Bartın’da, telefonla kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcılar, E.A.Y.’yi 6 milyon 200 bin TL değerindeki ziynet eşyasını teslim etmeye ikna etti. Bu olay, Türkiye’deki dolandırıcılık vakalarına bir yenisini eklerken, şüphelilerin yakalanıp adalete teslim edilmesi sürecini de gündeme getirdi. Peki, bu tür dolandırıcılıkların önüne nasıl geçilebilir ve nasıl korunmalıyız?
Telefonla aradıkları E.A.Y.’yi kendilerini polis olarak tanıtan iki kişi, FETÖ'ye yönelik bir operasyon yapıldığını belirterek, evindeki ziynet eşyalarını ve paraları güvence altına alacaklarını iddia etti. Bu güvenceye inanan E.A.Y., ilk etapta 200 bin TL'yi IBAN aracılığıyla göndermiş, ardından evde bulunan 6 milyon TL’lik ziynet eşyası ile birlikte 180 avro ve 100 doları da bir çantaya koyarak, Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde bekleyen bir otobüse teslim etmişti.
E.A.Y. dolandırıldığını fark ettiğinde, durumu hemen polise bildirdi. Bartın İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, güvenlik kamera görüntülerini inceleyerek şüphelilerin kimliklerini belirledi ve İstanbul ile Şanlıurfa’daki adreslerine yapılan baskınlarla T.D. ve Y.K. adlı şüphelileri yakaladı.
Telefonla gerçekleştirilen dolandırıcılık vakaları, özellikle son yıllarda artmış durumda. Dolandırıcılar, kurbanlarını genellikle kendilerini polis, savcı veya başka bir kamu görevlisi olarak tanıtarak tuzağa düşürmekte. Bartın'daki olayda olduğu gibi, dolandırıcılar FETÖ'ye yönelik operasyonlar gibi korkutucu ve dikkat çekici bir senaryo yaratarak kurbanlarını ikna edebiliyorlar. Bu tür yöntemler, mağdurları korkutarak ve güvenlerini kazanararak, büyük meblağları kolayca almayı hedefliyor.
İhbar üzerine Bartın İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini inceleyerek şüphelilerin kimliklerini tespit etti. Yapılan baskınlar sonucunda şüpheliler T.D. ve Y.K. yakalanarak, Bartın’a getirilmiş ve işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmiştir. T.D. tutuklanırken, Y.K. ise ev hapsine çarptırıldı.