Türkiye İstatistik Kurumu’nun araştırması, üniversite mezunlarının kazanç, istihdam ve iş hayatına geçiş süreçlerine ilişkin önemli bilgiler sundu. Veriler, 2015-2024 yılları arasında mezun olan ve 2025 yılında kayıtlı olarak çalışan yükseköğretim mezunlarının durumuna göre hazırlandı.
Lisans programları arasında ortalama kazancın en yüksek olduğu bölüm pilotaj oldu. Pilotajın ardından matematik mühendisliği, uzay mühendisliği, uçak mühendisliği ile kontrol ve otomasyon mühendisliği sıralandı.
Listenin üst basamaklarında özellikle havacılık, ileri mühendislik, otomasyon ve yüksek teknoloji alanlarının ağırlıkta olması dikkat çekti. Savunma sanayisi, uzay teknolojileri, insansız hava araçları ve yapay zekâ destekli üretim gibi alanlardaki gelişmelerin bu mesleklere yönelik talebi artırdığı değerlendiriliyor.
Kazanç açısından mühendislik ve havacılık bölümleri öne çıkarken, mezunların iş bulma oranlarında sağlık alanları dikkat çekti.
TÜİK verilerine göre lisans programları arasında kayıtlı istihdam oranı en yüksek bölüm yüzde 95,5 ile tıp oldu. Tıbbın ardından özel eğitim öğretmenliği, havacılık elektrik ve elektroniği, matematik mühendisliği ve hemşirelik geldi.
Sağlık hizmetlerine yönelik ihtiyacın devam etmesi, nüfus yapısındaki değişimler ve sağlık yatırımlarının bu alanlardaki istihdamı destekleyen unsurlar arasında olduğu belirtiliyor.
Mezunların kariyerlerine ne kadar sürede başladığı da araştırmanın önemli başlıkları arasında yer aldı.
Lisans mezunlarının ilk iş bulma süresi ortalama 14,2 ay olarak hesaplandı. Ancak bazı bölümlerde mezunların iş hayatına geçiş süresinin oldukça kısa olduğu görüldü.
İlk işine en kısa sürede başlayan lisans mezunları 2,4 aylık ortalamayla dil ve konuşma terapisi bölümünden çıktı. Bu alanı tıp, özel eğitim öğretmenliği, eczacılık ve ergoterapi takip etti.
TÜİK’in verileri, bölümlerin mezunlarına sağladığı ortalama kazanç konusunda önemli bir karşılaştırma sunarken, uzmanlar üniversite tercihlerinin yalnızca maaş kriterine göre yapılmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Bir bölüm yüksek gelir imkânı sunarken mezunların iş bulma süresi daha uzun olabiliyor. Buna karşılık bazı bölümlerde ortalama kazanç daha düşük olmasına rağmen mezunların önemli bir bölümü kısa sürede istihdam edilebiliyor.
Bu nedenle adayların bölüm seçerken iş bulma ihtimali, mezuniyet sonrası ilk işe geçiş süresi, kendi alanında çalışma olasılığı ve uzun vadeli kariyer potansiyelini birlikte değerlendirmesi önem taşıyor.
İki yıllık önlisans programlarında ise ortalama kazanç bakımından uçak teknolojisi ilk sırada yer aldı.
Uçak teknolojisini perakende satış ve mağaza yönetimi, polis meslek eğitimi, elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı ile marka iletişimi takip etti.
Kayıtlı istihdam oranında ise yüzde 92,6 ile polis meslek eğitimi öne çıktı. Teknik önlisans programlarının, sanayi ve üretim sektörlerinde ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücü açısından adaylara avantaj sağlayabildiği değerlendiriliyor.
Araştırmada yüksek kazanç ve istihdam açısından öne çıkan bölümlerin önemli bölümünün teknolojiyle bağlantılı olması da dikkat çekti.
Yapay zekâ, otomasyon, havacılık, uzay teknolojileri ve ileri mühendislik gibi alanların gelecekte iş gücü piyasasında daha fazla önem kazanması bekleniyor.
Uzmanlar, üniversite tercihi yapacak adayların yalnızca mevcut maaşları değil, sektörlerin gelecekteki ihtiyaçlarını da dikkate alması gerektiğini belirtiyor. Dijital dönüşümün hızlanmasıyla birlikte teknoloji alanlarında nitelikli çalışanlara duyulan ihtiyacın önümüzdeki yıllarda daha da artabileceği ifade ediliyor.0