Politika

Devlet Bahçeli'den İran Hakkında Önemli İkaza Dikkat!

15 Mart 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
MHP lideri Devlet Bahçeli, İran'daki düzensiz bir zayıflamanın sadece Tahran'ın kendi sorunu olmayacağını belirtti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Açıklamaları

çi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İran'da meydana gelebilecek kontrolsüz bir zayıflama veya çözülmenin yalnızca Tahran'ın iç sorunu olarak kalmayacağını, aynı zamanda çevre ülkeleri etkileyen yeni bir istikrarsızlık dalgası yaratma potansiyeli taşıdığını ifade etti. Bahçeli, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu durumun, uzaktan izlenen bir sınır krizi meselesi olmadığını vurgulayarak, milli güvenlik, sınır güvenliği ve bölgesel istikrar konularının ön plana çıktığını belirtti.

Bahçeli, belediye başkanlarının katıldığı bir iftar etkinliğinde konuşma yaptı.

Bahçeli, Gazze'deki insani durumu ele aldı ve bölgedeki karmaşık durumu detaylandırdı.

Bölgedeki Karmaşık Durum

Gazze'de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken Bahçeli, Lübnan'daki derinleşen kriz, İran merkezli artan savaş durumu, Suriye ve Irak'taki kırılganlıklar, Ukrayna-Rusya savaşının Avrupa güvenliğine olan etkisi, Afganistan'dan Pakistan'a uzanan istikrarsızlık ve Çin ile Hindistan arasındaki stratejik rekabetin birbirinden bağımsız olaylar olmadığını belirtti. Bu durumun, Avrasya'dan Ortadoğu'ya kadar uzanan geniş bir kuşakta güç dengelerinin yeniden değerlendirilmesi, güvenlik kuşaklarının yeniden çizilmesi ve küresel düzenin yeni bir yapı kazanması anlamına geldiğini ifade etti. Bahçeli, olayları yalnızca yüzeysel değerlendirmelerle anlamanın yetersiz olduğunu vurguladı.

Bahçeli, Ortadoğu'daki geniş fay hattının yeniden harekete geçirildiğini belirterek, "Gazze'deki ateş, Lübnan'a sıçrayarak Suriye ve Irak'a etki etmiş, nihayet İran'a kadar ulaşan bir sarsıntı yaratmıştır." dedi. Bu mücadelenin yalnızca askeri hedeflerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda devletlerin çevresel derinliği ve bölgesel nüfuzları açısından da test edildiğini ifade etti.

Bahçeli, bu durumun Türkiye için yeni riskler doğurabileceğini vurguladı.

İran'daki Olası Çözülmeler ve Türkiye'nin Durumu

Bahçeli, İran'daki olası bir çözülmenin yalnızca bir rejim sorunu yaratmayacağını, sınır aşan güvenlik baskıları, düzensiz göç hareketleri ve mezhepsel dalgalanmalar gibi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Türkiye'nin bu durumu uzaktan izlemekle kalmayıp, milli güvenlik, sınır emniyeti ve bölgesel istikrar konularına odaklanması gerektiğini belirtti. Suriye tecrübesinin, devlet otoritesinin zayıfladığı alanların nasıl karmaşaya dönüşebileceğini gösterdiğini ifade etti.

Bahçeli, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu şeyin merkezî devlet refleksinin sahaya yansıması olduğunu vurgulayarak, iç ve dış gelişmelere karşı dağınık tepkiler vermekten kaçınılması gerektiğini söyledi. Güvenlikte taviz vermemek, ekonomide ihtiyatlı olmak, diplomaside etkin ve siyasette sorumluluk bilinci taşımak gerektiğini belirtti.

Bahçeli, sınır güvenliğinin en üst düzeyde sağlanması gerektiğini, İran hattındaki her ihtimale karşı çok katmanlı bir hazırlık yapılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, Avrupa Birliği ile erken hazırlık ve koordinasyon mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin Avrupa karşısında yalnızca bir yük taşıyan sınır ülkesi konumuna sıkışmaması gerektiğini, aksine riskleri yöneten bir aktör olarak konumunu güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Uluslararası İş Birliğinin Önemi

Bahçeli, Birleşmiş Milletler çerçevesinde insani güvenlik konusunun güçlü bir şekilde ele alınması gerektiğini belirterek, sivillerin korunması ve insani yardım koridorlarının açık tutulması için uluslararası iş birliği çağrısında bulundu. Türkiye'nin, yalnızca bir tarafın sesi değil, bölgesel vicdanın ve uluslararası sorumluluğun temsilcisi olarak hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Bahçeli, Türkiye'nin krizlerin ortasında yön tayin eden bir devlet olduğunu vurgulayarak, askeri kapasitesinin yanı sıra tarihî tecrübesi ve stratejik aklıyla da varlığını sürdüreceğini ifade etti. Dünya çında büyük bir dönüşüm yaşandığını ve küresel güç dengesinin yeniden şekillendiğini belirtti. Amerika Birleşik Devletleri'nin uluslararası düzenin yükünü taşımakta zorlandığını, Rusya'nın ise küresel sistemdeki rolünün azaldığını dile getirdi. Çin'in bu bağlamda dikkatli bir ilerleyişle küresel etki alanını genişletme çabasında olduğunu söyledi.

Bahçeli, Hindistan'ın da demografik büyüklüğü ve ekonomik dinamizmi ile Avrasya dengelerinde daha görünür bir aktör haline geldiğini belirtti. Türkiye'nin bu gelişmeleri dikkatle izlemesi gerektiğini ifade ederek, enerji hatları ve ticaret koridorlarının küresel rekabetin önemli unsurları haline geldiğini vurguladı. Türkiye'nin jeopolitik önemi ve tarihi rolünün altını çizerek, bu coğrafyanın ticaretin, siyasetin ve stratejinin merkezi olduğunu belirtti.