi

◊ Kardeşleriniz gibi oyunculuk yapmayı hiç düşündünüz mü?

- Sevmek meselesi değil, kendime bunu yakıştıramadığım için. Ancak yeni çekilen “Organize İşler: Karun Hazinesi” filminde 1 dakikalık bir rolüm var. Bir pavyonda kumar oynayan bir karakteri canlandırıyorum! Kostümlerimi görmeliydiniz; yeşil gömlek, çizgili beyaz, parlak bir takım elbise ile mafya bir abiyi oynadım.

- Hatıra olması açısından... Bütün projelerde ailem yer alıyor. Annem, babam hepsi bir yerlerde görünüyor. Tek ben yoktum.

◊ Yılmaz Bey’in fikri miydi o zaman...