Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, uluslararası basında gündem olmaya devam ediyor. İsrail merkezli Jerusalem Post gazetesi, anlaşmaya ilişkin yayımladığı analizde yeni oluşan iş birliğinin Orta Doğu’daki güç dengelerini etkileyebileceğini değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyareti kapsamında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında bölgesel güvenlik alanında önemli bir anlaşmaya imza atıldı.
"Mekke Ortak Savunma Anlaşması" olarak duyurulan düzenlemenin, üç ülkenin savunma kapasitesini güçlendirmeyi ve ortak güvenlik anlayışını geliştirmeyi amaçladığı belirtildi.
Anlaşma, bölgesel güvenlik mimarisinde yeni bir iş birliği modeli olarak değerlendiriliyor.
Jerusalem Post gazetesi, anlaşmayı analiz eden haberinde Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki yakınlaşmanın bölgedeki siyasi ve askeri dengeler üzerinde etkili olabileceğini yazdı.
Haberde, söz konusu iş birliğinin Suudi Arabistan öncülüğünde yeni bir Sünni blok oluşumuna zemin hazırlayabileceği iddiasına yer verildi.
İsrail basınındaki değerlendirmede, anlaşmanın NATO’nun 5’inci maddesine benzer bir ortak savunma anlayışı taşıdığı ifade edildi.
Taraflardan birine yönelik saldırının ortak tehdit olarak değerlendirilebileceği belirtilirken, düzenlemenin NATO sistemiyle tamamen aynı olmadığına da dikkat çekildi.
Analizde, anlaşmanın saldırı durumunda tüm tarafların otomatik olarak savaşa girmesini zorunlu kılan açık bir hüküm içermediği belirtildi.
Jerusalem Post analizinde, Türkiye ile Pakistan arasındaki uzun süredir devam eden savunma ilişkilerine de dikkat çekildi.
İki ülkenin savunma sanayisi alanındaki ortak çalışmalarına vurgu yapılırken, Pakistan’ın Türkiye’den MİLGEM sınıfı korvet tedarik ettiği ve savunma teknolojileri konusunda iş birliğinin sürdüğü aktarıldı.
Türkiye’nin Pakistan’ın askeri kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çeşitli projelerde rol aldığı da ifade edildi.
Analizde, Suudi Arabistan’ın anlaşmadaki rolünün Türkiye-Pakistan ilişkilerinden farklı bir boyut taşıdığı öne sürüldü.
Riyad yönetiminin bu adımla, ABD başta olmak üzere küresel aktörlere farklı stratejik seçeneklere sahip olduğunu göstermek istediği değerlendirmesi yapıldı.
İsrail basınındaki değerlendirmede, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki yakınlaşmanın yalnızca askeri alanla sınırlı olmadığı belirtildi.
Ekonomik, siyasi ve güvenlik alanındaki ilişkilerin de bu süreci desteklediği ifade edilirken, söz konusu anlaşmanın Orta Doğu’daki yeni güç dengelerinin oluşumunda önemli bir gelişme olabileceği kaydedildi.