Eğitim

İran'daki Okul Saldırısını Amerika mı Gerçekleştirdi?

7 Mart 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Sızan askeri belgeler, İran'ın güneyinde 165 kişinin hayatını kaybettiği okul saldırısının arkasında Amerikan ordusunun yer aldığını göstermektedir.

İran'daki Okul Saldırısının Arkasındaki Gerçekler

New York Times tarafından yayımlanan askeri belgeler, İran'ın güneyinde meydana gelen ve 165 kişinin yaşamını yitirdiği okul saldırısının arkasında ABD ordusunun bulunduğunu ortaya koydu. 28 Şubat'ta Minab kentinde bulunan bir kız ilkokuluna gerçekleştirilen ve 'hassas vuruş' olarak adlandırılan bu saldırı, bölgedeki askeri hedeflerin vurulması sırasında meydana gelen büyük bir istihbarat hatası olarak nitelendiriliyor.

Saldırıda hayatını kaybedenlerin yaşları 7 ile 12 arasında değişmektedir.

Olay, geçtiğimiz Cumartesi günü gerçekleşti. Uydu görüntüleri ve mühimmat incelemeleri, okul binasının doğrudan Amerikan yapımı hassas güdümlü füzelerle hedef alındığını gösterdi. Shajareh Tayyebeh Kız İlkokulu'na yönelik bu saldırı sonucunda, en az 165 öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiği, 90'dan fazla kişinin de yaralandığı bildirildi.

İstihbarat Hataları ve Saldırının Sonuçları

Gerçekleştirilen teknik incelemeler, okul binasının bitişiğindeki Devrim Muhafızları'na ait askeri tesisin 'kusursuz' bir şekilde vurulduğunu, ancak aynı zamanda okulun da hedef alındığını ortaya koydu. Uzmanlar, bu durumu büyük bir istihbarat zafiyeti veya sistem hatası olarak değerlendiriyor. Binanın son 10 yıldır sivil bir eğitim kurumu olduğu bilindiği halde neden hedef alındığı sorusu ise henüz yanıt bulamadı. Enkazdan günlerce çocuk cesetlerinin çıkarıldığı alandan gelen görüntüler, binanın büyük bir kısmının molozlarla dolduğunu ve çatısının tamamen çöktüğünü gösteriyor.

Bu olay, 2026 yılının başından itibaren yükselen ABD-İran geriliminde en yüksek sivil kayıpların yaşandığı trajedi olarak kayıtlara geçti.

ABD'nin Tepkisi ve Uluslararası Yansımalar

ABD hükümeti, olayı 'trajik bir durum' olarak tanımlarken, resmi açıklamalarında sivillerin kasten hedef alınmadığına vurgu yaptı. Savunma Bakanlığı ve Beyaz Saray, ordunun operasyonel doğruluğuna güvendiklerini, ancak Minab'daki kaybın 'istenmeyen bir zarar' olup olmadığını titizlikle araştıracaklarını duyurdu. Birleşmiş Milletler, bu durumu 'korkunç bir suç' olarak nitelendirdi. Washington'un 'sadece askeri hedefleri vurmaktayız' iddiası, bu kanıtların ardından uluslararası platformda ciddi bir güven kaybıyla karşı karşıya kaldı.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!