Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda onaylanan maddelere göre, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda Devlet Memurları Kanunu'nda bazı değişiklikler gerçekleştiriliyor. Bu değişiklikler kapsamında, adaylık dönemi sırasında temel eğitim ve staj süreçlerinden herhangi birinde başarısız olanlar, birden fazla uyarı veya kınama cezası alanlar, ya da aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların, disiplin amirlerinin önerisi ve atamaya yetkili amirin onayıyla görevleri sonlandırılacak. Görevleri sonlandırılan kişiler, ilgili kurumlar tarafından derhal Kamu Personel Bilgi Sistemi'ne bildirilecektir. Bu şartlara göre, sağlık nedenleri dışında görevleri sonlandırılanlar, 3 yıl boyunca devlet memurluğuna kabul edilmeyecek.
Anayasa Mahkemesi'nin iptali doğrultusunda, devlet memurlarının disiplin cezalarının yargı kararı ile iptal edilmesi durumunda geçerli olacak zaman aşımı süreleri ile ilgili yeni bir düzenleme getiriliyor. Bu düzenlemeye göre, disiplin cezasını gerektiren olayların gerçekleştiği tarihten itibaren en fazla 2 yıl içinde ceza verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zaman aşımına uğrayacak. Disiplin cezasının yargı kararı ile iptal edilmesi durumunda, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin cezası zaman aşımı süresi içinde, zaman aşımının dolması ya da 6 aydan daha az süre kalması halinde en geç 6 ay içinde yeniden tesis edilebilecek.
Karayolları Trafik Kanunu'nda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın görevleriyle ilgili yeni düzenlemeler yapılmaktadır. Bu düzenlemeye göre, Bakanlık, paylaşımlı elektrikli scooter işletmeciliği yapan firmaları denetleme yetkisine sahip olacak ve tespit edilen ihlallerle ilgili sorumlulara idari para cezası kesilmesine dair tutanak düzenleyebilecektir.
Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamında, işleme ve geçici kabul rejimi dahilinde ihraç edilecek ürünlerin üretiminde kullanılacak malzemelerin yurt içinden temin edilmesine olanak tanıyan düzenlemenin uygulama süresi 31 Aralık 2030 tarihine kadar uzatılacaktır. Bu düzenleme, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.
11 Eylül 2014 ile 15 Ekim 2019 tarihleri arasında imzalanan ihale sözleşmeleri çerçevesinde alt işverenler tarafından istihdam edilen işçilere kamu kurumları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden, alt işverenlere rücu edilecek tutarların ilgili ihale sözleşmeleri süresince tahsilinden vazgeçilecektir.
Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, kamu kurumları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere devam eden davalarda, tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmayacaktır. Yargılama masrafları ve vekalet ücretleri taraflara bırakılacaktır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısım için harç alınmadan düşme kararı verilecektir. Takip giderleri ve vekalet ücreti taraflar arasında paylaşılacaktır. Bu çerçevede alt işverene rücu edilerek tahsil edilen tutarlar, alt işverenler için herhangi bir alacak hakkı doğurmayacak ve tahsil edilen tutarlar geri iade edilmeyecektir.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yapılan yeni düzenlemeyle, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı alanlar ile hak sahiplerine dosya bazında belirlenen 16 bin 881 lira olan aylık asgari ödeme tutarı, 2026 yılının Ocak ayı ödeme döneminden itibaren 20 bin liraya çıkarılacaktır.
Ayrıca, işverenlerin işgücü maliyetlerini azaltarak istihdamı artırmak ve kayıtlı istihdamı korumak amacıyla asgari ücret işveren desteği 1 Ocak 2026'dan itibaren 1000 liradan 1270 liraya yükseltilecektir.