Ekonomi

Emekli Maaşları Yeniden Şekilleniyor: Ankara'da Görüşülen Yeni Sistem

15 Şubat 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Emekli maaşının bir sosyal destek değil, prim ödemeleriyle elde edilen bir hak olduğu belirtilirken, sosyal yardım uygulamalarının SGK sistemine etkisi ele alınmaktadır.

Sosyal Güvenlik Sistemindeki Sorunlar

Sosyal güvenlik yapısında yaşanan problemler, emeklilerden çalışanlara kadar geniş bir toplumsal kesimi etkiliyor. Emekli maaşlarının artan yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığına dair eleştiriler artarken, sistemin işleyişine yönelik adalet tartışmaları da derinleşiyor.

Köklü Reform İhtiyacı

SGK uzmanı İsa Karakaş’ın kaleme aldığı yazıda, kamuoyunda sosyal yardımlarla geçici çözümler üretmek yerine, SGK sisteminde köklü bir reforma gereksinim duyulduğu ifade ediliyor. Emekliler, sosyal yardımlar yerine, ödedikleri primlerin güncel ve adil bir karşılığını talep ediyor.

Uzmanlar, sorunların yalnızca maaş tutarlarıyla sınırlı olmadığını, sistemin temel dengelerinin de bozulduğunu vurguluyor.

Emekliler, maaşlarının yetersizliğinden ve benzer prim gününe sahip kişiler arasında ortaya çıkan eşitsizlikten şikayet ediyor. Çalışan kesimde ise "daha fazla prim ödeyenlerin cezalandırıldığı" yönünde bir algı oluşmuş durumda.

Prim Ödeme Motivasyonu

Özellikle 3.600 gün prim ödeyenlerle 9.000 gün prim ödeyen bazı Bağ-Kur sigortalıları arasında maaş düzeylerinin benzerlik göstermesi, "prim ödeme motivasyonunu" olumsuz etkileyen bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu durum, sistemin uzun vadede sürdürülebilirliği açısından endişe yaratıyor.

Son yıllarda artan Hazine destekli tamamlayıcı ödemeler, milyonlarca emekliyi kapsar hale geldi. Ancak, bu uygulamaların sosyal sigorta sistemine dayalı emekli aylığı sistemi ile karıştırılmasının yapısal sorunları derinleştirdiği belirtiliyor.

Emekli maaşının bir sosyal yardım değil, ödenen prim karşılığında kazanılmış bir hak olduğu hatırlatılırken, sosyal yardım uygulamalarının SGK sisteminin dengesini bozabileceği uyarısı yapılıyor.

Yeni Yaklaşımlar ve Tartışmalar

Ankara kulislerinde konuşulan ve "2026 modeli" olarak adlandırılan yeni yaklaşım, maaş odaklı sistemden gelir ve ihtiyaç odaklı bir sisteme geçişi öngördüğü iddia ediliyor. Bu modelde devletin, sadece bağlanan maaş tutarını değil, hane gelirini ve yaşam standartlarını da dikkate alabileceği belirtiliyor.

Bu olasılık, emekliler arasında tartışmalara yol açmış durumda. Bir kesim, dar gelirli emeklilere yönelik daha hedefli desteklerin fayda sağlayabileceğini savunurken, diğer kesim ise bunun sosyal sigorta sistemini sosyal yardım modeline dönüştüreceği kaygısını taşıyor.

Çözüm Bekleyen Talepler

Milyonlarca emekli, sistemde çözüm bekleyen konuları gündemde tutuyor. Öne çıkan talepler arasında şunlar yer alıyor:

  • Aynı primle farklı yıllarda emekli olanlar arasındaki farkın giderilmesi (intibak düzenlemesi),
  • Kök maaş uygulamasının yol açtığı zam sorunlarının çözülmesi,
  • Memurlara verilen seyyanen artışların emeklilere yansıtılması,
  • Aylık bağlanma oranlarının yeniden düzenlenmesi,
  • Sağlıkta alınan ilave ücretlerin kaldırılması,
  • Çok prim ödeyen ile az prim ödeyen arasındaki farkın netleştirilmesi.

Bu taleplerin çözülmesi, emeklilik sisteminin geleceği açısından kritik bir öneme sahip.

Uzman görüşlerine göre, emeklilik sistemi yalnızca geçim desteği sunan bir mekanizma olmaktan ziyade, ödenen primle alınan maaş arasında adil bir denge kuran bir hak sistemi olmalıdır. "Ne kadar çok prim, o kadar adil maaş" ilkesinin yeniden sağlanması gerektiği ifade ediliyor.

Sonuç olarak, 2026 yılında gündeme gelmesi beklenen yeni modelin gerçekten kalıcı bir çözüm mü yoksa yeni tartışmaların başlangıcı mı olacağı, atılacak adımlara bağlı olacak. Emekliler ise net bir mesaj veriyor: Sosyal yardım değil, prim karşılığı hak ettikleri adil bir emeklilik sistemi talep ediyorlar.