Genel

Konut Fiyatları Artacak Mı? Uzmanlardan Alıcılar İçin Değerli Öneriler

11 Mart 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Gayrimenkul alanında etkili olan faiz çelişkisi çerçevesinde, Merkez Bankası'nın Mart ayında herhangi bir değişiklik yapmayacağı, faiz indirimlerinin ise yaz mevsimi sonrası gerçekleşeceği öne sürülüyor.

İran Savaşının Piyasalara Etkisi

İran'daki çatışmaların başlamasıyla piyasalarda belirsizlikler artarken, faizlerde düşüş beklentileri de ertelenmeye başladı. Merkez Bankası, güçlü rezervleri sayesinde doları dengelemeye çalışırken, gayrimenkul sektöründe umutlar biraz daha ileri bir tarihe kaydırıldı.

Körfez'deki Saldırılar ve Gayrimenkul Piyasası

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, Körfez bölgesini tehlikeli bir duruma soktu. Dünyanın en yüksek gayrimenkul fiyatlarına sahip olan Birleşik Arap Emirlikleri'nin Abu Dabi ve Dubai şehirleri, İran'ın füzelerinin hedefi haline geldi. Bu durum, bölgedeki otellerdeki konaklama fiyatlarını neredeyse bir su fiyatına kadar düşürdü.

Dikkat! Türkiye'ye doğrudan bir saldırı gerçekleşmemiş olsa da, iki füze havada imha edilerek parçaları kırsal alanlara düştü.

İran'a karşı sert açıklamalar yapılmaya devam ediyor. Paranın yönü ise dolara doğru kaymaya başladı. Petrol fiyatlarındaki artış, rezerv para birimi olan doları piyasadan çekmeye başlayınca dolarda bir yükseliş görüldü.

Faiz Beklentileri ve Gayrimenkul Sektöründeki Durum

Gayrimenkul sektörünü etkileyen faiz paradoksunda, Merkez Bankası'nın Mart ayında faiz indirimine gitmeyeceği ve yaz aylarının sonlarına doğru bu indirimlere başlanacağı yönünde beklentiler oluştu. Bu durum, konut talebinin bir süre daha durgun kalacağına işaret ediyor.

Altın fiyatları savaş nedeniyle olumsuz etkilendi. Altının değer kaybetmesi, yatırımcıları zor durumda bıraktı ve konut almak isteyenler altınlarını satmayı düşünmeye başladı.

İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Engin Keçeli, savaşın gayrimenkul sektörü üzerindeki etkisinin doğrudan çatışma alanından değil, ekonomik belirsizlik ve maliyet baskıları üzerinden ortaya çıktığını belirtti. Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlı bir ülkede, petrol fiyatlarındaki artışın etkileri hızla hissedilmektedir. Lojistik maliyetlerinden, demir-çelik fiyatlarına, üretim giderlerinden genel inşaat maliyetlerine kadar geniş bir etki alanı bulunmaktadır. Ayrıca, jeopolitik gerginlikler arttıkça merkez bankalarının daha temkinli hareket ettiğini vurguladı.

Konut Fiyatları ve Yatırımcı Davranışları

Keçeli, kısa vadede konut fiyatlarında büyük bir düşüş beklemenin gerçekçi olmadığını ifade etti. Çünkü konut fiyatlarını etkileyen birçok faktör var; arsa maliyetleri, inşaat girdileri, işçilik ve döviz kurlarındaki değişimler hala ciddi maliyet baskısı oluşturmaktadır. Türkiye’de son yıllarda yeni konut üretiminin yavaşladığı da gözlemlenmektedir. Bu durum, arzın kısıtlı kalmasına yol açıyor. Dolayısıyla, bazı alanlarda piyasa durgunlaşsa da, doğru lokasyonlarda ve kaliteli projelerde fiyatların güçlü kaldığı görülmektedir.

Yatırım yapacak olanların lokasyon, metrekare verimliliği ve kiracı profili gibi üç önemli unsura dikkat etmesi gerektiğini belirten Keçeli, konutun uzun vadeli bir yatırım aracı olduğunu vurguladı. Yüksek kira seviyeleri ve artan nüfus, konut ihtiyacını sürdürüyor.

Sektördeki Çözüm Önerileri

Keçeli, konut sektörünün uzun süredir yaşadığı durgunluktan çıkabilmesi için sorunların sadece faiz oranlarıyla sınırlı olmadığını ifade etti. Düşük faizli ve uzun vadeli konut kredilerinin piyasa üzerinde canlandırıcı bir etkisi olduğunu, ancak kalıcı çözümün arzı artırmak olduğunu belirtti. Türkiye’de büyük şehirlerdeki yüksek arsa maliyetleri, özel sektörün alt ve orta gelir grubuna konut üretmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle, kamu arazilerinin üretime açılması, ruhsat süreçlerinin hızlandırılması ve yeni finansman modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Sosyal konut projelerine yönelik açıklamalarda bulunan Keçeli, bu projelerin piyasa fiyatlarını aniden düşürmesini beklemenin gerçekçi olmadığını, sosyal konutların amacının piyasa fiyatlarını aşağı çekmek değil, konuta erişim imkanı olmayan kesimlere alternatif sunmak olduğunu belirtti. Arz açığının bulunduğu Türkiye’de, sosyal konutların sınırlı sayıda üretimi ile tüm piyasayı etkilemesinin beklenemeyeceğini ifade etti.

AS Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Sert, jeopolitik gelişmelerin kısa vadede piyasalarda temkinli bir bekleme dönemine yol açabileceğini, ancak Türkiye'de konut ihtiyacının sürekli olduğunu belirtti. Bu nedenle, bu tür gelişmelerin sektörde kalıcı bir daralmaya neden olmaktan çok, geçici bir yavaşlama yaratacağını ifade etti.

Sert, yüksek faiz oranlarının konuta erişimi zorlaştırabileceği, ancak inşaat ve arsa maliyetlerinin artmaya devam ettiğini, yeni üretimin sınırlı kaldığını belirtti. Bu nedenle, fiyatların büyük bir düşüş yerine daha dengeli bir seyir izleyeceğini öngördü. Finansman koşullarının iyileşmesi durumunda, ertelenmiş talebin devreye girmesi ve piyasalarda yeniden hareketlilik yaşanması bekleniyor.