Genel

ING Tarafından Türkiye İçin Şaşırtan Enflasyon Güncellemesi!

20 Mart 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
ING, Şubat ayındaki enflasyon rakamları sonrası yıllık enflasyon öngörüsünü %25 seviyesine yükseltti ve mevcut durumun daha hızlı bir yönlendirme gerektirdiğini belirtti.

ING'den Güncel Tahminler

ING, Orta Doğu'daki devam eden çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'nın etkin bir şekilde kapanması nedeniyle mart ayına ait baz senaryolarının geçerliliğini kaybettiğini ifade ederek makroekonomik ve piyasa tahminlerini revize etti.

Bu yıl Türkiye için enflasyon tahmini %28,1, 2027 yılı için ise %20,3 olarak öngörülüyor.

Kuruluş, Türkiye'nin bu yılki büyüme oranını %3,4, gelecek yıl içinse %5,0 olarak belirledi.

Enflasyon Tahminlerindeki Güncellemeler

ING, şubat ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından yıllık enflasyon tahminini %25 seviyesine yükseltmişti.

Banka, mevcut durumun daha erken bir yönlendirme gerektirdiğini vurgulayarak üç adet yeni senaryo geliştirdi.

Yeni Senaryoların Değerlendirilmesi

Yeni baz senaryoya göre, yoğun çatışmaların önümüzdeki iki hafta içinde sona ermesi bekleniyor; ancak sonrasında aylarca sürebilecek düşük yoğunluklu saldırıların devam etmesi öngörülüyor. Bu senaryoda Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının başlangıçta tahmin edilenden daha uzun sürebileceği belirtiliyor. Sürecin, geçici bir ateşkes, deniz güvenliği için eskort uygulamaları ve yaptırımlar konusunda sınırlı bir iletişimle sonuçlanabileceği ifade ediliyor.

Uzun vadede, Doğu Almanya örneğinde olduğu gibi iç dinamiklerle bir rejim değişikliği olasılığı da göz ardı edilmiyor.

İyimser ve Olumsuz Senaryolar

İyimser senaryoda, savaşın mevcut baz senaryoya göre daha erken sona ermesi ve Hürmüz Boğazı'nın kısa süre içinde yeniden açılması bekleniyor.

Daha olumsuz senaryoda ise çatışmaların uzaması ve sonrasında uzun süreli, düşük yoğunlukta ancak dalgalı bir gerilim sürecinin yaşanması öngörülüyor. Bu durumda boğazdaki belirsizliğin artacağı, olası bir ateşkesin Rusya veya Çin gibi üçüncü tarafların garantörlüğünde sağlanabileceği, yaptırımların kademeli olarak hafifletilebileceği; ancak kalıcı bir barışın sağlanmasının zor olacağı ve bölgenin kırılgan bir dengeye oturabileceği değerlendiriliyor.