Gündem

Erdoğan'ın 'Süreç' Hakkında Açıklaması: Risk Alarak Görevimizi Yerine Getirdik

26 Şubat 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Erdoğan, AK Parti grup toplantısında 'Terörsüz Türkiye' sürecine dair komisyon raporuna yönelik eleştirileri yanıtlayarak kelimeleri dikkatle seçmeleri gerektiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Terörsüz Türkiye Değerlendirmesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çarşamba günü Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) grup toplantısında "Terörsüz Türkiye" girişimi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Komisyonun görevini başarıyla yerine getirebilmesi için kritik noktalarda riske girmek dahil üzerimize düşen görevleri eksiksiz yerine getirdik," ifadelerini kullandı.

Yeni Aşamaya Geçiş

Erdoğan, Meclis bünyesinde yürütülen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları çerçevesinde sürecin "yeni aşamasına" geçileceğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı, Meclis’in bu süreçte "lokomotif rol" üstleneceğini belirtti.

Yeni aşamada hedefin “önce Terörsüz Türkiye, ardından Terörsüz bölge” olduğunu vurguladı.

16 Aylık Süreçteki İlerlemeler

Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın geçtiğimiz yıl başlattığı "Terörsüz Türkiye" sürecini "bir devlet projesi" olarak tanımlayarak, bu süreçte geçen 16 ayda kaydedilen önemli ilerlemeleri aktardı. "16 aylık süreçte dikkate değer mesafeler alındı ve umut verici gelişmeler yaşandı," şeklinde konuştu.

Bu bölümde sürecin hem siyasi hem de kurumsal sahiplenme vurgusunu yapan Erdoğan, Meclis komisyonunun hazırladığı raporu sürecin önemli aşamalarından biri olarak değerlendirdi.

Meclis'teki komisyonun 5 Ağustos’tan bu yana sürdürdüğü çalışmalar sonucunda oluşturulan nihai rapor, 18 Şubat Çarşamba günü komisyonda 47 kabul, 1 çekimser ve 2 ret oyu ile onaylandı.

Cumhurbaşkanı, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın komisyon sürecindeki tutumunu savundu.

Erdoğan, iktidar bloğunun ilk günden itibaren yapıcı ve uzlaşmaya açık bir yaklaşım sergilediğini, aynı tutumun rapor aşamasında da devam ettiğini belirtti.

İmralı ve Statü Sorunu Üzerine Açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin grup toplantısının ardından bir gazetecinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gündeme getirdiği "PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?" sorusunu yanıtladı. Adalet Bakanlığı'nı işaret ederek, "İmralı şu anda gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığımız tarafından ilerletiliyor," demekle yetindi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, 24 Şubat’ta yaptığı konuşmada, İmralı'da tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025'te yaptığı "silah bırakma çağrısı"na atıfta bulunarak statü çağrısı yaptı.

Bahçeli, "Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?" şeklinde sordu.

Komisyon Raporuna Gelen Eleştiriler

Bahçeli, bu sorunun çözümü için çağrıda bulunarak, "Eğer böylesi bir sorun varsa, bunun çözümü nasıl olacaktır? Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "tarihi belge" olarak nitelendirdiği komisyon raporuna gelen eleştirilerle ilgili olarak, "Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır," dedi.

Erdoğan, "Meselenin memnuniyet verici yanı, raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması milletimizin ekseri çoğunluğuyla Terörsüz Türkiye bölge hedefini tam manasıyla sahiplenmesidir," şeklinde ekledi.

Raporun onaylandığı gün, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) kapsamlı bir muhalefet şerhi yayınladı.

DEM Parti, ortak rapor taslağında kullanılan "terör" tanımını reddederek, meselenin güvenlik değil, kimlik ve hak-özgürlükler temelli bir siyasi sorun olduğunu savundu.

Parti, çözümün silah bırakma sonrası düzenlemelerle değil, demokratikleşme, anadil hakları ve kapsayıcı bir dil üzerinden kurulması gerektiğini belirtti.

DEM Parti'nin Şerhi ve Değerlendirmesi

DEM Parti, komisyon çalışmalarına katkı sunduğunu belirttiği şerhinde kullanılan dil ve kavramların çözümün doğasını belirlediğini ifade etti. Raporun kabul edildiği gün beş ana başlıkta yayımlanan şerh metninde, "Terörsüz Türkiye süreci, terör örgütü, terör belası gibi kavramların kullanılmasını uygun bulmuyoruz," denildi.

Parti, mevcut süreci Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı çağrıya atıfta bulunarak "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" olarak tanımladıklarını açıkladı.

Alternatif olarak, komisyonun kendi adı olan "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi" ifadesinin kullanılmasının daha kapsayıcı olacağı belirtildi.

DEM Parti, "Kürt meselesi ‘terör’ kavramı ile anılamaz," diyerek konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Kürt meselesi vardır ve bu bir terör sorunu olarak görülemez. Kök nedenleri itibariyle tek boyutlu bir sorun değildir; siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel, tarihsel arka planı olan bir hak ve özgürlükler meselesidir. Bugün ısrarla “terör” diye tariflenen süreç, inkara dayalı politikaların ortaya çıkardığı çatışmalı bir süreçtir. Bu yönüyle Kürt meselesi, bir sistem sorunu olduğu kadar, kimlik ve kültür sorunudur."

Bu şerh, komisyon ortak raporunun güvenlikten hukuka ilerleyen çözüm modeli ile DEM Parti’nin demokratikleşmeden çatışmasızlığa ilerleyen yaklaşımı arasında temel farkları ortaya koydu.

Yeni Aşama ve Hedefler

Erdoğan, konuşmasının son kısmında sürecin yeni aşamasına dair en net mesajlarını vererek, "Şimdi bu sürecin yeni aşaması başlayacak, partimizin ve ittifakımızın sorumluluğu biraz daha artacak," dedi.

Bu ifadeyle komisyon raporunun tamamlanmasının bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu vurgulayan Erdoğan, yeni aşamada Meclis’in belirleyici rolünü de "Meclisimiz yeni aşamada da elbette lokomotif rol üstlenecek” sözleriyle ifade etti.

Bu aşamada Cumhur İttifakı içinde koordinasyonun artırılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aramızdaki dayanışmayı eşgüdümü ve iş birliğini doruğa çıkarmamız gereken bir döneme giriyoruz," dedi.

Konuşmasını sürecin hedefini yeniden tanımlayan bir cümleyle sonlandıran Erdoğan, "Sürecin yeni aşamasını da uhulet ve suhuletle yöneterek önce Terörsüz Türkiye ardından 'Terörsüz Bölge' hedefimize ulaşacağız," dedi.