Çanakkale ve Tekirdağ açıklarını kapsayan geniş bir deniz alanı, Cumhurbaşkanı Kararı ile Kuzey Ege Deniz Milli Parkı ilan edildi. 1.742,14 kilometrekarelik koruma alanının merkezinde yer alan Gökçeada, zengin deniz ekosistemiyle birlikte yeni bir koruma sürecine girdi.
Kararla birlikte bölgedeki su altı yaşamının, deniz canlılarının ve hassas ekolojik alanların daha güçlü şekilde korunması hedefleniyor.
Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre oluşturulan Kuzey Ege Deniz Milli Parkı, geniş bir deniz alanını kapsıyor. Harita incelendiğinde Gökçeada’nın yeni koruma bölgesinin önemli bir bölümünü oluşturduğu görülüyor.
Bölge, deniz çayırları, çok sayıda balık türü, yunuslar ve nesli tehlike altında bulunan Akdeniz fokları gibi önemli canlı türlerine ev sahipliği yapıyor.
Gökçeada çevresindeki deniz alanı, uzun süredir biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çekiyor. Bölgede özellikle Posidonia oceanica deniz çayırları ve çok sayıda balık türünün yaşamını sürdürdüğü belirtiliyor.
Ada çevresindeki deniz koruma çalışmaları daha önce de farklı seviyelerde uygulanmıştı. 1999 yılında Yıldız Koyu ile Yelkenkaya arasında başlayan su altı koruma uygulaması, 2012 yılında genişletilmişti.
Yeni milli park statüsüyle birlikte çok daha geniş bir deniz alanı kapsamlı koruma altına alınmış oldu.
Gökçeada’da faaliyet gösteren Ada Savunması Platformu üyeleri, alınan kararın adanın geleceği açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti.
Platform üyesi Ahmet Korkmaz, kararın kara alanının tamamını kapsamadığını ancak adayı çevreleyen denizlerin milli park statüsüne kavuştuğunu ifade etti.
Korkmaz, bundan sonraki planlama süreçlerinde kara ve deniz ekosistemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Uzmanlar ve çevre savunucuları, kıyı bölgelerindeki yoğun yapılaşmanın deniz yaşamı üzerinde doğrudan etkileri olabileceğine dikkat çekiyor.
Atık su, kanalizasyon, gürültü ve artan insan hareketliliğinin deniz ekosistemleri üzerinde baskı oluşturabileceği belirtilirken, kıyı alanlarının yalnızca yapılaşma açısından değil, ekolojik bütünlük açısından da ele alınması gerektiği ifade ediliyor.
Yeni milli park kararı, özellikle Gökçeada’daki Yıldız Koyu çevresindeki yapılaşma tartışmalarını da yeniden gündeme getirdi.
Yaklaşık 288 dönümlük alanla ilgili geçmişten bu yana devam eden imar tartışmalarında, koyun önündeki deniz alanının artık milli park sınırları içinde bulunması dikkat çekiyor.
Çevre savunucuları, deniz koruması sağlanırken kıyı alanlarında yoğun yapılaşmaya izin verilmesinin ekosistem bütünlüğü açısından değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Ada Savunması Platformu, Gökçeada’nın geleceğine yönelik kararların yalnızca parsel ve proje bazında değil, adanın tamamını kapsayan ekolojik bir anlayışla alınması gerektiğini belirtiyor.
Yeni koruma statüsüyle birlikte kara, kıyı ve deniz alanlarının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceği vurgulanırken, Gökçeada’nın doğal yapısının korunmasına yönelik tartışmaların önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor.