Politika

Hakan Fidan: İki Haftalık Ateşkesi Memnuniyetle Karşıladık, Ancak Daha Fazlası Gerekli

25 Nisan 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İngiltere’deki temaslarının ardından, ABD-İsrail-İran Savaşı ve Türkiye’nin uluslararası ilişkilerine dair önemli açıklamalarda bulundu.

Fidan, özellikle savaşla ilgili olarak Türkiye’nin sürekli iletişim halinde olduğu taraflarla, ateşkese yönelik olumlu bir değerlendirme yaparak, bu sürecin daha uzun süreli bir barışa zemin hazırlaması için daha fazla çaba gerektiğini vurguladı.

İki Haftalık Ateşkeşin Ötesi Gerekiyor

Fidan, taraflarla düzenli olarak görüştüklerini belirterek, geçtiğimiz hafta başında iki haftalık ateşkesin uzatıldığını söyledi. “İki haftalık ateşkesi memnuniyetle karşıladık, ancak bu sürecin nihai bir anlaşmaya gitmesi için yeterli olmayacağını da o zaman belirtmiştik” diyen Fidan, müzakerelerle ilgili umutlu olduklarını ifade etti. Fidan, özellikle nükleer dosyada tıkanmış noktaların aşılması için yapılan görüşmelerin ardından, Hürmüz Boğazı’ndaki sıkıntıların da çözülebileceğini belirtti.

Hürmüz Boğazı'nda Çift Seçenekli Yaklaşım

Hakan Fidan, Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut durumu iki farklı yaklaşımla değerlendirdiklerini aktardı. İlk olarak, mevcut müzakerelerle eski statükoya dönülmesi ve ticaretin serbest şekilde devam etmesi gerektiğine işaret eden Fidan, diğer yandan müzakereler başarısız olursa, savaşın devam etmesi durumunda sorunun nasıl çözüleceği konusunda hazırlıklı olduklarını belirtti. “Mayın temizliği temel insani bir meseledir ve taraf tutmadan herkesin hizmetine sunulması gereken bir konu” diyen Fidan, bu alanda uluslararası iş birliğine sıcak bakılabileceğini ifade etti.

Koalisyon İhtimali ve Türkiye’nin Hassasiyetleri

Fidan, İran ile ABD arasında anlaşma sağlanması durumunda, mayın temizliği ve diğer teknik işler için bir koalisyon kurulabileceğini söyledi. Ancak, savaşın yeniden başlaması ihtimaline karşı Türkiye’nin pozisyonunun hassas olduğunu vurguladı. “Bir koalisyonun savaşta taraflardan biri gibi konumlanması durumunda, Türkiye’nin farklı bir yaklaşımı olacaktır” dedi.

Fidan’ın açıklamaları, Türkiye’nin dış politikada dikkatli bir denge kurduğunu ve uluslararası sorunlarda aktif bir rol üstlendiğini bir kez daha gözler önüne serdi.