Okulların ve üniversitelerin açılmasına kısa süre kala öğrenciler için telefon alışverişleri de hız kazandı. Sıfır telefon fiyatlarının yüksek olması, aileleri ve öğrencileri ikinci el cihazlara yöneltirken uzmanlar, dışarıdan temiz ve sorunsuz görünen telefonların dijital geçmişine karşı uyarıyor.
İkinci el bir telefonun yalnızca fiziksel durumunun kontrol edilmesinin yeterli olmadığı belirtilirken, cihazda önceki kullanıcıya ait veriler, şüpheli uygulamalar veya güvenlik açısından risk oluşturabilecek ayarlar bulunabileceği ifade ediliyor.
İkinci el satış platformlarında çok sayıda akıllı telefon alıcılarını bekliyor. Ancak uzmanlara göre cihazın çiziksiz olması, düzgün çalışması veya sıfıra yakın görünmesi telefonun güvenli olduğu anlamına gelmiyor.
Önceki kullanıcıya ait fotoğraflar, dosyalar, hesaplar, Wi-Fi bilgileri ve uygulamalar cihazda kalabiliyor. Bu nedenle telefonu satın alan kişinin cihazı kullanmaya başlamadan önce kapsamlı bir temizlik yapması önem taşıyor.
Bilişim Uzmanı Osman Demircan, ikinci el telefonlarda yalnızca uygulama listesine bakmanın yeterli olmadığını belirtiyor.
Galeride eski fotoğrafların, tanınmayan kişilerin rehberde bulunması, kayıtlı Wi-Fi ağlarının görünmesi veya bilinmeyen e-posta hesaplarının yer alması telefonun düzgün şekilde sıfırlanmadığına işaret edebiliyor.
Bunun yanında bilinmeyen VPN bağlantıları, cihaz yöneticisi yetkisine sahip uygulamalar, erişilebilirlik izni verilen tanınmayan uygulamalar, bilinmeyen sertifikalar ve kurumsal yönetim profilleri de dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında bulunuyor.
Android kullanıcılarının cihazdaki uygulamaları Google Play Protect üzerinden taratabileceği belirtiliyor.
Play Protect, Google Play dışındaki kaynaklardan yüklenen ve potansiyel olarak zararlı olabilecek uygulamaları da kontrol edebiliyor. Ayrıca cihazın “Play Protect sertifikalı” olup olmadığının kontrol edilmesi öneriliyor.
Uzmanlara göre ikinci el telefonu fabrika ayarlarına döndürmek çoğu kullanıcı için önemli bir güvenlik adımı olsa da bazı özel durumlarda tek başına yeterli olmayabilir.
Daha önce root işlemi uygulanmış, bootloader kilidi açılmış, özel ROM yüklenmiş veya sistem bölümleri değiştirilmiş cihazlarda yalnızca fabrika ayarlarına dönmek telefonun üretici yazılımını tamamen eski haline getirmeyebilir.
Ayrıca cihaz sıfırlandıktan sonra eski telefonun tüm uygulamalarını ve ayarlarını otomatik olarak geri yüklemek de risk oluşturabiliyor. Şüpheli bir uygulamanın yedekten yeniden kurulması, temizleme işleminin etkisini ortadan kaldırabiliyor.
İkinci el telefonlarda gündeme gelen bir başka risk ise casus yazılımlar. Uzmanlar, aşırı ısınma, pilin normalden hızlı tükenmesi veya mobil veri kullanımındaki olağan dışı artışın tek başına casus yazılım kanıtı olmadığını belirtiyor.
Bununla birlikte kullanıcının yüklemediği bir uygulamanın bulunması, uygulamaya güçlü sistem izinleri verilmesi, bilinmeyen VPN veya yönetim profillerinin ortaya çıkması, sürekli reklam açılması ve tarayıcının farklı sitelere yönlendirilmesi daha ciddi şüphe oluşturabiliyor.
Özellikle tanınmayan bir uygulamanın erişilebilirlik, mikrofon, kamera, SMS, bildirim veya konum gibi hassas izinlere sahip olması durumunda cihazın daha ayrıntılı incelenmesi gerekiyor.
Uzmanlar, telefonlardaki kötü amaçlı yazılımların yalnızca kişisel bilgileri hedeflemediğine dikkat çekiyor.
Akıllı telefonların banka hesaplarına, e-posta adreslerine ve dijital kimliklere erişimde kullanılması nedeniyle kötü amaçlı yazılımlar finansal güvenlik açısından da risk oluşturabiliyor. Bazı zararlı uygulamalar sahte giriş ekranları oluşturabilir, SMS veya bildirimlerdeki doğrulama kodlarına erişebilir ve kullanıcıların hesap bilgilerinin ele geçirilmesine zemin hazırlayabilir.
İkinci el telefonunu satacak kişilerin de cihazdaki kişisel bilgileri korumak için dikkatli hareket etmesi gerekiyor.
Satıştan önce fotoğraflar, kişiler, mesajlar ve gerekli dosyalar güvenli şekilde yedeklenmeli. Kimlik doğrulama uygulamalarındaki hesapların da yeni cihaza aktarılması gerekiyor.
Ardından telefona bağlı Google, Apple veya üretici hesaplarının cihazdan kaldırılması ve gerekli hesap bağlantılarının sonlandırılması önem taşıyor.
SIM kartın çıkarılması, eSIM profilinin silinmesi ve varsa hafıza kartının ayrıca temizlenmesi de satış öncesinde yapılması gereken işlemler arasında yer alıyor.
İkinci el telefon satın alırken cihazın sahte olup olmadığı da kontrol edilmeli.
Uzmanlar, telefonda görünen IMEI numarasının cihazın ayarlarındaki, kutusundaki ve mümkünse faturadaki bilgilerle karşılaştırılmasını öneriyor. Numaranın farklı olması önemli bir uyarı işareti olarak değerlendiriliyor.
IMEI sorgusunda görünen marka ve model ile satın alınmak istenen cihazın uyuşup uyuşmadığının da kontrol edilmesi gerekiyor.
Türkiye’de yetkili yenileme merkezleri üzerinden satılan yenilenmiş cihazlar, sıradan bireysel ikinci el satışlardan farklı bir sistem içerisinde değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre yenilenmiş cihaz satın alırken ürünün sertifikası, yapılan işlemler, değiştirilen parçalar ve cihazın geçmişine ilişkin bilgilerin kontrol edilmesi tüketicinin güvenliği açısından önem taşıyor.
Bu nedenle özellikle öğrenciler için telefon satın alacak ailelerin yalnızca fiyat ve cihazın dış görünüşüne değil, telefonun dijital geçmişine ve güvenlik durumuna da dikkat etmesi gerekiyor.