Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında toplandı.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen bu toplantıya, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ile çeşitli bakan yardımcıları ve ilgili kurum temsilcileri katıldı.
Toplantı sonrası yapılan resmi açıklamada, kararlılıkla uygulanan ekonomi programı sayesinde elde edilen kazanımların 2025 yılı itibarıyla daha ileri bir seviyeye taşındığı belirtildi.
Açıklamada, rezervlerin tarihi bir zirveye ulaştığı ve uluslararası standartlarda rezerv yeterliliğinin sağlandığı ifade edildi. Türk lirası varlıklarına olan güvenin arttığı ve önemli bir koşullu yükümlülük olan Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasının sona erdiği vurgulandı.
Ülke risk priminin, 2018 yılının Mayıs ayından bu yana en düşük seviyeye gerilediği, bu durumun kamu ve özel sektörün dış borçlanma maliyetlerini önemli ölçüde azalttığı ve dış finansmana erişim koşullarının iyileştiği kaydedildi. Tüketim ve yatırımın dengeli bir görünüm sergilediği, ekonominin ilk üç çeyrekte yıllık %3,7 oranında büyüdüğü ifade edildi.
Mal ve hizmet ihracatındaki artışın etkisiyle, 2025 yılı sonunda milli gelire oranla %1,4 seviyesinde öngörülen cari açığın sürdürülebilir seviyelerde korunduğuna dikkat çekildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“İşsizlik oranı son 31 aydır tek haneli seviyelerde seyretmektedir. Dezenflasyon süreci devam etmekte ve yıllık enflasyon, son dört yılın en düşük seviyesi olan %30,89'a gerilemiştir. Temel mal enflasyonu ise %17,7 seviyesine inmiştir. Yüksek deprem harcamalarına rağmen mali disiplin korunmuş, kamu borçluluğu düşük seviyelerde kalmıştır. Enflasyonla mücadelemizi kalıcı fiyat istikrarı sağlanana dek çok boyutlu, koordineli ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. 2026 yılında para ve maliye politikaları ile bütüncül bir yaklaşım ve eşgüdüm içinde atacağımız adımlarla enflasyonla mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu çabalarımızı yalnızca talep yönlü politikalarla değil, gıda, konut, enerji ve ulaştırma gibi birçok alanda uyguladığımız arz yönlü tedbirler ve yapısal reformlarla da destekliyoruz. Deprem harcamalarının azalmasıyla oluşacak mali alanla yönetilen fiyatları enflasyon hedefimizle uyumlu olarak belirlemeye devam edeceğiz.”
Cari dengede kalıcı bir iyileşme sağlama hedefimiz doğrultusunda, enerjide arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, enerji ve doğal kaynaklarımızın etkin kullanımı ile yenilenebilir enerji kapasitemizi artıracak yatırımlara öncelik veriyoruz. 2025 yılı Temmuz ayında gerçekleştirilen yasa değişikliğiyle, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmak amacıyla izin ve onay süreçleri sadeleştirilmiştir. Jeotermal enerji kurulu kapasitesinde Avrupa'da birinci sırada bulunan ülkemizin, bu alanda küresel ölçekte lider konuma ulaşması için çalışmalarımıza devam ediyoruz. İklim değişikliğinin getirdiği riskler ve artan gıda talebi, tarımda verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı politikaları zorunlu kılmaktadır. Bu doğrultuda, planlı ve sözleşmeli üretime, modern tarım teknolojilerinin yaygınlaştırılmasına, yenilenebilir enerji kullanımına, sulama yatırımlarına ve organize tarım bölgelerinin artırılmasına öncelik veriyoruz.
Açıklamada, Türkiye'nin jeopolitik konumu ve güçlü altyapısı sayesinde uluslararası taşımacılıkta önemli bir konumda olduğu ifade edilerek, altyapı yatırımlarının rekabet ve üretim gücünü artıracak şekilde bütüncül bir yaklaşımla önceliklendirildiği bildirildi.
Bu çerçevede, sanayi bölgeleri ve limanların mevcut demir yolu ağına bağlantısını sağlamak amacıyla iltisak hatları programının tamamlanacağı, böylece üretim bölgelerinin demir yoluyla limanlara bağlanarak iç ve dış pazara erişimin artırılacağı belirtildi. Açıklamada şunlar kaydedildi:
“Bu kapsamda bugün gerçekleştirilen EKK toplantısında ele alınan temel konular şunlardır; lojistik altyapının geliştirilmesi ve demir yolu-liman bağlantılarına yönelik mevcut durum değerlendirilerek atılması gereken ek adımlar istişare edilmiştir. Ülkemizde jeotermal enerji kaynakları, kullanım alanları ve jeotermal enerji potansiyeline ilişkin konular gözden geçirilmiştir. Tarım sektöründeki son gelişmeler ve tarımsal desteklerin etkileri değerlendirilmiştir.”
Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda uyguladığımız programla elde ettiğimiz kazanımları kalıcı hale getirmek, ekonomide dönüşümü sağlayarak verimliliği ve rekabet gücümüzü artırmak amacıyla politikalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. 2026 yılında yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizi destekleyecek, enflasyonla mücadelemizi güçlendirecek yapısal reformları hayata geçireceğiz.
```